Ana sayfa Hastalıklar Su Çiçeği Hastalığı

Su Çiçeği Hastalığı

24
0
PAYLAŞ

Su Çiçeği Hastalığı, özellikle çocukken ortaya çıkan ve oldukça sık görülen bir tür viral hastalık olup, bu hastalığa yakalanan çocuklarda kaşındıran ve kırmızı renge sahip olan kızarıklıklar görülür. Genellikle hafif bir şekilde geçse de bu hastalığın kimi zaman zatürreye yol açtığı da görülür. 10 yaşın altında olan çocuklarda yaygın olsa da bir defa bu hastalığa yakalanan kişiler genellikle bu hastalığa karşı bağışıklık kazanır. Mart ve Mayıs aylarında görülme sıklığı daha yüksek olur.

Su çiçeği hastalığını geçirdikten sonra bağışıklık kazanamayan kişiler de bulunur. Bu kişilerde hastalığını tekrar nüksetmesi halinde aynı süreç tekrar başlar. Hastalığın sonlarına doğru ortaya çıkan kırmızı lekelerin kabuğa dönüşmesi ve dökülmesi ile birlikte hastalık vücuttan atılmaya başlasa da kimi çocuklarda ardında birkaç leke bıraktığı da görülür. Ortaya çıkan kızarıklıklar ise bacak, kol, göğüs, bel, koltuk altı ve yüz bölgelerinde görülür.

Bulaşıcı hastalıklar arasında olmasına rağmen korkutucu bir hastalık olmayan su çiçeği hastalığının ortaya çıkış sebebi varicella zoster adı verilen bir virüstür. Aşı ile korunabilinecek olan su çiçeği hastalığı her yıl okullarda yapılan aşıların arasında yer alır. Su Çiçeği Hastalığına yakalanan çocuklar genellikle yorgun ve halsiz düşer.

İçi su ile dolu olan kabarcık ve döküntüler ile birlikte burun akıntısı ve yüksek ateş gibi belirtiler de su çiçeği hastalığını işaret eder. Tedavisi için özellikle bir şey yapılması gerekmeyen bu hastalığın tedavisinden yazımızın sonunda bahsettik. Bu hastalık yaklaşık bir hafta içinde vücuttan atıldığı için bireylere yalnızca krem ve ağrı kesici gibi kaşıntı ve ağrıyı azaltmak için bu ilaçları kullanmak kalır.

Su Çiçeği Neden Olur?

Su Çiçeği Hastalığına sebep olan şeyin bir virüs olduğundan bahsettik. Bu hastalık, hapşırma, öksürme, bir başkası ile aynı ortamda bulunma ya da aynı kıyafetleri kullanma gibi sebeplerden dolayı yayılır ve bulaşır. Yaklaşık olarak 1 ile 3 hafta içinde kendisini gösteren hastalık genellikle 2 içinde bulaşıcı hale gelerek kızarıklıklar ortaya çıkartır.

Genellikle 10 yaş ve altında olan çocuklarda görülen bu hastalık her ne kadar hafif olsa da aynı hastalığın yetişkinlik döneminde görülmesi halinde oldukça sert bir şekilde geçtiği de bilinir. Su çiçeği geçirmiş olan bir anneye sahipseniz ya da su çiçeği aşısı olmuş olan bir kişiyseniz bu hastalığa  yakalanma olasılığınız düşer. Bununla birlikte anne su çiçeği ile karşılaşmamış ve bebek su çiçeği aşısı olmamış ise oldukça ciddi bir hastalık süreci başlar. Bebeklik döneminde ağır bir hastalıktan geçen kişilerin bağışıklık sistemleri diğer insanlara göre zayıf olur.

Su Çiçeği Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Su çiçeği hastalığı ilk olarak kaşıntı yapan kızarıklık şeklinde gözükür. Beraberinde vücudun her bir köşesine yayılan bu hastalık 7 ile 10 gün arasında sürer. Ağızda, üreme organlarında ya da göz çevresinde ortaya çıkacak olan su kabarcıkları oldukça acı verici olabilir.

Bu hastalığa yakalanan kişilerde genellikle yüksek ateş olur. Özellikle küçük yaşta görülen bu hastalık çocukların mide bulantısı çekmesine ve iştahlarını kaybetmesine neden olur. Kızarıklıklardan dolayı ortaya çıkan rahatsızlıkların sebebi ise genellikle kızamık hastalığıdır. Daima ortaya çıkan kaşıma isteğine karşı koymanız ve bu bölgeleri kaşımamanız gerekir. Su çiçeği hastalığının yan etkilerinden birisi ise baş ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu bir yana vajina ve ağız gibi bölgelerinde içinde bulunduğu çeşitli bölgelerde ülser oluşumu gözlenebilir. Bireyler kötü ve yorgun hisseder.

