Ana sayfa Hastalıklar Migren Hastalığı

Migren Hastalığı

21
0
PAYLAŞ

ÜYE OLAN HERKESE 20 TL

Sıradan bir baş ağrısından öte bir hastalık olan migren, doktorlara en sık başvuruda bulunulan hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkar. Migren hormonlarının aktif olması sebebiyle genç yaşlarda olan kadınlarda, erkeklere oranla üç kat fazla görülür. Her beş kadından birinde migren varken bu durum erkeklerde her 100 erkekten 8’inde görülür. Migren şakak bölgesinde sabit bir şekilde keskin ve zonklayan türden bir ağrının var olması ile kendini gösterir. Şimdi sizlere migren hastalığından ve bu hastalığın detaylarından bahsedeceğiz.

Migren Nedir?

Atak halinde baş ağrısına sahip olan kişiler migren ağrısına sahip olabilir. Migren atakları yılda birkaç defa yada ayda defalarca kez görülebilir. Çoğu şiddetli bir şekilde seyreden migren ağrıları, şiddetli baş ağrılarına ilave olarak ses ve ışığa duyarlılık ve bulantı gibi belirtilerin de ortaya çıkması ile daha kolay tespit edilebilir. Bu tür rahatsızlıkların bir arada olması sebebi ile günlük işlerin yapılması da oldukça zorlaşır. Migren tanısının koyulabilmesi için ise uzman bir doktora gidilmesi gerekir.

Migren Neden Olur?

Migrenin ortaya çıkma sebeplerinin başında genetik faktörler yer alır. Aile geçmişinde migren hastalığına yakalanmış birinin olması halinde bu hastalığa yakalanma ihtimaliniz %40 oranındadır. Üstelik hem anne hem de baba migren hastası ise %75 oranında migren olma ihtimaliniz bulunur.

Migren ağrısının en büyük nedenlerinden bir diğeri ise hormonal değişimler olarak karşımıza çıktığı için bu rahatsızlık kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülür. Bu tür hormonal değişimler aynı zamanda hastalığın ağrılarının da şiddetlenmesine yol açar. Tek taraflı, zonklayıcı ve yoğun tarzda ağrılara ilave olarak sese ve ışığa karşı hassasiyet ve bulantı ile kusma görülebilir.

Migren Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Migren hastalığının en büyük belirtileri arasında elbette baş ağrısı yer alıyor. Migren söz konusu olduğu zaman baş ağrısı kendisini o kadar şiddetli bir şekilde gösterir ki, bireyler herhangi bir şey yaparken dahi zorluk çekebilir ve bu sebeple de yatak istirahatine geçer. Tek taraflı bir baş ağrısı olarak kendini gösteren migren zaman zaman taraf değiştirebilir. Baş ağrısı göz ve gözün arkasına ya da şakaklara yerleşir. Migren ağrıları başın arka bölümü ve kulağın hemen arkasında sıklıkla görülür.

Baş ağrısı ile birlikte aşırı tepkisellik ve duyarlılığın bulunduğu migren hastalığı, depresif hissetme, donukluk ve durgunluk, gereksiz ve aşırı neşe, dikkat dağınıklığı, kelime bulma güçlüğü, yavaş düşünme, sese ve kokuya karşı aşırı duyarlılık, konuşurken takılma, iştahsızlık ya da iştah artışı, tatlı yeme isteği, uyuma isteği, esneme, kabızlık, karında şişlik hissi, aşırı su içme ya da ishal gibi belirtiler ile kendini gösterir. Duyarlılık sebebiyle baş ağrısının arttığı da görülür. Özellikle parfüm gibi kokular sebebiyle kusma ve bulantı görülebilir.

Migren Aurası; Migren belirtileri arasında aura da yer alır. Şiddetli baş ağrılarının öncesinde kendini gösteren çeşitli belirtilere aura ismi verilmiş bulunuyor. Bu durum görme ya da işitme kaynaklı olarak karşımıza çıkar. Migren aurası ağrının öncesinde ya da sonrasında 10 ile 30 dakika süresince kendini gösterir. Görsel aura, titrek parıldayan ışıkların görülmesi, duyusal aura ise el, dil ya da ağız ve çene uyuşma ile karıncalanma hislerinin ortaya çıkması ile kendini gösterir.

Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Migren Çeşitleri Nelerdir?

Migrenin çeşidini öğrendikten sonra tedavisinin uygulanması gerekir. Migren söz konusu olduğu zaman uzman bir doktora başvurmak yapılabilecek en iyi şey olur. Aurasız migren, en sık görülen migren olarak karşımıza çıkar. Auralı migrenlerde de kimi zaman aurasız ataklara rastlanır.

Migreni Ne Tetikler?

Migreni tetikleyen durumlar kişiden kişiye göre farklılıklar gösterir. Bir kişide migren ağrılarına yol açan şey diğer kişide böyle bir ağrıya neden olmaz. Çikolata ve peynir gibi bir yiyecek kimi kişilerde migreni etkileyebileceği gibi, öğünü geciktirmek ya da atlamak, yeteri kadar su içmemek, az ya da fazla uyumak, aşırı egzersiz yapmak ya da uzun süre boyunca yolculuk etmek de migreni azdırabilir. Yanıp sönen ya da çok parlak olan ışıklar, iklim değişiklikleri ve kesin kokular migren ağrılarını tetikler ya da arttırır.

