Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Paranoya

Paranoya

18
0
PAYLAŞ
Paranoya hastalığı

Klinik açıdan kalıcı, inatçı, sistemli, zulüm ya da kuruntulu kıskançlık, görkemlilik kuruntuları, kavgacılık ve güvensizlik gibi özellikler ile tanımlanmakta olan paranoya, tutarlı ve net düşünme eşliğinde ortaya çıkan bir psikotik bozukluktur. Yansıtmacı ve paranoid psikoz özellikleri taşıyan bu hastalık, yansıtma mekanizmasının abartılı bir şekilde kullanılması sebebi ile sürekli kuşku, bilinçsiz suçluluk ve sabuklukların ortaya çıktığı duyguların yoğun bir şekilde yaşandığı bir tür psikoz çeşidi olarak tanımlanır.

Paranoya hastalığı, organsal öğe açısından en zayıf ruh hastalığı olarak da bilinir. Bilincin açık olmaması, gerçek bir bunamanın bulunmaması ve sanrıların yer almaması gibi durumlar paranoyanın ayırt edici özelliklerini gösterir. Paranoya hastalarının mantık örgüsü ve akıl yürütme gücü normal olduğu için bu kişiler ilk başta yalnızca fazla tutkulu şeklinde görülebilir.

Paranoya Nedir?

Paranoya, aşırı derecede endişe ve korku ile ifade edilen bir tür psikolojik rahatsızlık olarak karşımıza çıkar. Genellikle psikotik rahatsızlıklar ile birlikte görülse de bazı zamanlarda psikotik olmayan haller ile birlikte görülmesi de mümkün olur. Bu rahatsızlık bireylerin bir olayın birbirinden farklı ve oldukça fazla sayıda şekillenebileceği yollarının düşünmesine sebep olur. Bu kişilerde daima birilerinin kendilerine komplo düzenlediği düşüncesi hakim olur. Öyle ki bu kişilerin rahatsızlık duydukları kuruntular, çevresindeki kişileri de rahatsız etmeye başlar. Bu tür kişiler düşüncelerinin gerçeğe dönüşmesinden oldukça korkar. Hastalığın kendine has özelliği de bu tür kuruntu ve endişeler sayesinde ortaya çıkar. Hastalanma, kıskançlık, aldatılma ve zehirlenme gibi hezeyanların görülmesi de mümkün. Bu hastalığın genetik ile bağlantısı %10 olmak ile birlikte genellikle 30 ve 40 yaşlarından itibaren görülür.

Paranoya Neden Olur?

Paranoyaya sebep olan çeşitli durumlar tespit edilmiş bulunuyor. Bunlar;

  • Bireylerin gençlik dönemlerinde ellerinden kaçırdığı fırsat ve umudun çokluğu
  • Geçmişte yaşanan hayal kırıklıkları ve acılar
  • Yaş dönümü denen orta yaşa gelen paranoid yapılı kişiler
  • Bedenin çirkin bulunması ve kusurlu olduğunun düşünülmesi
  • Yaşlılığın yaklaştığının fark edilmesi
  • Hormon yıkımı sebebi ile yaşamın ve cinsel gücün gerilemesi
  • Tutsaklık ya da tutukluk
  • Yabancı ve alışılmadık bir çevrede bulunmak
  • Zehirlenmek
  • Diğer kişiler tarafından haksızlığa uğratılmak ve anlayışsızlıkla karşılaşmak
  • Hamilelik gibi Toplumsal, bedensel ve ruhsal zorlanmalar ile karşı karşıya gelmek

Paranoya Çeşitleri Nelerdir?

Günümüzde paranoya için belirlenmiş olan 7 farklı temel çeşit bulunuyor. Şimdi sizlere bunlardan bahsedeceğiz.

