Ana sayfa Hastalıklar Parkinson Hastalığı

Parkinson Hastalığı

46
0
PAYLAŞ

Vücudun hareket kontrolünde büyük bir paya sahip olan dopamin adlı vücut tarafından üretilen kimyasal madde, substansiya nigra isimli yerde üretilir. Dopamin üretimine katkı sağlayan hücrelerin çeşitli sebeplerden dolayı zarar görmesi ve kayıplar görmesinin ardından parkinson hastalığı yavaş yavaş kendisini göstermeye başlar. Biraz sonra değineceğimiz bu belirtiler kişinin hayatını büyük ölçüde olumsuz yönde etkilemeye başlar. Parkinson hastalığı insanların yaşam kalitesini düşürür. Özellikle yaşlı kişilerde görülen bu hastalık, yaşam süresi çok olan kişilerde hücre tahribatı olasılığının daha yüksek olması sebebi ile daha sık görülür.

Bu tür belirtilerin ortaya çıkma sebebi değişiklik gösterse de parkinson ile mücadelede kullanılan ilaçların işe yaramadığı durumlar olabilir. Bu tür hastalıklar genellikle parkinson bulguları ve diğer sistemlere ait bulguların bir arada görüldüğü parkinson artı sendromları ya da sekonder yani ikincil parkinsonizm adı verilen hastalıklar olarak karşımıza çıkar. İkincil parkinsonizm enfeksiyonlara, damar hastalıklarına, tümöre, ilaçlara ya da çeşitli toksik olaylara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu sebeple de her şeyden önce ayırt edici unsurların bulunması ve tanının yapılarak tedaviye başlanması gerekir.

Parkinson Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Parkinson hastalığı kişinin ruh hali ve vücudunun hareket etmesi ile önemli bir ilişkiye sahip olan dopamin adlı kimyasal maddenin üretiminin durması ya da azalması sebebi ile ortaya çıkar. Bu tür durumlarda çeşitli belirtilerin ortaya çıktığını görürüz. Kişiden kişiye göre değişiklik gösteren hastalık belirtileri, ilk başlarda tespit edilemeyecek kadar hafif olabilir. Parkinson hastalığının ilk aşamasında ortaya çıkan belirtileri vücudun tek tarafında gözükse de zaman geçtikçe bu hastalık vücudun her iki kısmında da kendini göstermeye başlar.

1. Titreme

Tremor adı verilen el titremesi, baş parmağın kontrolsüz bir şekilde hareket etmesi, dudak ve çenenin titremesi, bacak kaslarının seğirmesi gibi durumlar şeklinde kendini belli eder. Fakat bu noktada bilinmesi gereken şey her titremenin parkinson hastalığı ile ilişkilendirilemeyecek olmasıdır. Zira ağır kaldıran bir kişinin, kaslarını yoğun bir şekilde kullanması sebebi ile el ve kollarının titremesi mümkün. Ellerinizi yoğun bir şekilde kullanmanız halinde ya da titreme gibi bir yan etkiye sahip olan ilaç aldığınız zaman da vücudunuzda titreme görülebilir. Parkinson hastalığında ortaya çıkan titremeler dinlenirken dahi kendini gösteren ve başladıktan sonra durmayan titreme türüdür.

2. Bradikinezi (Hareketlerin Yavaşlaması)

Parkinson hastalığına yakalanan bir birey zaman geçtikçe daha yavaş hareket etmeye başlar. En basit bir hareket dahi normale göre oldukça yavaş bir hale gelir. Hasta yürürken daha kısa adımlar attığı ve hatta ayaklarını sürttüğü için artık yürümek çok daha yavaş bir hale gelmiş olur.

Parkinson hastaları bu durumu ayaklarının yere yapışması şeklinde ifade ederler. Bu hastalık kasları sertleştirdiği için bireylerin hareket kabiliyetini zorlaştırır. En basit hareketler dahi kişiye ağrı vermeye başlar. Yürürken el kolların sallanmaması, kalça ve omuz ağrıları gibi belirtiler de parkinson hastalığını işaret eder.

