Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Sinestezi Hastalığı

Sinestezi Hastalığı

259
0
PAYLAŞ

Kendinizde ya da çevrenizde “bir sesi görmek” ya da “görülen şeyi duymak” gibi bir vaka ile karşı karşıya kaldınız mı? Daha açık konuşmak gerekirse ağzınıza bir portakal dilimi atmadan evvel o dilime baktığınız zaman onun tadını birçoğumuz hissedebiliyoruz. Çünkü, portakalı daha önce tattık. Peki ya daha önce tatmadığımız bir nesneyi mesela bir kumanda ya da bardağı incelesek onlara bakınca zihnimizde bir tat hissedebilir miyiz? Bir müzik notasını duyduğumuz esnada gözümüzün önüne bazı renklerin gelmesi ya da bir tat hissetme durumu olabilir mi? Eğer durumun öznesi bir sinestezikse bu soruya “evet” cevabı verebiliriz.

Sinestezi Hastalığı Nedir?

Sinestezi, bir duyuyu başka bir duyu ile algılamaya verilen isimdir. Bir başka deyişle beynimizin duyduğunu zihin bir görsele çevirebilir, gördüğümüz şeyleri seslere dönüştürebilir ya da tat mekanizmasında işlenmesine sebep olabilir. Sinestezi hastalığında sesler ile koku duyulması, görülen şekiller ile tat algılanması, kişinin gördüğü renkleri duyması gibi durumlar mevcuttur. Sinestezi bozukluğu olan kişiler bu şekilde bir mekanizma ile karşı karşıya kalırlar.

Gazete okudukları sırada kelimeler renklere dönüşebilir, müzik dinledikleri sırada havai fişekler görebilirler. Sinestezi hastaları gökkuşağına baktıkları sırada bazı sesler duyabilirler. Kapı zili çaldığında ise etrafta farklı şekiller görme eğilimi gösterebilirler.

Sinesteziyi köken olarak inceleyecek olursak Yunancadan dilimize geçen bu kelime “birleşik duyu” anlamına gelir. Bozukluk ile yaşayan kişilerde bir duyunun otomatik bir şekilde başka bir duyuyu uyarması olarak da bilinir.

Sinestezi Türleri Nelerdir?

Sinestezi hastalığı genelde iki farklı türde karşımıza çıkar. Bunlardan birincisi sonradan kazanılan sinesteziyken diğer ise nedeni çözülemeyen sinestezi olarak adlandırılır. Bu iki türü yakından tanıyalım.

Sonradan Kazanılan Sinestezi Hastalığı: Hastalığın bu türüne yakalanan insanlarda sinestezi, başka bir hastalığın olması durumunda meydana gelen bir bozukluktur. Daha çok epilepsi hastalığı yüzünden hayatlarında zorluk çeken insanlarda duyular arası geçiş probleminin çokça rastlandığı tespit edilmiştir. Bu durumun nedeni olarak ise iki rahatsızlığın beyinde anormal bir elektrik üretilmesine sebep olması kanısı hakimdir. Aynı zamanda rahatsızlığın belirli bir zaman dilimi sonrasında kendi kendine iyileşme göstermesi beklenir.

Nedeni Çözülemeyen Sinestezi Hastalığı: Sinestezi rahatsızlığının bu çeşidi de her 25.000 kişiden birinde rastlanılan, ender bir vakadır. Sebepleri tam olarak çözülemese de kafada meydana gelen travmalar, yanlış kimyasal kullanımları, beyinde yer alan bazı bölümlerde hasar oluşması sürekli olmayan sinestezik rahatsızlıklara neden olabilir.

Bazı durumlarda ise sinestezi hastalığı etkilenen duyular ile sınıflandırılmakta ve ona göre adlandırılır. Örneğin, rakam formu sinestezisi, renk grafem sinestezisi, ses dokunma sinestezisi, ses renk sinestezisi gibi farklı sinestezi türleri de mevcuttur.

