Ana sayfa Hastalıklar Hastalıkların Belirtileri Neu Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?

Neu Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?

88
0
PAYLAŞ

Neu yani nötrofiller, vücuttaki enfeksiyonu dışarıya atabilmek için çalışmakta olan beyaz kan hücreleri olup, bu hücrelerin azalması halinde nötropeni isimli nötrofil eksikliği meydana gelir. Neu düşüklüğü ise bakteri ve mantar sayısında artışa sebep olur. Yetişkin bir bireyde bir mikrolitrede 1.700’den düşük sayıda nötrofil bulunması halinde Neu düşüklüğü ortaya çıkar. Bu durum bulaşıcı hastalıklara da davetiye çıkartır. Nötropeni hastalığının ilerlemesi halinde ise hali hazırda insan vücudunda yer alan bakteriler de hastalık kapar. Neu düşüklüğünün tüm detaylarını yazımızda bulabilirsiniz.

Neu Düşüklüğünün Belirtileri Nelerdir?

Nötrofil düşüklüğünün ayırt edici bir belirti ya da işareti bulunmaz. Genel olarak kan testi ile teşhis edilir. Nötropeniye genellikle kemoterapi sebep olduğu için kemoterapi gören hastaların beyaz kan hücre sayısı daima gözetim altına alınır. Nötropeniye yakalanan kişilerde basit bir enfeksiyon dahi önemli sorunlara yol açabilir. Enfeksiyon belirtileri ise şu şekilde görülür:

  • Sık sık yanma ya da ağrılı hislerle idrar boşaltımı,
  • Terleme ya da titreme,
  • Ateş,
  • Nefes darlığı,
  • Diş ağrısı ya da boğaz ağrısı,
  • Anal bölgenin çevresinde ya da içinde ağrı,
  • Devamlı öksürme,
  • Vajinada beklenmedik akıntı ya da kaşıntı,
  • Damara sonda giren bölümün ya da kesik ve yara bölgesinde ağrı, kızarıklık ve şişme,

Genellikle bir başka hastalıktan dolayı yapılan kan testinde ortaya çıkan Neu düşüklüğüne karşı tedbir alınması önem taşır.

Neu Düşüklüğünün Nedenleri Nelerdir?

Nötrofil eksikliğinin en olası sebepleri arasında enfeksiyon, besin yetersizliği, kemik iliğini etkileyen hasar ya da hastalık ve kemik iliğinde nötrofil üretimini engelleyen sorunların çıkmasıdır. Nötrofil üretimde düşüş yaşanmasının sebebi ise radyasyon tedavisi, kemoterapi, kemik kanseri gibi kemik etkileyen hastalıklar ve kemik iliğinin yeteri kadar üretilememesine sebep olan hastalıklar şeklindedir.

Nötropeniye sebep olan enfeksiyonlar ise viral hepatit, AIDS, verem, deri veremi, eklem iltihabı, Crohn hastalığı ve otoimmün hastalıkları şeklindedir. Bazı kişiler sara hastalığı ilaçları, tansiyon ilaçları, psikiyatrik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ya da idrar sökücü ve antibiyotikleri kullandığı zamanda nötropeni ile karşı karşıya kalabilir.

Nötropeninin irsi, sebep bilinmeyen, otoimmün, döngüsel ve ilaçtan kaynaklanan olmak üzere beş farklı temel çeşidi bulunur. İrsi nötropeniye oldukça nadiren rastlansa da bu hastalık çok hızlı bir şekilde ilerler. Nedeni bilinmeyen yani idyopatik nötropeni ise genellikle bir başka hastalık sonucu ortaya çıkar. Döngüsel nötropenide ise genellikle döngüler halinde görülen Neu düşüklüğü olur. Otoimmün nötropeni de ise vücut kendi hücrelerini yok etmeye başlar. Kimi durumlarda ise bazı ilaçlar beyaz kan hücrelerine zarar verir ve onların üretilmesini engeller.

Neu Düşüklüğünün Tedavisi Nasıl Yapılır?

Neu düşüklüğünün çeşitli tedavi yöntemleri bulunur. Bunlar:

1. Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör (G-CSF)

Birçok durumda nötropeni, G-CSF yani granülosit koloni uyarıcı faktör adı verilen ve kemik iliğindeki Neu sayısının artmasını sağlayan hormonun sentetik bir kopyası olan madde ile tedavi edilebilir. Bu ilaç günlük olarak deri altına enjekte edilerek kullanılır. Nötrofil sayısını arttırmak için oldukça işe yarar.

2. Kemik İliği Nakli

Kemik iliği nakli kimi zaman işe yarayan bir başka yöntem olarak karşımıza çıkar. Nötropeniye sebep olan şey kan kanseriyse ya da G-CSF bir işe yaramıyorsa kemik iliği nakli yöntemi kullanılır.

3. Diğer Yöntemler

  • Beyaz kan hücresi nakli,
  • Kortikosteroid,
  • Antibiyotik,
  • Sitokinler,
  • Immünosupresif ilaçlar,
  • Glükokortikoidler.

Nötropeni ile yaşayan insanların birçok enfeksiyondan kaçabilmesi için alması gereken çeşitli önlemler bulunur. Bu önlemler sayesinde hastalıklardan da kaçmayı başarabilirsiniz. Örneğin dişlerinizi fırçalamalı ve diş ipi kullanmalısınız. Böylelikle dişlerinize iyi bir şekilde bakabilirsiniz. Diğer yandan elleri de iyi bir şekilde yıkamak önem arz eder. Yaralanmalar ve zararlı mikroplara karşı evin içinde dahi ayakkabı giyilebilir. Hasta eden bakterilere karşı bağışıklığı zayıf olan bu kişilerin hastalardan da uzak durması gerekir.

Traş bıçağı yerine elektrikli traş makinesi kullanarak cildin daha az tahriş olmasını sağlayabilirsiniz. Kesik ve sıyrıkları temizledikten sonra o bölgenin temiz olmasını sağlayabilmek için sargı bezi kullanmanız gerekir. Gölet, nehir ve jakuzi gibi içerisinde bakterilerin kolay bir şekilde üreyebileceği durgun sulardan uzak durmalısınız. Pastörize olmayan meyve suyu ya da sütleri tüketmemelisiniz. Çiğ sebze, tahıl, kuruyemiş, az pişmiş et ve bal gibi besinleri de tüketmemeniz gerekiyor. Diğer yandan bebek bezinin dahi değiştirilmemesi ve hayvanların atıklarından uzak durulması önemlidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here