Ana sayfa Hastalıklar Yaralar Rahim Yaraları

Rahim Yaraları

62
0
PAYLAŞ
Rahim Ağzı Yaraları

Söz konusu rahim yaraları olduğu zaman esasında bahsedilen şey rahim ağzında ya da rahimde ortaya çıkan ve jinekologlar tarafından en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden biri olan servisittir. Servisit adı verilen ve rahim ağzı yaralarından sorumlu olan bu durum esasında rahim ağzı dokusunun iltihaplanmasına verilen isimdir. Kadınların yarısından fazlasının hayatlarının bir döneminde bu tür problemlerle uğraştığı görülür. Cinsel yönden aktif ya da pasif olmak ve genç ya da yaşlı olmak bu hastalık için herhangi bir kriter oluşturmaz ve bu kişiler servisit sorunu ile karşı karşıya gelebilir.

Vajinal akıntısı olan ve kasık ağrısı bulunan kadınların büyük bir bölümünde bir başka hastalık ile birlikte ya da yalnızca kendi halinde servisit ortaya çıkabilir. Rahim yaraları genellikle bir başka sebepten dolayı yapılmakta olan jinekolojik bir muayene sırasında tespit edilir.

Rahim Yaralarının Belirtileri Nelerdir?

Servisitin probleminin ilk belirtisi adet kanamasının ardından gelen dönemde vajinal akıntıların olmasıdır. Diğer belirtiler ise vajinada yanma hissi, ilişki sonrasında kanama, kaşınma, anormal derecede vajinal kanama, ilişki sırasında ağrı hissetme, bel ağrısı ve idrar yaparken yanma gibi belirtiler olarak karşımıza çıkar.

Rahim yaralarının hafif olması halinde herhangi bir belirti kendini göstermese de zaman geçtikçe iltihaplı ve kötü kokulu bir akıntının ortaya çıktığı görülür. Tedavisi gerçekleşmemiş ve uzamış bir servisit mukus yapısını daha da kötü hale getirerek spermlerin servikal kanala olan girişini bozarak kişilerin kısır kalmasına neden olabilir. Bu sebepten dolayı ortaya çıkan kısırlığın tedavi edilebilmesi için serviks ve vajende yer alan enfeksiyonların giderilmesi gerekir. Servisit sorunu ile karşı karşıya kalan bir kadının gebe kalması halinde erken doğum riski bulunur. Bununla birlikte rahim yaralarına sahip olan bir kadının doğurduğu bir bebekte doğum sonrası dönemde göz enfeksiyonu ve akciğer enfeksiyonlarının görülme olasılığı artar.

Rahim Yaraları Neden Olur?

Rahim yaralarının oluşmasının ardında dört farklı temel sebep bulunur. Bunlar;

  1. Gonore yani bel soğukluğu, trikomonas, klamidia ve HPV enfeksiyonlarına bağlıı bir şekilde,
  2. Travmatik ve sık bir şekilde yapılan cinsel ilişkilerin ardından,
  3. Rahim ağzına konan tamponlar ve prezervatifte yer alan kimyasal ajanlar sebebi ile
  4. Doğum sırasında atlanarak tamir edilmemiş olan rahim ağzı yırtıklarından dolayı bu tür sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu tür sorunlar ile birlikte rahim ağzında yer alan çok katlı ve yassı derinin yüzeysel tabakaları kaybolacak ve rahim ağzı iç kanalı olan endoservikal kanal dışarı doğru alan değiştirecektir. Bu bölgenin normale göre daha fazla kanlanması sebebi ile kırmızı renkte görülür. Bu bölgede yer alan dokunun enfeksiyondan daha fazla etkilenmesi sebebi ile erezyone servisit yani rahim ağzı yaraları ortaya çıkar. Kimi zamanlarda ise epitel dokunun incelerek kaybolması sebebi ile stroman enfekte olur. Bu durumda da ortaya rahim ağzı ülserleri çıkar. Bu tür sebeplerden dolayı ortaya çıkan bir diğer sorun ise rahim ağzında ortaya çıkan naboti kistleridir. Naboti kistleri iltihaplanma aşamasında epitelizasyon yani tamire bağlı olarak endoservikal bezlerdeki kanalları daratabilir. Bu durumda bezlerde yer alan sıvının dışarı doğru boşalmasını engelleyerek, geriye dönmesine ve naboti kistlerinin oluşmasına neden olur.