1. Kuruntu Paranoyası

Paranoyanın sıklıkla karşılaşılan biçimlerinden biri olan kuruntu paranoyası, hastaların, kendilerini birilerinin takip ettiğine ve bu kişilerin kötü niyetleri olduğuna inanmasını sağlıyor. Öyle ki bu kişiler kılıklar değiştirerek dışarıdaki herhangi biri haline girerek kötü amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyor. Durum kimi zaman o kadar ciddileşiyor ki bu tür hastalar yaşadıkları yeri, ailesini ve hatta ülkesini dahi terk edebiliyor. Fakat sahip olduğu kuruntular geçmediği için bu kişiler bu tür sorunları yaşamaya da devam ediyor. Kimi zamanlarda bu tür kişilerin kuruntuları sebebi ile resmi makam ve kurumlara dahi başvurduğu görülüyor. Bu kişiler hiçbir yerden sonuç alamadığı zaman daha fazla dayanamayıp intihar dahi edebiliyorlar.

2. Soyluluk Paranoyası

Biyolojik anne ve babasını reddeden ve büyük ve soylu bir aileden geldiğini iddia eden bu kişiler, bu düşüncelerini mantıklı temellere dayandırabilmek adına çeşitli olayları ve sabuklukları kendi düşüncelerine göre yontarak yorumluyorlar. Bu kişiler çeşitli ülkelerin önde gelen kişileri karşılamaya gitmiş olabilir, halkı selamlayan bir liderin yanında bulunabilir, bu tür büyük kişileri ilgilendiren olaylar ile ilgili haberlerin yapılması da bu kişilerin yaşanan gelişmelerden haberdar olabilmesi için basılmıştır.

3. Buluş Paranoyası

Buluş paranoyasına sahip olan kişilerin hali hazırda bulunmuş bir şeyi vakti halinde kendilerinin bulduklarını ya da yeni bir buluş yaptıklarını iddia eder. Öyle ki buluşlarının patentini almak üzere ilgili kurumlara dahi başvuran bu kişilerin yaptıkları buluşlar bilimin şu ana dek çözememiş olduğu ya da bugüne dek hiç görülmemiş bir konuda oluyor. Hata yer altında, havada, yerde ya da denizde hareket etmeyi başaran bir araç bulmuş ya da kanserin tedavisini gerçekleştirdiğini iddia edebiliyor.

4. Gizemli Paranoya

Bireylerin tanrısal bir güce sahip olduğunu düşündüğü ve insanlığı kurtarmak ya da yeni bir din yaymak amacı ile Tanrı tarafından dünyaya gönderildiğini savunması hali mistik ya da gizemli paranoya diye adlandırılır. Bu tür sabuklamaları etrafında kişilere yaymaya çalışan ve bunun için gazetelerde paylaşımlar yapıp çeşitli konuşmalar düzenleyen kişiler çeşitli olağanüstü olaylara da vakıf olabildiğini iddia ediyor. Bu tür kişiler çoğu zaman kedilerine inanan kişiler bulabiliyor.

5. Hak Arama Paranoyası

Hak arama paranoyasına sahip olan kişilerde durmak bilmeksizin yenildiğine inanılan hak aranır ve bunun için sürekli mücadele edilir. Bu kişiler gazetelerde yayınlanmış olan haberlere bakarak haklarının nasıl yenildiğini tespit etmeye çalışır, hayatını kuruntuları doğrultusunda mahkeme kapılarında dolaşmakla geçirir, yargıç ya da avukatın ona haksız eden kişilerin tarafını tuttuğunu düşünerek hakkının yendiğini düşünür. Öyle ki bu tür kişiler bir tanıdıklarından yardım alır ya da çocuklarına hukuk okutarak onlardan hak arama yolunda destek alır.

6. Aşk Paranoyası

Aşk paranoyasına sahip olan kişilere erotoman adı verilir. Bu tür kişiler önemli ve nüfuza sahip olan bir kişinin kendilerine aşık olduğunu iddia eder. Bu tür paranoyak kişiler gün içinde yaşadıkları olayları kendi kuruntularına göre yorumlar ve yaşadıkları her olayı kendi kuruntularına göre yontar. Bu kişiler genellikle dul kalmış ya da hiç evlenmemiş oluyor. Bir doktorun senli benli konuşması halinde anında bu kişilerin kendilerini sevdiğini söyleyen kişi, bu kişiler ile olmayan ilişkilerini olmayan telefon konuşmaları ve mektuplar ile devam ettirebiliyor.

