Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Postpartum Depresyon

Postpartum Depresyon

30
0
PAYLAŞ
Doğum Sonrası Depresyon

Doğum sonrası depresyon adına da sahip olan postpartyum depresyon hastalığı, doğumun ardından geçen ilk yılda takıntılı, kaygılı, çaresiz, umutsuz ve yalnızlık gibi çeşitli duyguların karakterize bir hale gelmesi ile ortaya çıkan bir tür duygudurum bozukluğu olarak karşımıza çıkar. Postpartum depresyon hastası olan kişilerin bebeğe ya da kendine zarar verme gibi takıntılı düşüncelere sahip olması mümkün olmak ile birlikte aynı zamanda bu kişilerin intihara meyilli olduğu da bilinir. Doğumun ardından başlayan bu sorun doğumun ardından geçen bir yıllık sürecin herhangi bir döneminde kendini gösterebilir.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Doğum sonrası depresyon hastalığının diğer depresyon türlerinin yanı sıra karakterize belirtileri de bulunur. Bu hastalıkta içinde bulunulan depresif durum, hüzünlü olma durumundan psikotik depresyona kadar geniş bir yelpazede gelişim gösterebilir. Bu hastalığın belirtileri doğumun ardından geçen bir yıl süresince herhangi bir zaman kendini gösterebilir. Postpartum depresyon hastalığına yakalanan kişilerde görülen belirtiler aynı zamanda depresyon hastalıklarında görülen belirtileri işaret eder.

Bununla birlikte bu tür belirtilere ilave olarak depresif durumun varlığını ya da şiddetini tanımlayan ölçekler ile ifade edebilen, alışıldık olmayan, ancak patolojik olmayan keder ve üzüntü duyguları ve karamsarlık, umutsuzluk, değersizlik, sosyal izolasyon, ağlama, intihar düşünceleri, karasızlık, dikkat zayıflığı, cinsel istekte azalma, kilo artışları, uyku düzeninde yaşanan değişiklikler ile birlikte iştahın artması ya da azalması gibi belirtileri de barındırır. Şimdi doğum sonrası depresyon belirtilerine bir göz atalım.

  • Annenin, ne bebek ile ne de kendisi ile ilgilenmediğini düşünmesi sonucunda yoğun suçluluk duyması. Bu belirti suçluluk duygusu olmadan da yaşanabilmekte olup, bebeğe karşı yabancılaşma gibi etkilerin de görüldüğü tespit edilmiş bulunuyor. Öyle ki anne, bebeğin kendisine ait olmadığı duygusu ile yüzleşir.
  • Özellikle sabahın ilk saatlerinde enerjinin dibe çökmesi, doğumun ardından fiziksel ve ruhsal enerji kaybının bir sonucu olarak iş, aile ve sosyal yaşamı olumsuz bir şekilde etkiler.
  • Duygu dalgalanmaları ve hayattan zevk almama gibi durumların çıktığı bu dönem genellikle ağlamaklı bir şekilde dolaşılmasına sebep olur.
  • Yetersizlik ya da suçluluk duygusu yaşanılan bu dönemde anneler yalnızca anneliklerinden dolayı değil herhangi bir konuda dahi kendisini yetersiz hissetmesine neden olur. Öyle ki bu kişiler yalnızca çocuklarını değil kendilerini de ihmal eder.
  • En ufak bir durumda dahi kendini kaybedecek düzeyde sinirlenme durumları yaşanır. Bu noktada anneler genellikle bir başkasını suçlar. Bu noktada babanın bebeğe ilgi göstermemesi ya da bebeğin bakımı konusunda yardım etmemesi gibi durumlardan dolayı tartışmalar çıkar.
  • Televizyon izleme, günlük aktivitiler ile ilgilenme ya da gazete okuma gibi konularda dikkat sorunu yaşayarak bu aktivitileri yerine getirememe sorunu.
  • Kendine ya da bebeğe zarar verme konusunda tekrarlayan korku ve düşüncelerden dolayı ortaya çıkan suçluluk duygusu beraberinde bu düşünce ve korkuları daha da körükleyerek daha büyük bir döngü oluşturur.
  • Gün boyu ya da geceleri uyuyamama sorunları, postpartum depresyonun bilindik belirtileri arasında yer alır. Bunun sonucunda günlük planlar değişecek, fiziksel görünüm bozulacak ve depresyon belirtileri kendisini gösterecektir.
  • Depresyon sebebi ile kişiler ya daha az ya da daha çok yemeye başlayarak kilo vermeye ya da kilo almaya başlar.
  • İnsanlardan uzaklaşma ve eve kapanma isteği, içe kapanma belirtileri, bir başkası ile konuşmak istememe, geçmişte yapılan aktivitelerin artık bir zevk vermemesi gibi belirtiler ortaya çıkar.
  • Bireyin kişisel bakımını ihmal etmesi, giyimini, bakımını ve temizliğini gözardı etmesi.
  • Cinsel isteğin azalması sonucunda orgazm olma konusunda sorun yaşama. Öyle ki bu kişilerin eşlerinin çeşitli taleplerde bulunması bireye işkence gibi gelir. Anlayışsız bir eş hastalık gibi bahaneler kullanılarak uzaklaştırılır.

