Ana sayfa Hastalıklar Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığı

22
0
PAYLAŞ

Yiyeceklerde yer alan temel besin maddeleri olan protein, yağ ve karbonhidratlar aracılığı ile vücudumuzun enerji ihtiyacı karşılanır. Emilimin gerçekleşebilmesi için en küçük parçalarına ayrılması gereken bu besin öğelerinin arasında yer alan en önemli maddelerden birisi de glukoz adı verilen basit şeker maddeleridir. Hücreler şekere ihtiyaç duydukları takdirde midenin arka bölümünde yer alan pankreas bezi insülin hormonu salgılayarak bu ihtiyacı giderir.

Şeker Hastalığı, pankreasın yeteri kadar insülin üretemediği ya da üretse de vücut tarafından bu insülinin yeteri kadar kullanılamadığı durumlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. İnsülin sayesinde şeker hücrelerin içine girerek glikojen olarak depolanır. Şeker hastaları yedikleri besinlerde yer alan glukozu kullanamadıkları için kan şeker seviyeleri yükselerek hiperglisemiye sahip olur. Bu tür hastalıklar uzun sürmeleri halinde organ ve dokularda hasarlara yol açar.

Günümüzde dünyada yer alan her 12 kişiden 1’inin şeker hastalığından etkilendiği görülse de bu kişilerin neredeyse yarısına tanı koyulmamış gözüküyor. Bu da bu kişilerin hastalıklarından habersiz bir şekilde yaşamaya devam ettiklerini gösteriyor. Bununla birlikte şeker hastalığının çeşitli türleri bulunuyor. Şimdi bunlara bir göz atalım.

Şeker Hastalığının Türleri Nelerdir?

Şeker hastalığı tip 1 ve tip 2 olmak üzere iki belirgin türe ayrılır. Tip 1 şeker hastası olan kişilerde insülinin pankreas tarafından üretilmediği ya da üretilse dahi bunun miktarının oldukça düşük olduğu durumlar olup genellikle çocukluk ya da gençlik dönemlerinde görülen durumlardır.

Tip 2 şeker hastalığı söz konusu olduğu zaman ise pankreas her ne kadar şeker üretse de vücutta yer alan hücreler bu insüline karşı direnç gösterir. Bu sebeple de zaman içerisinde insülin miktarı giderek vücuda yetmez bir hal gelir. Bu noktadan itibaren şeker enerjiye dönüştürülemeyecek ve kandaki şeker miktarı giderek artacaktır. Bu hastalık genellikle orta yaş ve üzerinde olan kişilerde görülür ve tip 1 hastalığından katbekat fazla ortaya çıkar.

Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalığı bir yana gizli şeker hastalığı olarak bilinen ve kan şekeri düzeyinin normale göre fazla olduğu fakat şeker hastalığı tanısı koyulacak kadar da yüksek olmadığı durumlarda gizli şeker hastalığı ile karşı karşıya kalırız. Gizli şeker hastalığı genellikle on yıl içinde tip 2 şeker hastalığına dönüşür. Damar ve kalp hastalık riski, şeker hastası olmayan kişilere göre 1.5 kat daha fazla artan bu hastalık ile birlikte şeker hastalığı olma olasılığı da 2 ve 4 kat arasında artış gösterir. Gizli şeker hastalığına sahip olan kişilerin hayatlarında birtakım değişiklikler yapması ve şeker hastalığını geciktirmesi ya da önlemesi gerekir.

Hamilelik öncesinde pankreasın yeterli insülin salgılamasına rağmen hamilelik dönemi içinde insülin ihtiyacını karşılayamaması halinde şeker hastalığı belirtisi olmasa dahi bu dönem boyunca kan şekeri yüksek olur. Buna Gestasyonel Diyabet adı verilir ve hamilelik döneminin bitmesinin ardından sona erer. Ailesinde şeker hastalığı bulunan, 30 yaşın üzerinden olan, aşırı kilolu kişiler gestasyonel diyabet hastalığına yakalanabilir. Genellikle doğumun ardından düzelen bu hastalığın bir daha hamile kalınması halinde ortaya çıkma olasılığı neredeyse %50’dir.

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

1. Tip 1 Şeker Hastalığının Belirtileri

Bu hastalığın esas belirtileri susama hissi, ağız kuruluğu, halsizlik, yorgunluk, sık sık idrara çıkma, diyet yapmadığı halde zayıflama, sık sık acıkma, bulanık görme, ellerde ya da ayaklarda hissizlik, karıncalanma ya da uyuşma hislerinin oluşması olarak karşımıza çıkar.

İnsülinin eksik olması sebebi ile aşırı şekerin idrar yolu ile atılması aynı zamanda vücudun da suyunu çektiği için idrarın miktarını da arttırır. Bu durumda da susuzluk hissi ortaya çıkarak bireylerde ağız kuruluğu görülür. Normalden fazla yapılan idrar, normalden fazla su içmenize sebep olur.

Hücrelerin içinde enerji olmaması hastanın huzursuz ve yorgun hissetmesine yol açar.

Alınan gıdalardan faydalanamayan vücut hücreleri depolanmış olan yağları enerji kaynağı olarak tüketmeye başladığı için kişi zayıflamaya başlar.