Bir başka durumda ünlü bir sinema oyuncusunun kendisine aşık olduğunu düşünen bir kişi bu durumun dile getirilmeme sebebini toplumsal düzeyin elvermemesi sebebi ile doğrudan ifade etmemesine yorumlar. Aşkın gazetede yayınlanmış olan fotoğraflar ya da filmlerde aldığı roller aracılığı ile anlatıldığına inan bu kişiler, uzun zaman boyunca düşsel diyarda kaldıktan sonra eyleme geçiyor. Bu tür paranoyak kişilerde kendisini çok sevdiğini düşündükleri kişiler ile evlenmeye girişmeler görülebiliyor. İsteği geri çevrilen insanlar bu kişilere karşı kızgınlık ve küskünlük hissedebiliyor ve öyle ki bu durum o kişi ve çevresine zarar vermeye dek varabiliyor.

7. Kıskançlık Paranoyası

Çocukluk döneminde kendini göstermekte olan kıskançlık hissi, paranoyak kişilerde bir hastalığa dönüşerek, gerçekten sevmekten ziyade özbenlik sevgisi ve büyüklenme gibi baskınlıklar ile ortaya çıkıyor. Bu nedenle de paranoyaklar arasında tipik kıskançlıklar ortaya çıkıyor. Örneğin bir erkek, herhangi bir olayı dahi karısını baştan çıkarmak için yapılmış bir hamle olarak görebilir ya da karısının kendisini aldatmak istediğini ya da aldattığını düşünebilir. Karısı tarafından aşırı sevgi gören bir adam bunun sebebinin karısının gerçekte onu aldatıyor olmasını gizlemeye çalışmasından kaynaklanması olarak yorumlar. Kocasının omzunda bir saç teli gören kadın bunu görür görmez bir gizli sevgiliye yontar. Alkol alan kişilerde bu tür kıskançlıklara daha da fazla rastlanır. Bu tür kişiler gizli eşcinsel, cinsel güçten yoksun ya da eksik duyguya sahip olan kişiler olarak da biliniyor.

Paranoyanın Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu tür hezeyanlı bozukluk durumlarda mümkün olması halinde ayakta tedavi uygulanabilir. Fakat bu durumda hezeyana yol açacak olan nörolojik ve tıbbi hastalıkların olup olmadığını da kontrol etmesi gerekir. Bu tür kişilere gerek kendilerine gerek ise başkalarına karşı şiddet uygulayıp uygulamayacakları da değerlendirilmelidir. hastaların hezeyanlarının ev ya da iş konusunda bir soruna yol açıp açmayacağı da kontrol edilmelidir. İlk olarak ikna edilmeyen çalışılan hastaya ulaşılamaması halinde yasal yollar doğrultusunda bu kişilerin hastaneye yatırılması gerekebilir.

Ciddi derecede saldırgan davranma olasılığı bulunan kişilere acil bir şekilde müdahale edilmesi için antipsikotik uygulamalar kullanılır. Fakat diğer hastalar için bu uygulamanın yapılması için acele edilmemesi gerekir. Bu aşamadan önce diğer duygu problemleri ve çıkma olasılığı bulunan yan etkilerin giderilmesi önem taşır. İlaç tedavisinde düşük dozda kullanılan antipsikotiklerde giderek doz artış gösterir, tedaviye cevap alınamaması halinde bir başka ilaca geçilir.

Bir diğer tedavi yöntemi ise psikoterapi yöntemi olarak karşımıza çıkar. Bu tür terapilerin yapılabilmesi için hasta, terapistine güven duymalıdır. Bu tür hastalar için bireysel tedavi yöntemleri grup halinde yapılan terapilere göre daha etkili olur. Bireylerin iç dünyasına ışık tutan ve bunu ortaya çıkaran davranışsal ve bilişsel tedavilerden sonuç alınır. Terapistin nötr ve objektif bir yorumcu olarak kendisini konumlandırması ve yardım edileceği konusunda hastayı yüreklendirmesi gerekir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey ise sanrıları konusunda hastayı yüreklendirmemek olur. Hastanın ailesi de bu noktada  konu ile ilgili olarak bilgilendirilmeli ve bu süreçte hastaya karşı dürüst ve açık olmaları tembihlenmelidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here