Ana sayfa Hastalıklar Sinüzit Hastalığı

Sinüzit Hastalığı

31
0
PAYLAŞ
Sinüzit Hastalığı Nedir?

Grip ya da nezlenin ardından gelen burun tıkanıklığı, baş ağrısı, geniz ve burundan gelen yeşil ve sarı renge sahip olan akıntılar, adaptasyon güçlüğü ve halsizlik gibi belirtiler ile tespit edilebilen Sinüzit Hastalığı, her ne kadar herhangi bir mevsimde ortaya çıkabiliyor olsa da sıklıkla kış aylarında görülür. Kişilerin hayatının sekteye uğramasına sebep olan bu hastalık cerrahi ve medikal tedaviye çok iyi bir şekilde yanıt veren bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi bu konunun detaylarına iniş yapalım.

Sinüs Nedir?

Sinüsler, kafatasında yer alan kemiklerin içine yerleşen ve kanalları yani ağızları burun içine dönük olan ve içi hava ile dolu olan kemik boşluklarına verilen isimdir. Doğumdan sonra maksiler ve ethmoid sinüsler ortaya çıkar ve daha sonra frontal ve sfenoid sinüsler görülür ve böylelikle sinüs oluşumu ergenlik döneminde tamamlanmış olur. Sinüsler, karakterin belirginleşmesi, ses tınısının gelişmesini ve burundan geçenin havanının nemlendirilerek vücut ile aynı ısı değerlerine ulaşmasını, hava dolu içi sayesinde kafa ağrılarını azaltması ve başın dik durmasını sağlar.

Sinüzit Nasıl Oluşur?

Sinüs boşluklarında yer alan mukozanın mantar, bakteriyel ve viral sebepler ile iltihaplanması halinde sinüzit ortaya çıkar. Akut sinüzit iki haftadan kısa sürer iken, subakut sinüzit 2 hafta ile 3 ay arasında bir uzunluğa sahip olur. 3 aydan da uzun süren sinüzitler ise kronik sinüzit olarak tanımlanmış bulunuyor. Sinüzitin oluşmasını etkileyen birçok farklı faktör bulunsa da bunlardan en önemlileri; bağışıklık sistemi ve beraberinde gerçekleşen solunum yolu enfeksiyonları, burun kemiği ya da kıkırdağın eğri olması sebebi ile sinüs kanallarının kapalı kapalı olası ya da burun etinin büyüklüğü ve sinüs ve burun tümörü gibi burun ve sinüs anatomisinden kaynaklı sebepler, alerjik rinit, kirli hava ve genellikle çocuklarda rastlanılan geniz eti büyüklüğü.

Sinüzit Hastalığının Belirtileri

Sinüzitin en önemli belirtileri grip ya da nezlenin ardından kendini aşağıda yer alan belirtiler şeklinde gösterir.

  • Burun tıkanıklığı
  • Boğaz ağrısı
  • Burun ve genizden gelen ve sarı ya da yeşil renge sahip olan akıntılar
  • Ağız kokusu, tat bozukluğu ve koku
  • Yüz ve göz çevresinde meydana gelen zonklayıcı baş ağrısı
  • Hafif ateş
  • Adaptasyon güçlüğü ve halsizlik
  • Özellikle çocuklarda görülen öksürük, iştahsızlık, kusma ve bulantı şikayetleri

Burada dikkat edilmesi gereken şey her baş ağrısının sinüzit olmamasıdır. Yine de her on baş ağrısının bir tanesi sinüzite bağlı olarak karşımıza çıkar. Yukarıda yer alan belirti ve şikayetlerin bir ya da birkaçına sahip olan kişiler dahi böylesine sinsi bir hastalık sebebi ile muayene sırasında herhangi bir sorunun gözükmesine engel oluyor.

Sinüzitin en belirgin belirtilerinden birisi acıdır. Acı doğal olarak istenmeyen ve oldukça rahatsız edici bir durum olarak karşımıza çıkar. gözün üstünde, altında ve burnun etrafında yer alan sinüslerin enfeksiyon kapması acı çekmenize neden olur. Gözlerin arasında ve burnunu her iki yanında ağrılar hissedilir. Sinüzit hastalığında en çok ortaya çıkan belirti budur.

Sinüs enfeksiyonu sebebi ile çekilen ağrıların ardından gelen burun akıntısı da bir o kadar rahatsız edici bir durum olarak karşımıza çıkar. Sinüzitin oluşması burnumuzu sümkürme ihtiyacı hissetmemize sebep olur. Mukus fazlalığı, sinüslerin enfeksiyon kapması sebebi ile ortaya çıkar. Üstelik mukus burnun arkasında yer alan boşluk sebebi ile boğazınızdan aşağıya inerek rahatsız olmanıza sebep olur.

Enfeksiyonun ardından iltihap kapan sinüs sebebi ile burun ile nefes almak zorlaşır ve bu bölümde şişlikler meydana gelir. Yemekler ve içecekler artık koku ve tad olarak size ulaşmayı başaramaz.

Sinüzitin en büyük sorunlarından birisi ise baş ağrısıdır. Hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkan baş ağrısı, seslerin yankılanmasına ve acı çekmenize sebep olur. Özellikle sabahları meydana gelen bu ağrıların sebebi geceleri bir araya toplanan sıvılardır. Genellikle kış aylarında soğuk bir ortamdan sıcak bir orama geçiş yapan kişilerin baş ağrısı giderek kötüleşir.