3. El Yazısının Küçülmesi

El yazısında ortaya çıkabilecek olan ani değişimler de parkinson hastalığı ile ilgili olabilir. Yazılan harflerin giderek küçülmesi ve diğer bir harfe giderek daha çok yaklaşması, yazının giderek daha karmaşık bir hale gelmesi parkinson hastalığını işaret eder. Yaşı ilerleyen kişilerin görme bozuklukları ve eklem ağrıları sebebi ile el yazılarında değişim görülür. Fakat söz konusu parkinson hastalığı olduğu zaman bu aniden gerçekleşen bir durum değil, zamanla gelişen bir süreçtir.

4. Konuşmada Değişimler

Parkinson hastaları normalde çok daha hızlı ya da alçak sesle konuşabilir. İki cümle arasında duraksamamak, konuşmadan önce duraksamak, konuşurken el ya da yüz hareketleri kullanmamak, konuşmanın giderek monoton bir hale gelmesi gibi durumlar parkinson hastalığının belirtileri arasında yer alır.

5. Diğer Belirtiler

  • Koku alma yeteneğinin azalması ve en keskin kokuların dahi tespit edilememesi.
  • Duruş bozukluğu, koordinasyon, denge sorunları ve kamburluk.
  • Derin bir şekilde uyurken yumruk savurmak, tekme atmak ya da yataktan düşmek.
  • Bağırsak hareketlerinin azalması ve bu sebeple ortaya çıkan kabızlık.
  • Mimiklerin azalması ve ruh halinin iyi bir şekilde ifade edilememesi, dışarıya yansıtılamaması ve bunun sonucunda daima ciddi bir yüz ifadesi.
  • Yutkunma konusunda giderek daha fazla zorluk yaşama.
  • Tansiyon düşmesi, baş dönmesi ve göz kararması.
  • İdrarı tutmakta zorluk yaşama ya da idrara çıkamama.
  • Duygu durumunda ortaya çıkan dalgalanmalar ve depresyon.

Detaylı Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ!

Parkinson Hastalığı Neden Olur?

  • Parkinson hastalığının esas sebebi tam olarak bilinmiyor. Bu sebeple kimi insanlarda görülüp kimi insanlarda görülmemesi konusunda bir fikir sahibi değiliz. Fakat parkinson riskini arttıran faktörlerin bazıları biliniyor.
  • Uzmanlara göre genlerin mutasyona uğraması parkinson hastalığına davetiye çıkartıyor. Fakat dünya genelinde bu hastalığa sahip olan kişi sayısı oldukça farklı bölgelerden farklı etnik kökenlere sahip insanlardan, farklı çevre koşullarından olduğu için tek faktörün bu olması mümkün değil.
  • Parkinson hastalığına yol açan bir başka faktör ise toksinlerdir. Fakat bu tür toksin maddelere maruz kalan insan sayısı da oldukça azdır.
  • Kalıtımsal özelliklerden dolayı parkinson hastalığı görülen kişiler de vardır. Örneğin; 50 yaşını geçmiş kişilerde parkinson hastalığına daha çok rastlanıyor. Bir başka konu ise erkeklerin kadınlara göre bu hastalığa daha çok yakalanıyor olmasıdır. Ayrıca aile bireylerinde parkinson hastalığı olan kişilerin de bu hastalığa yakalanma olasılığı yüksek.
  • Günümüzde bu konu ile ilgili araştırmalara devam ediliyor olsa da parkinson hastalığının neden olduğu hakkında kesin olarak ortaya konmuş bir bulgu yer almıyor.

Parkinson Hastalığının Tedavisi

Hastalığın geriye döndürülmesi ve zarar görmüş ya da ölmüş hücrelerin yeniden üretilmesi mümkün olmasa da çeşitli ilaçlar sayesinde dopamin üretiminin gerçekleştirilmesi mümkün. Bununla birlikte dopamin ile aynı etkiyi sağlayan çeşitli ilaçlar da üretilmiş bulunuyor. Bu tür ilaçlar sayesinde hastalık geciktirilebiliyor. Özellikle hastalığın ilk aşamasında olan kişiler için bu tür sorunların hafifletilebilmesi oldukça kolay. Parkinson hastalığı sebebi ile ortaya çıkan problemlerin giderilebilmesi için erken teşhis büyük önem taşıyor.