Psikolojik ve duygusal faktörlerin, hormonal değişikliklere yol açması sebebi ile migreni tetiklediği de biliniyor. Migrene iyi gelen yiyecekler konusunda herhangi bir kanıt bulunmasa da soya ürünleri, mercimek ürünleri, kuru fasulye, bakla, kakao, çikolata, alkollü içecekler, sakatatlar, çeşitli düzeni ürünleri tavuk suyu ve hazır et tabletleri, konserveler, asitli içecekler, kahve, kuru üzüm, incir, kırmızı erik, muz, avokado, papaya ve fıstık ezmesi gibi yiyeceklerin migreni etkilediği biliniyor.

Migren Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren hastalığının tedavisi edilebilmesi için ilk aşama doktor tarafından hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve ardından klinik bir tanı koyulması ile gerçekleşir. Beyin kaynaklı hastalık şüphesi sebebiyle yapılacak olan incelemeler yapılır. Tekrarlayan ağrılar için beyin tomografisi alınarak, migreni taklit eden bir durumun olup olmadığı tespit edilir.

Uygun tedavi ile birlikte migren ataklarından kurtulmak mümkün olur. Migren tanısının ardından ağrıların seyrek olması halinde ağrı ataklarının üstesinden gelinmesi için kriz tedavisi haftada birkaç kez yapılır. Migren tedavisinde migreni etkileyen hormon, uykusuzluk ve açlık gibi etmenlerin ortadan kaldırılması da işe yarar. Buna göre ağrılı atakların şiddetinin ya da sıklığının azaldığı görülür.

Uzman kontrolü atlında alınacak olan ilaçlar da oldukça işe yarar. Günlük yaşam rutinlerinin değiştirilmesi ve ilaç tedavisi büyük önem taşır. Migren hastalığına göre düzenlenmemiş bir günlük yaşam hastayı çok daha zorlu bir yükün altına sokar. Günlük yaşamınızda baş ağrısı günlüğü tutmalı ve baş ağrısı ataklarına dikkat etmelisiniz. Alkolden kaçınmalı, uygun bir kiloda olmalı, stres ile başa çıkmayı öğrenmeli, aşırıya kaçmadan düzenli bir şekilde egzersiz yapmalı ve düzenli bir şekilde uyumalısınız.

Migren tedavisinde koruyucu bir yöntem olan ilaçların doktor tavsiyesinde alınması sayesinde migren ataklarının önüne geçilmesi de mümkün olur. Migren ağrılarına ilave olarak bulantı olması halinde migren ağrılarını ve bulantıyı giderecek türden bir ilacın kullanılması oldukça fayda sağlar. Migrenin çeşitleri olduğu ve kişiden kişiye göre farklı etkilere sahip olduğu için eş, dost ya da akraba tarafından yapılacak olan tavsiyelerin dinlenilmemesi gerekir.

Migren ilacı kullanmakta olan kişilerin bu ilacı her daim yanında tutması önem taşır. Atak belirtilerinin kendini göstermesi ile birlikte ilacı kullanmanız gerekir. Bununla birlikte haftada birkaç defa kullanılması halinde vücudun tolerans göstermesi muhtemel olduğu için ağrıların tekrar nüksetmesi de mümkün olur. Bu da tedaviyi zorlaştırır. Migren ilaçlarının işe yaramaması ve atakların şiddetli ve sık bir şekilde ilerlemesi halinde koruyucu tedavinin denenmesi gerekir. Zira koruyucu tedavi ile birlikte verilecek olan ilaçlar migren eşiğini yükseltmeye yarar.

Migren söz konusu olduğu zaman kişilerin hastalık geçmişine bakılması ve boyun ve baş bölge muayenesinin ardından kişiye özel bir tedavi yönteminin kullanılması önem taşır. Muayene sırasında kişilerin kas yapılarının incelenmesi, sırt ve boyun bölgesinde bir adale kasılması ya da kuluncun tek taraflı yüz ya da göz ağrısına yol açması da muhtemeldir.

Çevresel şartlar, su tüketimi, uyku düzeni, stres derecesi ve gastrointestinal durumların bilinmesi önem taşır. Zira fizyolojik bozukluklar ağrının normalden fazla salgılanmasına yol açabilir. Günümüzde sırt ve boyun ağrısı çekmekte olan birçok insan olduğu gibi bunlara ilave olarak baş ağrısının bulunduğu durumlarda da migren tanısı koyulabiliyor.

Migren hastalığı söz konusu olduğu zaman nöroloji, beyin cerrahisi, fizik tedavi ve psikiyatri bölümlerinin bir arada çalışması gerekiyor. Yapılan çalışmalara göre migren hastalarının %53’ü psikojenik faktörler ya da hastalığın ardından ortaya çıkan psikolojik sorunlardan dolayı ağrı çekiyor. Bu nedenle de her bir kişiye özgü olarak farklı yaklaşımların uygulanması gerekiyor.

Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here