Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Saç Koparma Hastalığı

Saç Koparma Hastalığı

274
0
PAYLAŞ

Kimi ruhsal rahatsızlıklar hiç aklımıza gelmeyecek belirtilerle dikkatimizi çekmeye çalışırlar. Bu belirtiler birer sinyaldir ama çoğu kez bir ilişki kuramayız. Herhangi bir fiziksel sebebe bağlanamayan baş, mide ve kas ağrıları, sürekli yorgunluk hali, uyku sorunları, saç dökülmesi gibi şikayetler çoğu zaman psikolojik rahatsızlıkları işaret ederler. Bazı psikolojik hastalıklar da kişinin tuhaf davranış alışkanlıklarıyla kendini belli eder; tikler, tırnak yeme, aşırı yemek, yenmeyecek şeyleri yemek ve kıl koparmak gibi. Bu yazımızda, mutlaka altında yatan psikolojik rahatsızlık yönünden değerlendirilmesi gereken saç koparma hastalığını ele alıyoruz.

Saç Koparma Hastalığı (Trikotillomani) Nedir?

Sebebi net olarak ortaya konamayan, çok değişik psikolojik sebeplerle ortaya çıkan ve hala üzerinde yoğun araştırmalar devam eden saç koparma hastalığı, psikiyatride “dürtü bozuklukları (impulsivite)” içinde incelenir. Bir hastalık belirtisi olarak değil, psikolojik bir baskıya reaksiyon olarak incelenir. Saç koparma hastalığını, hastanın ruhsal bir baskı sebebiyle saçlarını ya da vücudundaki diğer kılları koparmaktan kendini alamaması olarak tanımlayabiliriz. Beyinde meydana getirdiği değişiklikler ve hastalığın ilerleme seyri hala araştırılıyor. Uzmanlar kalıtsal ve psikolojik faktörlerin bir arada büyük rol oynadığı, nörobiyolojik bir süreç olduğu konusunda birleşiyorlar. Daha çok depresyon gibi diğer psikolojik problemlerle birlikte ortaya çıktığı biliniyor. İleri evrelerdeki şizofreni, alkol ve madde kullanımı, kaygı bozukluğu gibi hastalıklarda yan rol oynadığı görülür.

Dürtü kontrolü bozuklukları içinde; kleptomani (çalma), piromani (yangın çıkarma), aralıklı patlayıcı bozukluk ve patolojik kumar oynama ile birlikte ele alınan saç yolma hastalığı mutlaka tedavi edilmesi gereken ciddi bir rahatsızlık. Hastalar kendilerine ve çevrelerine zarar verecek dürtülere karşı koymakta zorluk çekerler. Dürtülerine karşı koymak için verdikleri mücadele sırasında çok gergin olurlar. Karşı koyamayıp eylemi gerçekleştirdiklerinde aldıkları haz ise sonradan pişmanlık, vicdan azabı, kendine kızma gibi çökkünlükler yaratır. Sosyal ilişkileri, iş hayatları, can ve mal güvenlikleri sürekli yaşadıkları bu ikilemlerin tehdidi altındadır.

Saç Koparma Hastalığı Kimlerde Görülür?

Hastalığın herhangi bir yaş aralığı yoktur. Her yaşta, her cinsiyette görülebilir. Kadın ve erkek arasındaki görülme sıklığı çocuk yaşlarda aynı olsa da ilerleyen yaşlarda saç koparma hastalığı kadınlarda daha sık görülür. Bunda kadınların duygusal yapıları ve hormonal değişiklikler büyük rol oynar. Yapılan araştırmalarda ülkemizde 1 milyon trikotillomani hastası olduğu, nüfusa oranının ise %1 ile %4 arası olduğu belirtiliyor. Duygusal değişimler ve depresyonla tetiklenen bu hastalığın en sık görüldüğü dönem elbette ergenlik dönemi ve geç çocukluk dönemi olarak karşımıza çıkar. Bu dönemde kadında ve erkekte duygusal değişimler çok sık yaşanır. Dolayısıyla ergenlik döneminde karşılaşılması muhtemel rahatsızlıklardandır. Yoğun stres yaşanan dönemlerde, herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir. Kalıtsal yatkınlık sonucu seyrek de olsa psikolojik bir problem yokken de ortaya çıkabilir.

Saç Koparma Hastalığı Nasıl İlerler?

Saç koparma hastalığı bir dürtü kontrolü bozukluğudur ve yine yaygın bir psikolojik belirti olan tiklerle benzer bir seyir izler. Tırnak yiyen kişilerle benzerlik kurulabilir. İkisinde de kişi yaptığı şeyden hoşnut değildir. Kişi kendine verdiği zararın farkındadır ancak engel olamaz. Karşı konulamaz bir istekle saçlarına ya da vücudundaki kıllara zarar verir. Saçları emmek ya da ısırarak koparmak ve yutmak da sık rastlanan bir durumdur. Kişi uzun kıllarını ya da saçlarını kopardığı zaman tatmin olur. Tırnak yeme alışkanlığında olduğu gibi, saç koparılmadığı zaman huzursuzluk yaşanır. Hastalar saç ya da kıllarını kopararak yoğun bir rahatlama ve haz yaşadıklarını söylerler. Yetişkin hastalarda saç koparmaya alkol kullanımı ya da kaygı bozukluklarının eşlik ettiği de olur. Saç derisinde oluşan tahriş, yara ve kanamalar da hastaların zaten yıpranmış olan ruhsal sağlıkları için ikincil bir tehdit oluşturur. Bunları saklamak için de bir gayret içine girerler.