Parkinson hastalığının tedavisinde ilaçlara ilave olarak derin beyin stimülasyonu adı verilmiş olan ve elektrotların beynin belirli bölgelerine yerleştirilmesi ile uygulanmakta olan bir tür cerrahi yöntem bulunur. Bu yöntem doğrultusunda göğüs bölgesine yerleştirilmiş olan bir jeneratör ile beyne elektrik dalgaları gönderilir ve bu sayede parkinson hastalığının belirtileri giderilmeye ve hafifletilmeye çalışılır. Bu yöntem genellikle ilaç tedavisine tepki vermeyen ve hastalığı ilerlemiş durumda olan kişiler için kullanılır.

Parkinson hastalığı zaman geçtikçe ilerleyiş gösteren bir tür sürece sahip olan hastalık olduğu için zaman ilerledikçe kimi hastaların minör motor aksaklıkları yaşaması kimi hastaların ise ağır engelli olması mümkün.

Kimi hastalar için el titremesi büyük bir sorun haline gelse de kimi hastalar için bu o kadar da büyük bir soru olmuyor. Bu sebeple hastalık belirtileri ve tedavisi için net bir şekilde konuşmak mümkün değil. Bu nedenle de hastalık belirtilerinin görülmesi halinde doğrudan doktora gidilmesi gerekiyor.

Alternatif ve Destek Tedavi Yöntemleri

Besin tedavisi ve alternatif tedavi yöntemleri sayesinde çeşitli hastalıklara destek olunması mümkün. Bunlardan bir tanesi de parkinson hastalığı.

Koenzim Q10: Hücrelerin birbirleri arasında elektron taşımasını sağlayan ve vitamine benzeyen doğal bir madde olan Koenzim Q10, parkinson hastalığının ilk evresinde hastalar için büyük fayda sağlıyor. Bu madde bir besin takviyesi olduğu için reçetesiz bir şekilde alınabiliyor. Kırmızı et, kümes hayvanları, sakatat, balık, soya yağı ve yer fıstığı içerisinde de Koenzim Q10 bulunuyor.

Masaj: Parkinson hastalığı sebebi ile kasları sertleşen kişilerin profesyonel bir masaj yardımı alması sayesinde kaslarının gevşemesi ve kişinin rahatlaması mümkün.

Akupunktur: Akupunktur, sıklıkla kas ağrıları için kullanılan bir alternatif tedavi yöntemi.

Yoga – Meditasyon: Kasların esneyebilmesi için kullanılmakta olan yoga sayesinde kişilerin duruşlarının düzelmesi sağlanabilir. Meditasyon sayesinde ise kaygı ve stresten uzak durmak mümkün olur.

Yaşam Tarzının Düzenlenmesi

Parkinson hastalığına yakalanan kişilerin yaşam stillerinde yapacakları değişiklikler, bu hastalık sebebi ile ortaya çıkmış ya da çıkacak olan sorunların giderilmesini ya da önlenmesini sağlayabilir. Bunun için taze meyve sebzelerin, tam tahıllı ve yüksek lif içeren gıdaların tüketilmesi gerekiyor.

Düzenli bir şekilde yapılacak olan egzersizler vücudun denge ve esnekliğini koruyor. Bununla birlikte bu egzersizler parkinson hastalığına yakalanmış olan kişilerde sıklıkla görülen depresyon ve kaygı problemlerinin çözülmesinde oldukça büyük bir etkiye sahip. Fakat denge problemlerin yaşayan kişilerin hızlı ve ani bir şekilde hareket etmemesi gerekiyor. Yürürken önce topuğun yere basmasına dikkat etmek ya da yürürken yere düşmemek için yere değil ileriye bakmak gibi şeylere dikkat edilmeli.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here