Ana sayfa Hastalıklar Hastalıkların Belirtileri Parathormon Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Parathormon Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

78
0
PAYLAŞ

Parathormon paratiroid bezlerinde üretilmekte olan ve vücudun kalsiyum ile fosfor dengesini sağlamak için kullanılmakta olan oldukça önemli bir hormondur. Yapılan parathormon testi sayesinde vitamin dengesizlikleri ve böbrek hastalıkları konusunda bilgi sahibi olmamız mümkün olur. PTH normal değer aralığı bir milimetre başına 10 ile 55 pikogram arasında değişir. Değer aralıkları testin yapıldığı laboratuvara göre değişiklik gösterse de bu esneme küçük birimler ile olur. Diğer yandan farklı ölçüm birimleri kullanan laboratuvar da olabileceği için en doğru sonuçlara ölçüm yaptırdığınız hastaneden ulaşabilirsiniz. Parathormon testi fosfor ve kalsiyum değerleri ile birlikte değerlendirilerek daha doğru sonuçlara varılabilir.

PTH Yüksekliği Neden Olur?

Parathormon yüksekliği aynı zamanda fosforun da yükselmesine sebep olan bir böbrek hastalığının sonucunda ortaya çıkabilir. Vücudun PHT’ye karşı direnç göstermesi ya da paratiroid bezlerinin aşırı çalışması gibi durumlarda PTH yüksekliği görülebilir. Şimdi bunun nedenlerine bir göz atalım.

1. Fosfor Yükselmesi

Kandaki fosfor ya da fosfat seviyesinin yükselmesi durumunda PTH yüksekliği ortaya çıkar ve aşağıda yer alan durumlar da fosfor seviyesini yükseltebilir.

  • En sık görülen sebeplerin arasında böbrek sorunları yer alır. Bu durum böbreğin fosforu süzüp dışarı atamaması sebebiyle ortaya çıkar.
  • Yenilen gıdalardan aşırı fosfor alımı,
  • Kalsiyum ya da magnezyum yetersizliği,
  • Şiddetli bulaşıcı hastalıklar,
  • Laksatiflerin aşırı kullanımı, lavman yaptırmak,
  • Respiratuar asidoz,
  • Kemoterapi sebebiyle hücre yıkımının artış göstermesi,
  • Aşırı miktarda D vitamini bulunması,
  • Aşırı egzersiz sebebiyle kas hasarı.

2. Psödohipoparatiroidi

Psödohipoparatiroidi hastalığı söz konusu olunca vücut parathormona cevap vermez. Parathormon üretimi gerçekleşse dahi vücudun gösterdiği direnç sebebiyle bir etkisi olmaz. Bu durumun üstesinden gelmek isteyen vücut ise daha fazla parathormon üretir ve bu şekilde parathormon seviyesi artar.

3. Kalsiyum Eksikliği

Kalsiyum eksikliği parathormonun yükselmesine sebep olur. Aşağıda yer alan sebeplerden dolayı kalsiyum eksikliği ortaya çıkabilir.

  • Böbrek sorunları sebebiyle kalsiyumun idrar yolu ile atılması,
  • Sindirim sisteminin kalsiyumu emmemesi,
  • Yeteri kadar kalsiyum içeren gıda tüketmemek.

4. D Vitamini Eksikliği

Güneş ışığını yeteri kadar alamamak, bağırsakların yeteri kadar D vitamini ememesi ya da emse dahi kullanamaması sonucunda D vitamini eksikliği ortaya çıkar. Bu durum aynı zamanda kalsiyum eksikliği ve parathormon yüksekliğine yol açar.

5. Paratiroid Bezi Sorunları

Paratiroid bezleri ile ilgili sorunlar parathormon yüksekliğine sebep olur.

  • Paratiroid bezi tümörleri olan adenoma,
  • Paratiroid bezlerinin şişmesi yani primer hiperparatiroidi.

6. Hamilelik

Nadiren hamilelik ya da emzirme gibi durumlarda da parathormon yüksekliği görülebilir.

Parathormon Yüksekliğinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Orta seviyede meydana gelen kalsiyum yüksekliği böbreklerin işlevini yitirmesine sebep olduğu için kişilerin de hayatları ciddi anlamda olumsuz bir şekilde etkilenir. Paratiroid hormonunun yüksek olması halinde uzun bir süre boyunca herhangi bir şikayet ya da belirti oluşmayabilir. Hormon yükselmesi sebebiyle bu durumun oluşması halinde cerrahi işlem gerekebilir. Cerrahi işlemin tercih edilmemesi halinde ise 6 aylık aralıklar ile kalsiyum ölçümü yapılmalıdır. Bu ölçümler böbrek fonksiyonları ile alaka bir değerlendirme sunar. Diğer yandan paratiroidin kemiklere zarar vermesi sebebiyle kemik dansitesi de ölçülür. Lityum ilacı ve tiaziddiüretik ilaçları bu tür hastalar için kullanılabilir.

Diğer yandan doktor tarafından diyet verilebilir. Gün içinde alınan su miktarının artması ve kişilerin hareketli olması da gerekir. Gün içinde 400 ve 600 lU arasında D vitamini ve 1.000 miligram kalsiyum alınmalıdır. İlaç tedavisi söz konusu olunca diyet ile destek yapılmalıdır. Kemik erimesinin önüne geçecek olan ilaçlar da tercih edilebilir. Her halükarda bu tür ilaç tedavileri cerrahi işlemin yerini tutmaz. Şikayetlerin artması halinde ise cerrahi işlem gerekir.

  • Kreatininklirensinin değerleri yaş ve cinsiyete göre azalıyorsa,
  • Hastalık tıbbi anlamda takip edilemeyecek bir seviyeye ulaşmışsa,
  • Omurga ve kalçada yer alan kemik ölçümü değerlerinde sorun çıkmışsa,
  • Bir gün içinde takip edilen idrar atılımı sonucunda 400 mg kalsiyum değerine ulaşılmışsa,
  • Kandaki kalsiyum değerleri sınırları aşmışsa,
  • Hasta olan kişi 50 yaşından küçükse,
  • Herhangi bir şikayeti olmasa da doktor tarafından gerekli görülmüşse cerrahi işlem uygulanmalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here