Saç Koparma Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Tek bir sebebe bağlanamayan saç koparma hastalığı, çok faktörlü bir hastalık olarak kabul edilir. Ailenin tutumu, çevre, genetik yatkınlık, ruhsal travma gibi çok çeşitli sebepleri olabileceği için tedavi yöntemleri de çeşitlidir. Erken yaşlardaki hastalarda tedavi psikoterapi ve aile terapisi şeklinde uygulanır. Tedavi daha kolay ve çabuk gerçekleşir. Yetişkinler de ise ne kadar erken teşhis konulursa tedavi o kadar hızlı ve başarılı olur. Fakat yetişkin hastaların pek çoğu hastalıklarını saklama çabasına girerler. Bu yüzden teşhis koymak ve tedaviye başlamak gecikebilir. Bazı durumlarda antidepresan türü ilaç tedavisi tek başına yeterli olur ama pek çok vakada ilaçlarla birlikte psikoterapi yöntemleri kullanmak da gerekebilir. Bu hastalara genellikle bilişsel – davranışçı psikoterapi yöntemleri uygulanır. Yine de standart bir tedavi biçiminden söz edemeyiz.

Hastanın tedaviye istekli olması, doktorun tavsiyelerine uyması, kendisine verilen görevleri yerine getirmesi yani sürece birebir katılması tedavinin başarısını etkiler. Genellikle hastalardan, saçlarını ya da kıllarını koparma isteğini neyin tetiklediğini ya da bu isteği ne zaman daha fazla hissettiğini not alması istenir. Bazı durumlarda koparmayı engellemek için bere, eldiven ya da parmak bandajları kullanılabilir. Bu tarz objeler kişiye rahatsızlıklarını hatırlatır ve kendilerine engel olmaya çalışırlar. İlerlemiş vakalarda psikiyatri tedavisi yanında kalıcı kelliğin yerleşmemesi ya da enfeksiyon hastalıklarının gelişmemesi için, hastanın bir cilt hastalıkları doktorundan da yardım alması isabetli olur. gerekebilir.

Genetik yatkınlıkla da ilgili olan saç koparma hastalığı bir kere tedavi edildikten sonra, pek çok başka psikolojik hastalıkta olduğu gibi tekrar ortaya çıkabilir. Tedavide psikoterapi bu yüzden de önemli kabul edilir. Çünkü psikoterapi sırasında hastalara, kendilerinde stres yaratan psikolojik baskılar karşısında nasıl bir tutum takınmaları gerektiği öğretilir. Saç koparma eylemine sebep olan düşünce yerine başka bir düşünce ve saç koparmak yerine başka, zararsız bir eylem koymaları sağlanır.

Saç Koparma Hastalığı İçin Kendimiz Neler Yapabiliriz?

Zaman zaman saçlarınızı koparmak için karşı konulmaz bir istek duyuyorsanız en kısa zamanda psikolojik destek almalısınız. Bunda korkacak, çekinecek hele de utanacak hiç bir şey yok. Vücut direncimizi kaybedip hastalandığımızda hapşırıp öksürmek ne kadar normalse, bize ağır gelen psikolojik baskılar karşısında direncimizi kaybetmemiz de son derece normal. Doktorunuz sizin için en iyi tedaviyi belirleyecek ve size rehber olacaktır. Unutmayın ki, bilinçsiz ilaç kullanmak sağlığa zararlıdır. Rahatsızlığınızı daha ileri boyuta taşıyabilir ya da başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Doktorunuzun tedavisine ek olarak sosyal hayatınıza ağırlık verebilirsiniz. Saçlarınıza zarar vermenizi engelleyecek aksesuarlar kullanabilirsiniz. Hastalığınız süresince saçlarınızı koparmak otomatik bir davranış haline gelebilir. Bu yüzden size hastalığınızı hatırlatacak objeler kullanmak yararlı olacaktır. Başka işlerle uğraşmak, hobilerinizi geliştirmek ya da dışarıda daha çok vakit geçirmek sizi rahatsızlığınızdan uzaklaştıracaktır. Tedavi sırasında saçların hızlı uzaması olumlu bir etki yaratır ve tedaviye katkı sağlar. Bunun için bitkisel tedavileri deneyebilirsiniz. Özellikle badem yağı gibi doğal çözümler tercih edilebilir. Fakat en doğrusu, kalıcı saç kaybının da önüne geçmek için bir dermatolog yardımı almanız.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here