Rahim ağzı yaralarının başarılı bir şekilde tedavi edilebilmesi için altında yatan sebebin de bilinmesi gerekir.. Eğer bu duruma irritan yani tahriş edici bir madde sebep oluyorsa bu maddenin kullanılmaması da sorunu çözer. Rahim ağzında yer alan yaralara bir enfeksiyon sebep oluyorsa antibiyotik tedavisi ile birlikte sorun çözülebilir. Diğer yandan servisite sebep olan en önemli üç mikroorganizma trikomonas, gonore ve klamidya olarak karşımıza çıkar. Bununla birlikte çeşitli alerjik maddelerin de bu duruma yol açtığı bilinir.

Rahim Yaralarının Tanısı Nasıl Konur?

Bir jinekolojik muayenenin ardından dahi tanı koymak için büyük adımlar atılmış olur. Servikste sık bir şekilde karşılaşılmakta olan sorunlar servisit ve iç epitelin dışa taşınması durumu olan servikal ektopriondur.

Serviksin iltihaplanmasına verilen isim olan servisit, vücudun normal bir şekilde çalışarak savunma oluşturması halinde ortaya çıkar. İrritasyon, enfeksiyon ya da yaralanma sebepleri ile akyuvar yani beyaz kan hücrelerinin o bölgeye göç etmesi ve kan akımını arttırdığı bilinir. Fakat bu durum servikste meydana gelirse, normal rengi açık pembe olan serviks kızararak şişer. Böylelikle de jinekolojik muayen sırasında bu durum yara olarak tespit edilir. Servisit hastalığının tanısının koyulabilmesi için her ne kadar jinekolojik bir muayene kimi zaman yeterli olsa da bu noktada uygulanması gereken ek tetkikler bulunur. Servikste meydana gelen lezyonların önüne geçilmesi büyük önem taşır. Özellikle servikal yaralar ile karıştırılan serviks kanserine dikkat etmek gerekir.

Servisitin tespit edilebilmesi için aşağıda yer alan tetkikler kullanılır.

1. Smear

Erken dönem serviks kanseri ve servikal enfeksiyonun tespit edilmesi için kullanılır. Smear her kadına senede bir defa yapılması gereken ve önemli olduğu kadar da kolay olan bir test olup, rahim ağzı salgısından bir fırça yardımı ile alınan sürüntünün cam üzerine koyulduktan sonra patolojik bir şekilde incelenmesi ile yapılan bir tetkiktir. Oldukça basit ve ağrısız bir işlemdir.

2. Servikal Biyopsi

Rahim ağzının ileri seviyede anormal görülmesi halinde lokal anestezi kullanılarak şüpheli bölgeden parça alınacak yani serviks biyopsisi yapılacaktır. Tek bir alanın belirlenemediği durumlarda 3, 6, 9 ve 12 hizalarından biyopsi alınarak patolojik bir inceleme yapılır.

3. Kolposkopi

Vajenin ve rahim ağzının ışık atlında büyüteç benzeri bir optik alet yardımı ile incelenmesi şeklinde yapılan kolposkopi özellikle şüpheli alanlarında kolay bir şekilde ortaya çıkartılması için rahim ağzının bu işlemden önceki kimyasal maddeler ile silinip boyanması şeklinde yapılan bir işlemdir. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biyopsi alınacak yerin tespiti yapılır. Kolposkopi yöntemi ile birlikte rahim ağzında yer alan kılcal damar yapıları değerlendirilecek ve anormal damarlanma olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olunabilecektir. Böylelikle damarlanma değişiklikleri kötü huylu hastalık ve servisit arasında bir ayrımın yapılmasını sağlar.

