Sarı Nokta Hastalığı

Sarı Nokta Hastalığı

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

“Yaşa bağlı makula dejenerasyonu” olarak da bilinen sarı nokta, retina merkezinin (makula) bir hastalığıdır. Makula, gözün arkasında, retinanın merkezinde bulunan ve detaylı görüş sağlamaktan yani okumak, araba kullanmak, yüzleri tanımak gibi görevlerden sorumlu bölümdür. Görme merkezinin bozulması sonucu görüntünün bulanıklaşmasına, ince detayların kaçırılmasına sebep olan sarı nokta hastalığı, her yaşta görülebilir ancak genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkar. Çok ileri evrelerde görüş tamamen yitirilebilir. Özellikle 50 yaş üstünde sıklıkla görülür.

Sarı Nokta Hastalığı Neden Olur?

Pek çok sebebi vardır. Başlıcaları;

  • Sigara içmek,
  • Yanlış beslenme ve buna bağlı vitamin eksikliği
  • Şişmanlık
  • Genetik yatkınlık
  • Hipertansiyon hastalığı
  • Çevresel Etkiler
  • Uzun süre yüksek güneş ışığına maruz kalmak
  • Damar hastalıkları
  • Diyabet
  • Güneş ışığı

Sarı Nokta Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

En belirgin özelliği çizgileri yamuk görmektir. Görüş tamamen yitirilmese bile yaşam kalitesi kısıtlanır. Hastalık yavaş ilerler ve zamanla gelişir. Zamanla renklerde bozulmalar artar ve hasta baktığı alanda sisli görüntü sebebiyle hekime başvurur. Aktif araç kullanan ve hastalığa maruz kalan kişiler büyük sıkıntılar çekebilir. Tabelalar, işaret levhaları görülemez. Hastalar odaklandıkları nesneyi göremezler ancak çevresindeki objeleri görebilirler. Bir insanın yüzü görülmez ancak kolları ve bacakları gayet net görülür. Kitap okumak, gazete okumak gibi işlevler yerine tam olarak getirilemez.

Sarı Nokta Hastalığının Tipleri Nelerdir?

Makula dejeneransı, kuru ve yaş olmak üzere ikiye ayrılır. Yaş tipi sarı nokta hastalığı çok nadirdir, hastalar çoğunlukla hekimin yaptığı muayene sonrası kuru makula dejeneransı teşhisiyle hastaneden ayrılırlar. Hastalığın kuru tipi çok yavaş ilerler. Yaş tipi ise ender görülen bir tip olmasına rağmen çok hızlı ilerler, ani görme kaybına ve kanamalara sebep olur. Bu yüzden erken teşhis, yaş tipi sarı nokta hastalığı için çok daha önemlidir.

Sarı Nokta Hastalığının Teşhisi Nasıl Konulur?

Hastalığın erken dönemde teşhisi hayati önem taşır. Zira yaş ya da kuru tip ayrımını zamanında yapmak gerekir. 50 yaşın üzerindeki herkes iki senede bir göz dibi muayenesi olarak erken teşhis için önemli bir şans yaratabilir. Rutin göz muayenesi, görme alanı testi, Amsler testi, Optik Koherens Tomografisi (OCT), Retina Anjiopati Tetkiki (FFA) yapılır ve sonuçlara göre hastalığın çeşidi, tedavi yöntemi belirlenir. Genellikle aynı gün içerisinde hastalığın teşhisi net olarak ortaya konur. Sarı nokta hastalığından şüpheleniyorsanız, kendiniz Amsler testini uygulayabilirsiniz.

Amsler Grid Testi Nedir?

Sarı nokta hastalığının erken belirtilerini anlamak için kişinin kendine uygulayabileceği bir testtir. Aşağıda verilen görsel size bu konuda yardımcı olabilir. Bu testin 40 yaş üzeri bireylerde uygulanması uzmanların tavsiyesidir.

İlk olarak görsele bakmadan önce ortamın iyi aydınlatılmış olması gerekiyor. Gözlük kullanıyorsanız, gözlükleriniz gözünüzde olsun. Aynı şekilde lens kullanıyorsanız, çıkarmayın. Test her göze tek tek uygulanır. Gözlerinizden birini elinizle kapatın ve açık olan gözünüzle aşağıdaki görsele bakın. Bakışınızı ortadaki kırmızı noktaya odaklayın. Resimdeki büyük karenin 4 köşesini takip edin ve gördüğünüzden emin olun. Aynı işlemi diğer gözünüze de uygulayın. Çizgilerde dalgalanma görüyorsanız, köşeleri göremiyorsanız siz de sarı nokta hastalığından muzdarip olabilirsiniz. Hastalığın türünü belirlemek için vakit kaybetmeden bir göz doktoruna gitmeniz ve gerekli tetkikleri yaptırmanız gerekmektedir.

Sarı Nokta Hastaları Neler Yaşarlar?

Görme çok büyük oranda kaybolduğu için sakatlanma riskleri bulunur. Genelde tek başlarına bir şey yapamazlar ve sürekli refakatçiyle dışarı çıkmak zorundadırlar. Ani ışık değişimleri sarı nokta hastalarını çok rahatsız eder. Yakın görüş gerektiren işlerde özellikle zorlanırlar. Bu sorundan muzdarip öğrenciler okuma-yazma faaliyetlerini yerine getiremeyebilirler. Bu hastalığın ilk evrelerinde yaşanan hafif görme bozukluğu kişilerin gözlerini sürekli kısmasına, odaklamaya çalışmasına sebep olur. Bu hareketler kişilerde baş  ve alın çevresinde tarif edilemeyen kas ağrılarına sebep olur. Evin içinde bile, sürekli bir şeye çarpma, takılıp düşme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar, yalnız kalmaları doğru değildir.

