Ana sayfa Hastalıklar Ağrılar Reflü Sırt Ağısı Yapar Mı?

Reflü Sırt Ağısı Yapar Mı?

25
0
PAYLAŞ

Yenilen şeylerin ya da mide asidinin yemek borusu olarak da bilinen özofagustan geriye doğru kaçması halinde gastroözofageal reflü ortaya çıkar. Bu sebeple bu rahatsızlığa zaman zaman herhangi birinde karşılaşmak mümkün olur. Bu tür kısa süreli ve geçici reflüler bir yana, reflü sebebiyle ortaya çıkan asit, yiyecek borusunda hasara ya da başka belirtilere yol açtığı zaman gastroözofageal reflü isimli bir hastalık ortaya çıkar. Biraz önce bahsi geçen kısa süreli durumlarda herhangi bir hastalık söz konusu olmaz. Yiyecek borusundan aşağıya ucunda bir kamera ile borunun sokulması yani endoskopinin yapılması ile tespit edilebilen çeşitli erozyonların olması halinde ise bu durum reflü özofajit ismiyle anılır.

Reflü ve Sırt Ağrısı İlişkisi

Reflünün en tipik şikayetleri arasında göğüs kemiğinin alt bölümünde oluşan ağrı ya da yanma ve yenilen gıdaların ağza gelmesi bulunuyor. Bahsi geçen ağrı genellikle kalp krizi ile karıştırılıyor. Zira reflü ağrısının boyun, sırt ve kol gibi yerlere de vurduğu oluyor. Reflü ağrısının göğsün orta bölümlerine ya da karın kaslarının üst bölümlerine vurduğu zamanlar da bulunuyor. Kimi hastalar göğüs bölgelerinde şiddetli ve keskin baskılar hissedebiliyor. Öyle ki bu ağrı sırta dahi vurabiliyor.

Reflünün Tipik Olmayan Belirtileri Nelerdir?

Arada bir göğüs ağrısına rastlamak mümkün olur. Özellikle reflünün kuvvetli olduğu zamanlarda asit sebebi ile yiyecek borusunda spazmlar ya da yemek borusunun alt bölümünde ülser ortaya çıkabilir. Göğsün arka bölümünde hissedilen bu sızıların kalp ağrısı ile karıştırılması da muhtemel olur. Bu sebeple de bu tür ağrılara kalp dışı göğüs ağrısı adı verilir. Acil servise göğüs ağrısı sebebiyle başvuran kişilerde ilk olarak model kardiyak ağrının dışlanması gerekir. Her iki kalp dışı göğüs ağrısının bir tanesine gastroözofageal reflü sebep olur. Şimdi diğer belirtilere bir göz atalım.

  • Sırtta gerçek ağrı
  • Akciğer belirtileri
  • Astım
  • Gece terlemeleri
  • Kulak Burun Boğaz konusunda çeşitli belirtiler
  • Bronşitpnömoni
  • Asidin boğaza gelerek yakması
  • Kronik sinüzit
  • Ses kısıklığı ya da ses kalınlaşması
  • Boğazda bir cismin takılık aldığı hissi
  • Horlama
  • Hıçkırık
  • Dişte mine kaybı ve diş çürümesi
  • Nefes kokusu
  • Gece yattıktan sonra ya da gündüz ortaya çıkan kronik öksürük

Reflü hastası olan kişilerin hayatlarında çeşitli değişiklikler yapmaları gerekir. Kullanılacak olan ilaçların seçilmesi, rehabilitasyon ilaçlarının kullanılması, kullanılacak olan ilaçların dozu ve bu ilaçların ne kadar zaman boyunca kullanılacakları gibi konulara doktor ile birlikte karar verilmesi gerekir. Bu noktada kulaktan dolma bilgiler ya da internet üzerinden alacağınız standardize edilmiş bilgilerin sizlere doğrudan bir faydası olmaz. Bu tür sağlık sorunlarında bir fikir sahibi olmak için bu tür bilgileri edindikten sonra her halükarda bir doktora gitmeniz gerekir. Fakat reflüye sebep olan bazı durumların önlenebilmesi için çeşitli içecek ve yiyeceklerin kullanımını keserek rahatlayabilirsiniz. Zira çeşitli yiyecek ve içeceklerin tüketilmesinin ardından yiyecek borusunda yer alan ve bir kapak görevine sahip olan geçiş bölgesi gevşeyerek reflüye kapılarını açar. İşte bu yüzden;

Yağlı yiyecek ve içecekleri, kimyon, karabiber ve nane başta olmak üzere baharatlı yiyecekleri, alkol içeren içecekleri, nikotini ve kafeinli içecek ve yiyecekleri, susamlı poğaça ve simidi, mayonez ve ketçap gibi sosları yememelisiniz. Aynı zamanda çok miktarda ve az öğün değil, az miktarda çok öğün ile yaşamınızı sürdürmelisiniz.

Reflü Tedavisi

Reflünün iki türlü tedavisi bulunur. Bunlar;

İlaç Tedavisi

Belirtilerin yaşandığı dönemde antiasit yani asit giderici türden ilaçlar kullanılabilir. Proton pompası inhibitörleri ya da H2 blokerleri ile mide asit seviyesini düşürebilirsiniz. Alınan tüm tedbirlere rağmen geçmeyen belirtiler, tekrar eden göğüs arkası yanmaları ve kısa süreli tedavinin ardından tekrar kendini gösteren reflü durumda uzun süreli tedaviye geçilmesi gerekir.

Gastroözofageal Reflü hastalarının %30’u ömür boyu ilaç kullanır. Sürekli ilaç kullanmanın oluşturacağı yan etkiler ve maliyet hesaba katıldığı zaman cerrahi tedavi yöntemi olan laparoskopik reflü cerrahisinin kullanılması gerekir. Bu ameliyatın %90 oranında başarı ihtimali bulunur.

Cerrahi Tedavi

Reflü ya da mide fıtığı hastalıkları söz konusu olduğu zaman uzun süre boyunca ya da ömür boyu ilaç kullanması gereken, kısa süreli kullanımın ardından ilacın kesilmesiyle birlikte tekrar belirtilere sahip olan, ilaç kullanılmasına rağmen özofagustaki yaraların geçmediği durumlar ya da ilacın kesilmesinin ardından tekrar ortaya çıkan durumlarda, ileri derecede özofgaus yüzeysel hücre değişikliklerinin görüldüğü kişilerde genç yaş grubunda olan hastalarda cerrahi tedavi yöntemi kulalnılır. Laparoskopik reflü yöntemi ile birlikte mide girişinde yer alan açık kapatıldıktan sonra funduplikasyon adı verilen mide fundusunun özofagusun etrafında sarılması ve sabitlenmesi ile ameliyat tamamlanır. Bu tedavi yönteminde en çok Nissen funduplikasyonu uygulanır ve sarılma işlemi farklı açılar kullanılarak yapılır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here