Doğum Sonrası Depresyon Neden Olur?

Doğum sonrası depresyonun çeşitli nedenleri bulunur. Şimdi bunlara bir göz atalım.

  • Eşler arasında iletişimsizlik, güvensizlik ya da cinsel sebeplerden dolayı ortaya çıkan çeşitli elilik sıkıntıları, doğum sonrasında annenin bu tür sorunlar karşısında çaresiz kalması, onun bu durumu gözünde büyütmesine sebep olur.
  • Boşanma, ayrılık ya da ölüm gibi beklenmedik ve ani olan çeşitli hayat gerçekleri depresyona sebebiyet verebilir.
  • Planlanmamış bir gebelik sebebi ile annenin korku ve kaygıların artması.
  • Geçmiş gebeliklerde ortaya çıkan depresyon bir sonraki hamilelikte de bir kez daha kendini gösterebileceği için bu noktada annelere destek olmak ve onları gözlem altında tutmak gerekir.
  • Gebelik süreci boyunca bir annenin aşırı strese maruz kalması sebebi ile depresyona girme olasılığı yüksek olur.
  • Kayıpla sonlanmış bir gebelik ve doğumun ardından korku ve kaygıların artması neticesiyle aşırı stresli bir dönemin yaşanması ve buna bağlı olarak devam eden kaygı ve korkuların depresyona sebep olması muhtemeldir.
  • Çeşitli sebeplerden dolayı fiziksel olarak ayrı kalan anne ve bebek, annenin doğum sonrası depresyona girmesine sebep olabilir.
  • Annenin içinde bulunduğu durumun üstesinden gelemeyeceğini düşünmesi, çaresizlik hissi ve bebeğin bakımı konusunda kaygı duyması postpartum depresyona davetiye çıkartır.
  • Sosyal desteğin yetersizliğinden dolayı anne ile yeni doğan bebeğin yalnız kalması, sosyal ve aile çevresinden destek alamaması, korku ve kaygıların daha da artmasına sebep olacak ve annenin kendisini başarısızlık ve çaresizlik içinde hissetmesine neden olacaktır.
  • Bireyin kendisinin ya da eşinin işsiz kalması sebebi ile artış gösteren stres, bebeğe bakmak için maddi açıdan yetersizliklere yol açacağı için korku ve kaygılara neden olur.
  • Anne adayının çocukluk döneminde duygusal, fiziksel ya da cinsel taciz ya da istismara uğramış olması, duygusal olarak ihmal edilmesi ya da birilerini kaybetmiş olması sebebi ile yaşadığı travmalar, depresyon oluşumunda büyük rol oynar.

Doğum Sonrası Depresyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gebelik döneminde ya da sonrasında anne tarafından kullanılan ilaçlar gerek bebek ve anne arasındaki bağ sebebiyle doğum öncesinde gerek ise emzirme sırasında süt aracılığı ile bebeğe geçiş yaparak onu da etkilediği için tavsiye edilmez. Fakat kimi zamanlarda ilaç tedavisi gerekli olur. Bu noktada süte pek bir yan etkisi olmayan ilaçların tavsiye edilmesi gerekebilir. Çeşitli antidepresan ilaçlarının tüketilmesi doktor izniyle ve doktor tarafından belirlenmiş olan dozajda mümkün olur.

Bebeğin zarar görmemesi için doğum sonrası depresyon hastalığı ile mücadele eden kişilerin hastalığının tedavi edilmemesi halinde anne çok daha kötü bir duygusal durumun içine girecek ve bunun sonucunda bebek de etkilenerek bebeğin de hayatı tehlike altına girecektir. Doğumun ardından yaşanacak olan depresyon, annenin hem kendini hem de bebeğini ihmal etmesine sebep olduğu için kimi zamanlarda anne bebeğe bakamayacak duruma gelebilir.

Bu tür durumlarda genellikle ilaçsız tedavi tercih edilir. Bu aşamada ise psikoterapi yöntemi kullanılarak depresyonun üstesinden gelinmeye çalışılır. Annenin içinde bulunduğu depresif durum geçmiş ya da güncel bir sebepten kaynaklı olarak doğan stres sebebi ile ortaya çıkıyorsa bu durumun mutlak surette çözülmesi gerekir. Şiddetli geçen depresyonlar, intihar düşüncelerini de ortaya çıkartır. Bu tür durumlarda bir anlık ihmalkarlık bile annenin ölümüne, bebeğin ise annesiz kalmasına yol açabilir. Bu sebeple ileri düzeyde görülen hastalık söz konusu olduğu zaman anneleri hastaneye yatırmak dahi gerekebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here