Rahim Yaralarının Tedavisi

Servisitin durumu uzarsa ya da buna sebep olan etkenlerin tedaviye rağmen kalkmıyorsa bu bölgede yer alan anormal hücrelerin tahrip edilebilmesi için küçük çaplı bir cerrahi girişimin yapılması gerekebilir. Bu noktada yakma yani koterizasyonve dondurma yani krioterapi ve lazer tedavileri sık bir şekilde kullanılır. Bu üç tedavi yönteminin de amacı iltihaplı dokuyu öldürmek ve yarayı dağlamaktır.

1. Koterizasyon

Isı yardımı ile tahrip etme yöntemi olan koterizasyon halk arasında yara yakma olarak bilinir. Koterizasyon servisit söz konusu olduğu zaman en klasik ve eski yöntem olarak karşımıza çıkar. kalem şeklinde bir probun ucuna elektrik akımının geçirilmesiyle birlikte elde edilen ısı kullanılarak yapılan ve birkaç dakika kadar süren bu işlem çok hafif ağrılara sebep olabilir. Nadir olsa da koter sonrasında meydana gelen nedbe dokusu rahim ağzında yer alan kanalların tıkanmasına yol açabilir.

2. Kriyoterapi

Sıvı karbondioksit ya da azot yardımı ile anormal dokuların dondurulduğu işlem olan kriyoterapi halk arasında yara dondurma adı ile anılır. Kotere göre daha az ağrıya sebep olan ve kontrollü bir şekilde doku tahribini mümkün kılma avantajlarına sahip bir yöntem olup aynı zamanda daha az nedbe dokusu oluşumuna sebep olduğu için sevikal kanalda daralmaya da yol açmaz. Bu işlem tabanca şeklinde bir cihazın kullanılması ile uygulanır. Tabancanın dokunduğu yerler donduğu için hissizliğe sebep olur. Bu da herhangi bir anestezinin uygulanmasına gerek olmadan basit ve birkaç dakika süren bir işlemin yapılmasını sağlar.

3. Lazer

Lazer ile tedavi işleminde kriyoterapiye göre herhangi bir üstünlük olmayıp yine aynı şekilde dokular tahrip edilir.

Tedavi her ne şekilde yapılırsa yapılsın, bir iki hafta süre boyunca vajinal akıntı kirli olur. Bu süre boyunca lekelenme şeklinde kanamaların ortaya çıkması da mümkündür. Bu sebeple de yapılan işlemin ardından üç dört hafta boyunca cinsel ilişkiye girmemekte fayda var. Tamamen iyileşmenin 6 – 8 haftaya kadar uzadığı da görülür.

Rahim Yaralarından Nasıl Korunulur?

Servisite karşı erken önlem almak ya da korunmak isteyen kişilerin buna karşın alabileceği oldukça basit önlemler bulunur.

  • Emin olunmayan kişiler ile ilişkiye girilmemesi gerekir.
  • Gonore belirtisi olan partner olması halinde doktora başvurun.
  • Şüpheli ilişkilerde prezervatif kullanın.
  • Vajinal akıntı olması halinde muayene olun.
  • Herhangi bir şikayete sahip olmasanız dahi senede bir defa jinekolojik muayeneden geçin.
  • Smear aldırın.
  • Deodorant, pudra ve kokulu tampon gibi irritan maddeleri kullanmayın.
  • Vajen içini sabun ya da suyla yıkamayın. Bu bölgede yer alan doğal asidik ortamın bozulması halinde enfeksiyon kapma riskiniz artar.
  • İç çamaşırlarınızı sık sık değiştirin.
  • Sentetik olmayan pamuklu iç çamaşırları tercih edin.
  • Tuvalet sonrasında temizliğe önem verin. Önden arkaya doğru silme işlem uygulayıp, arkadan öne taşımayın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here