Kandaki şeker seviyesinin yüksek olması vücutta yer alan tüm dokulardan ve hatta göz merceğinden dahi su çekilmesine sebep olur. BU da kişilerin bulanık görmesine ve objelere odaklanamamasına yol açar.

Tüm belirtiler vücutta oluşan tahribatın hızına ve miktarına göre farklı sürelerde ortaya çıkar. Kimi durumlarda oldukça hızlı bir şekilde ilerleyen hastalıklar şeker hastalığı tanısı koyulmadan önce önemli bir belirti ile karşılaşmazlar. Diğer yandan haftalar, aylar belki de yıllar boyuca süren hastalıklar ile karşılaşmak da mümkün. Vücudun tahrip olma hızı enerji ihtiyacının yağ ve proteinler aracılığı karşılanmasına yol açar. Yağın aşırı yakılması sebebi ile ortaya çıkan ve keton cisimleri olarak bilinen son ürünler oldukça zararlı olup vücudun ketoasidoz adı verilen duruma geçmesine sebep olur. Bu durum hızlı solunum, yorgunluk, halsizlik ve karın ağrısına sebep olur. Bu belirtilere sahip olan kişilerin vakit kaybetmeden hastaneye gitmesi gerekir.

2. Tip 2 Şeker Hastalığının Belirtileri

Tip 2 şeker hastalığı, ağız kuruluğu, bol su içme, açlık hissi, sık sık idrara çıkma, kaşınan ve kuru bir cilt, ciltte oluşan yaraların geç iyileşmesi, vücudun sürekli enfeksiyon kapması, ayaklarda ve ellerde görülen uyuşma, karıncalanma ve hissizlik durumlar şeklinde belirtilere sahip olsa da bu tür durumlar yavaş yavaş kendini gösterir.

Daha Detaylı Bilgiler İçin TIKLAYINIZ!

Şeker Hastalığı Tanısı ve Testleri

Kan şekeri kontrol edilirken ortaya çıkan belirtiler doğrultusunda kendini belli eden tip 1 şeker hastalığı diğer diyabet türlerine göre çok daha kolay bir şekilde tespit edilebiliyor olsa da diğer şeker hastalıkları için aşağıda yer alan testlerden birinin ya da birkaçının yapılması gerekir;

Glike hemoglobin (A1C) testi: Bu test ile birlikte A1C seviyesinin %6,5 ya da daha yüksek çıkması halinde şeker hastalığı kendini belli eder. A1C seviyesinin normal değeri ise %5,7’nin altında olur.

Rastgele kan şekeri testi: Bu teste göre 200 mg / dL ve üzeri kan şekeri değerine sahip olmanız halinde şeker hastalığına sahipsiniz demektir.

Açlık kan şekeri testi: Bu testin sonuçlarında 100 mg / dL değerinin altında sonuçlara ulaşırsanız normal değerler göstermiş olursunuz. Fakat 126 mg / dL ve üzeri değerler şeker hastalığını işaret eder.

Oral glikoz tolerans testi: Şekerli sıvının içilmesinin ardından iki saat boyunca periyodik bir şekilde kan şekeri seviyesi ölçülür. Bu testi sonuçlarına göre 140 mg / dL ya da daha düşük bir değer normal durumu gösterirken, iki saatin ardından 200 mg / dL ve üzeri değerler şeker hastalığını işaret eder.

Gestasyonel diyabet tanı testleri için ise ilk glikoz bağışıklık testi ile glikoz takip tolerans testleri kullanılır.

Şeker Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Şeker hastalığının tedavi edilebilmesi için insülin ve oral ilaçlar kullanılır. Bunun için ise kan şekeri takip edilir. Sağlıklı beslenmek, düzenli bir şekilde spor yapmak ve sağlıklı kilo değerlerini korumak şeker hastalığını kontrol atlında tutmanızı sağlar. Şeker hastalığı tedavisi için uygulanmakta olan tedavi yöntemleri aşağıdaki gibidir;

  • İnsülin tedavisi
  • Düzenli spor yapmak
  • Tam tahıl ve sebze ağırlıklı besinler tüketip, rafine karbonhidrat, şeker ve hayvansal gıdalardan uzak durmak gerekir.
  • Reçeteli oral ya da enjekte edilen ilaçlar
  • Pankreas nakli
  • Bariatrik cerrahi

Şeker hastalığı söz konusu olduğu zaman bireylerin hayatlarında çeşitli ufak çaplı değişiklikler yapması gerekir. Şimdi bu durumlara bir göz atalım.

  • Şeker hastalığını kontrol altına almak
  • Düzenli bir şekilde spor yapmak
  • Doymuş yağ tüketmemek
  • Sağlıklı beslenmek
  • Diyabet bilekliği kullanmak
  • Göz muayenesi yaptırmak
  • Fiziksel muayene yaptırmak
  • Güncel olarak aşı yaptırmak (Hepatit B ve zatürre)
  • Ayak sağlığına dikkat etmek (Her gün ılık su ile yıkanması, nemlendirici sürülmesi, kızarıklık, kesik, yara ya da şişmelerin olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir.)
  • Sigara tüketimini bırakmak
  • Alkolden uzak durmak
  • Stresten kaçınmak
  • Diş bakımına önem vermek
  • Kolesterol ve tansiyonu kontrol altına almak
  • Fazla kilolardan kurtulmak

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here