Sarı Nokta Hastalığının Tedavisi

Tedavinin genel amacı hastalığın ilerlemesini engellemektir. Görme kalitesinin artışı ise ikinci derecede önem arz eder. Hastalığın iki tipi de görme yeteneğini kaybetmekle sonuçlandığından yapılması gereken ilk şey tetkiklerin incelikle değerlendirilmesi olacaktır. Ayrıca hastalığın kuru olan tipinde koruyucu amaçlı A vitamini, çinko takviyesi, E ve C vitamini takviyeleri, Omega 3 gibi ek takviyelere başvurulabilir. Yaş tipte ise göz içi enjeksiyon uygulanır ve durum aylık olarak takip edilir. Birden fazla seans uygulanabilir. Fotodinamik Lazer Tedavisi (PDT) de bir başka çözümdür ve sonuçlar genellikle yüz güldürücüdür. Bu tedavide toplardamara ilaç verilir ve göze lazer uygulaması yapılır. Göz içi enjeksiyon tedavisi ağrısızdır. Genellikle lokal anesteziyle yapıldığı için kişi operasyonda da, operasyon sonrasında da rahatsızlık hissetmez. Eski bir tedavi yöntemi olan Lazer Fotokuagulasyon ise yeni yöntemlerin çıkmasıyla artık uygulanmamaktadır.

Göz İçi Enjeksiyon Yöntemi

Lokal damla anestezi ile uygulanan bir yöntemdir. Göz içerisinde enjekte edilen protein bazlı anti-Vegf antikoru, hastalığın yaş tipinde ilerlemeyi sağlayan zararlı damarların oluşumunu engeller ve hastalığı durdurur. Damar oluşumu engellendiği için hastalığın ilerlemesinin önüne geçilir ve hasta şikayetlerinden büyük oranda kurtulur. Enjeksiyon 4 hafta ila 6 hafta aralığında en az 3 kere uygulanır. Hastanın tedaviye cevap verdiği ölçüde işleme devam edilebilir. Operasyon sırasında ya da sonrasında hasta ağrı, sızı yaşamaz. Özellikle hastalığın en riskli tipi olan yaş tipte hayat kurtarıcıdır. Görme yetisinin kaybedilmesini önler.

Sarı Nokta Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hastalığın kuru tipi yavaş ilerleyicidir. Yaş tipi ise çok daha hızlı gelişir. Her iki türünün de sonucu görme kaybıdır ve hasta %95 oranında görme engelli olabilir. Bu duruma gelen hastalar yasal olarak kör sayılır. Bakılan nokta tamamen görünemez hale gelebilir ve etraftaki nesneler de bir süre sonra giderek görünmemeye başlar.

50 Yaşın Üzerindeki Herkes Risk Altında!

Her göz probleminde olduğu gibi, bu hastalık da ilerleyen yaşlarda sıklıkla görülüyor. 50 yaş üzeri hastalarda daha hızlı ilerlediğini ve görme yetisini kaybettirdiğini unutmamak gerekiyor. Doktor kontrolüyle teşhisi konabilen bu hastalık için tedavi geciktirilmemeli ve ivedilikle yapılmalıdır.

Sarı Nokta Hastalığından Korunabilir miyiz?

Risk grubu içerisindeki herkesin dikkat etmesi gereken bir diğer konu, hastalığın vitamin eksikliğinden doğan noksanlıkla ilerlemesidir. Bu sebeple günlük beslenme programımızdaki besinleri bu hastalık için düzenlememiz gerekiyor. Özellikle 50 yaş üzeri insanlar risk grubundalar. Bu sebeple gündelik yiyeceklerimiz arasına A, C ve E vitamini açısından zengin öğünleri eklemek bizi hastalıktan korurken, mevcut sarı nokta hastalığının da ilerlemesine engel olacaktır. Domates, havuç, kivi gibi meyveleri tercih edebilirsiniz. Sigara kullanıyorsanız mutlaka bırakmalısınız. Spor yapmayı, aktif bir hayat geçirmeyi alışkanlık olarak edinmelisiniz. Eğer hipertansiyon ya da diyabet gibi kronik hastalıklara sahipseniz, kontrol altında olmanızda yarar var. Bu hastalıkları kontrol altına almak, sizi sarı nokta hastalığından koruyacaktır.

Sarı nokta hastalığına sahip bireyler hayatlarının bu bölümünü kendilerine dikkat ederek geçirmek zorundalar. Hastalığın erken teşhisi ve durdurulması gerçekten hayati önem taşır, zira görme bozukluğu ilerleyerek tamamen kör kalmaya sebep olabilir. Bu yüzden bütün okurlarımıza şüpheleri varsa, en yakın sağlık kuruluşundaki göz doktoruna başvurmalarını, gerekli tetkikleri ya da muayenelerini yaptırmalarını, hastalık çeşidini yani kuru – yaş tip olup olmadığını teşhis etmelerini tavsiye ederiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