Sinestezi hastalarında sadece duyu değil algıların da birbirine karışması durumu karşımıza çıkabilir. Algı karışmasında ortaya çıkan durumlar çok mantıklı bir düzene sahip değildir. Sinestezi hastalığı yaşayıp algı karışmasından mustarip olan kişiler perşembe gününü sorumluluk sahibi, C harfini sinirli, 5 sayısını ise mutsuz olarak algılayıp tanımlayabilir. Halbuki bu sayıların, harflerin ya da günlerin bu kavramlar ile pek alakası yoktur.

Sinestezi Hastalarının Verdiği Tepkiler

Sinestezi hastalığı ile yaşayan insanlar farklı duyu çeşitlerine sahip oldukları için farklı deneyimler yaşasa, hastalığın reaksiyonları çeşitlilik içerse de yapılan kimi araştırmalar sinesteziklerin hem çocukluk hem de yetişkinlik çağlarında bazı benzer davranışlar gösterdiklerini ortaya koymuştur.

Sinestezi rahatsızlığına sahip olan bireylerin çocukluk dönemlerinde ceza alma, başkaları tarafından cezalandırma gibi korku ve endişeler yüzünden durumunu saklama eğilimi gösterdikleri öğrenilmiştir. Bu kişilerin yetişkinlik çağlarında ise doktorların durumlarını belirlemesi ile birlikte kendilerini anlamaya başladıkları belirlenmiştir.

Sinestezi Kimlerde Görülebilir?

Sinestezi hastalığı yaşayan insanlar için tanımlı ve yatkın karakterli bir kişilik yapısı henüz tespit edilmemiştir. Diğer taraftan kadınların erkeklere nazaran sinestezik bozukluklara sahip olma konusunda daha büyük eğilim gösterdiği ortaya çıkmıştır. Rahatsızlık ile alakalı genin X kromozomu üzerinde taşındığı konusunda da bazı görüşler vardır. Bu görüşlerin ortaya çıkmasının sebebi ise hastalığın anneden oğula, anneden kıza ya da babadan oğula, babadan kıza geçmesi gibi vakalar incelendiğinde babadan oğula sadece iki kez geçişinin tespit edilmesidir.

Sinestezi hastalarında matematiksel zekanın ve uzamsal becerinin düşük olduğu, bozukluğun beynin sol bölgesi ile alakalı olduğu düşünülür.

Beyin görüntüleme teknolojisi sayesinde sinestezi hastalarında hipokampüs ve limbik korteks etkinliklerinin normal kişilerden daha fazla olduğu tespitine de varılmıştır. Rahatsızlıkla ilgili henüz tam anlamıyla sonuçlar ortaya konamamasına rağmen hastalarda sanatsal açıdan daha başarılı çalışmaların ortaya konması gibi bir durumla da karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.

Sinestezi Belirtileri, Tanı Kriterleri

Sinestezi hastalığının tanısı için gerekli olan belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Hastalığın istemsiz ve otomatik bir biçimde ortaya çıkması
  • Konu ile alakalı algının sabit olup her zaman aynı biçimde meydana gelmesi
  • Algıların her mekanda oluşmayıp uzay zamanda bir yere sahip olma eğilimi göstermesi
  • Algı neticesinde güçlü duyularda birden boşalma görülmesi
  • Algıların hafızadan kolay silinmemesi

Sinestezi Tedavisi

Sinestezi tedavisi konusunda 2016 yılında ortaya çıkan yeni bir çalışma ile birlikte duyuların birbirine karışmaması için bir maske üretildi.

Intel Instructables tarafından yapılan bu maske sayesinde bu maskeyi takan sinestezi hastaları parmağa kadar uzanan vericiler ile donatılacak. Her nesneye ait kokular maskenin içerisinde kişiye iletilecek ve kokladığınız zaman başka hiçbir şey hissedilmeyecek. Renk algoritması ile yola çıkılıp hazırlanan bu yazılım sayesinde cihaz karşımıza çıkan her bir nesnenin rengini tarıyor ve bu nesnelere ait kokuları vericiler sayesinde buruna yolluyor. Yaklaşık üç aylık bir maske kullanım süreci neticesinde vücudun sisteme adapte olması ve duyuları tekrar geri kazanması hedefleniyor. Maskeyi kullanan insanların ellerindeki sensörlerin aracılığıyla kokuları ayrıştırması kolaylaşıyor ve hata yapma ihtimali sıfıra yaklaştırılıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here