Sinüzit ile ortaya çıkan bir diğer belirti öksürüktür. Özellikle uzun vadede ortaya çıkan ve boğazın arka bölümüne doğru hareket ederek irritasyona yol açan durumlar giderek kalıcı ve rahatsız edici olmaya başlar. Bununla birlikte geniz akıntısı sebebi ile boğaz ağrısı oluşması da mümkün.

Tüm bu belirtiler bir başka hastalık sonucu çıkmış olabileceği için kolay bir şekilde karıştırılabilen belirtilerden oluşur.

Detaylı Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ!

Sinüzit Hastalığı Neden Olur?

Sinüs enfeksiyonları hem hasta hem de çevre faktörlerinin etkileşime geçmesi ile ortaya çıkar. Virüslerin bulaşması ile birlikte üst solunum yolunda ortaya çıkan enfeksiyonlar en sık karşılaşılan sinüzit çeşidi olur. Sinüs ve burunları döşeyen mukozanın şişip kalınlaşması sonucunda dar sinüs boşalma kanallarının tıkanması, salgıyı kanallara taşıyan sistem fonksiyonlarının da bozulması, salgının dar boşalma kanallarını tıkayacak duruma getirecek kadar koyu bir hale gelmesi oksijenlenme bozukluğu ve sinüs içi salgı birikimine sebep olur. Birkaç gün içinde düzelmeyen bu durum akut bakteriyle sinüzitin yani oluşmasına sebep olur.

En sık karşılaşılan ikinci sinüzit ise alerjik tepkimeler sonucunda ortaya çıkar. Mukozada ödem oluşmasının ardından sinüs boşalma kanallarının tıkanması ile meydana gelen bu durum septum deviasyonu gibi burun içi eğrilikler ya da sinüs boşalma kanallarını daraltan durumlar ile, konka hipertrofilleri olan burun eti büyümeleri ve polipler gibi anatomik bozukluklar sebebi ile de sinüzitin ortaya çıkması mümkün.

Silier hareket bozuklukları ya da kistik fibrozis gibi nadiren görülen durumlar mukusun taşınmasını ya da en baştan üretilmesini aksatır ya da bozar. AIDS yani HIV virüsü, insüline bağlı şeker hastalığı, vücut savunma sistemine baskı yapan ilaçlar, kemoterapiler, çeşitli bağ dokusu hastalıkları ve immün fonksiyonları olumsuz bir şekilde etkilenerek sinüzite sebep olabilir.

Sinüzitten Nasıl Korunulmalıdır?

Ne tür bir enfeksiyon kapmış olursanız olun temelde yapmanız gereken şey korunmak olur. Üst solunum yollarında meydana gelen enfeksiyonlar damlacık ve hava yolu ile yayılır. Toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri, kapalı ortamlar ve asansör gibi yerlerde bireylerin çok daha dikkatli olması ve bu alanlarda havalandırmaların olması gerekir. Şüpheli bir durumun olması halinde önleminin alınması, sağlıklı ve düzenli bir şekilde beslenerek bağışıklık sisteminin korunması gerekir. Kısa vadeli önlemlere ilave olarak burun eti büyüklüğü, burun kemiği eğriliği, alerji ya da geniz eti büyüklüğü gibi durumların bulunması halinde tedavi olmanız önem taşır.

Sinüzit Hastalığının Tedavisi

Sinüzit hem cerrahi hem de medikal tedaviye oldukça iyi bir şekilde yanıt verir. Genellikle ilaç tedavisi ile iyileştirilen akut sinüzitler, sıklıkla antibiyotik kullanımı ile tedavi edilir. Hastalığın şiddetine göre 1 ile 3 hafta aralığında değişkenlik gösteren kullanım süresinin belirlenebilmesi için kullanılan en önemli kriter sarı ya da yeşil burun akıntısının geçmesinin ardından en az bir hafta kadar antibiyotik kullanılması olur. Uzun süre boyunca ilaç kullanmak hastalar için zor gelse de bu ilaçların kullanılmaması halinde sinüzitin tekrar etmesi ve kronikleşmesi gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Sinüzitin tedavisinde soğuk algınlığı hapları, burun açan spreyler, alerji hap ve spreyleri, sinüs ve burun yıkama sprey ve sıvıları kullanılıyor.

Kronik sinüzit söz konusu olduğu zaman ilk olarak ilaç tedavisi uygulanmalı, direnç gösterilmesi halinde ise cerrahi müdahaleye başvurulmalıdır. Radyolojik olarak sinüs içinde iltihap, mukosel ya da kalınlaşma görülmesi ve sinüs kanallarının kapanması halinde FESS adı verilen fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisinin yapılması gerekir. Bu ameliyatta başarılı olma şansı %90 oranında seyreder. Bu noktada merak edilen şey bu ameliyatın bir kez daha yapılıp yapılmayacağıdır. Polipli olgulara sahip olabilen burun içi ve sinüsler sebebi ile sinüzitin %30 oranında tekrar nüksetmesi mümkün. Çocuk yaşlarında da yapılabilen sinüzit ameliyatlarının 13 ve 14 yaşından sonra yapılması gerekir. Küçük, dar ve önemli yapıların çocukluk döneminde birbirine yakın olması sebebi ile bu dönemlerde sinüzit ameliyatları sınırlı ve dikkatli bir şekilde yapılıyor. Anatominin zor olduğu ve nüks ettiği durumlarda navigasyon BT eşliğinde daha güvenli yöntemlere başvuruluyor.

Detaylı Bilgi Almak için TIKLAYINIZ!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here