Üç farklı aşamada kendini gösteren kızarıklıklar ilk günlerde kırmız ve pembe renkli dikenlerin oluşması daha sonra bu dikenlerin kabarcık şeklini alması ve yara ile kabuk oluşumu ile birlikte bu kabarcıkların üstlerinin kapanması şeklindedir.

Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Su Çiçeğinin Risk Faktörleri

SU ÇİÇEĞİ BELİRTİLERİ

Varicella zoster ismine sahip olan ve hızlı bir şekilde bulaşıcı özelliğini gösteren bir virüs sebebi ile ortaya çıkan su çiçeği hastalığı, hapşırma ve öksürük yolları ile doğrudan bulaşarak damlacık ve kızarıklık şeklinde ortaya çıkar. Bu hastalık ile birlikte ortaya çeşitli risk faktörleri çıkar. Öyle ki su çiçeği hastalığına yakalanma olasılığını arttıran çeşitli durumlar bulunur;

  • Daha önce hiç su çiçeği hastalığına yakalanmamış olmak
  • Şu çiçeği aşısı olmamak
  • Su çiçeği hastalığına yakalanan kişilerden oluşan bir okulda okumak
  • Çocuk sahibi olmak

Su çiçeği hastalığına bir defa yakalanan kişiler genellikle bu hastalığı karşı ömür boyu süren bir bağışıklık kazanır.

Su Çiçeğinin Komplikasyonları Nelerdir?

Su çiçeği hastalığı her ne kadar genel olarak hafif geçen bir hastalık olsa da ciddi olduğu durumlar da bulunur. Yüksek risk altında olan kişiler için önemli komplikasyonlara sebep olabilir. Şimdi bu komplikasyonlara bir göz atalım.

  • Zatürre oluşumu
  • Toksik şok sendromu
  • Eklemlerde, kemiklerde, ciltte, kanda ya da yumuşak dokularda bakteriyel enfeksiyon
  • Kanama düzensizlikleri
  • Nadiren gerçekleşen ölüm
  • Beyinde ortaya çıkan tahrişler
  • Su çiçeği hastalığına yakalandığı sırada aspirin kullanan kişilerde görülen Rene’s sendromu

Bu bir yana hamile kadınların su çiçeği hastalığına yakalanması yeni doğan bebek için oldukça sorunlu bir dönem yaratır. Düşük kilo ile doğmak, doğumda ortaya çıkabilecek olan anormallik ya da kusurlar bu komplikasyonlardan birkaçıdır. Hamileliğin ilk haftasının ardından su çiçeği hastalığına yakalanma olasılığı yüksek olan bebeklere özel olarak ilgi göstermeniz gerekir. Zira bu dönem bu hastalığa yakalanan bir bebek için hayati tehlike söz konusu olabilir. Bu sebeple de doğrudan bir doktora gitmeli ve bu durumu sıkı bir şekilde takibe almanız gerekir. Bu hem anne hem de bebeğin sağlığı için oldukça önem taşır.

Su Çiçeği Teşhisi Nasıl Yapılır?

Şu ana kadar sizlere vermiş olduğumuz tüm bilgiler doğrultusunda mutlaka doktora gitmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Doktorlar tüm belirtiler doğrultusunda özellikle de kızarıklıklar sayesinde su çiçeği hastalığı tanısı koyabilir. Su çiçeği hastalığına dair bir şüphenin olması halinde kültür ve kan testleri yapılarak net bir sonuca varılır. Bu noktada birtakım şeyler yaparak doktorun da işini kolaylaştırmanız mümkün.

  • Su çiçeği hastalığının sizde ya da çocuğunuzda ne zaman görüldüğü
  • Hali hazırda sahip olmanız halinde sahip olduğunuz hastalıklar ve isimleri
  • Sizde ya da çocuğunuzda var olan herhangi bir kısıtlama
  • Kullanılmış olan ilaçlar ve bu ilaçların isimleri

Burada önemli olan şey hastalığın ne zaman oluştuğu ve belirtileridir. Yakın zamanda etrafınızda su çiçeği hastalığı geçirmiş olan biri olup olmadığı sorulur. Ayrıca su çiçeği hastalığı için aşı yaptırılıp yaptırılmadığı da sorulacak sorular arasında yer alır. Kısa bir süre önce herhangi bir hastalığa yakalanıp yakalanılmadığını ve yakalanıldığı takdirde ne tür ilaçların ne kadar süre boyunca kullanıldığı, bu süreç içinde hasta olan kişinin çocuk olması halinde okula gidip gitmediği ya da hasta olan kişi anne ise hamile olup olmadığı sorulur.

Su Çiçeği Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bünyesi sağlam olan sağlıklı çocuklar, su çiçeği hastalığına yakalandıkları dönemde herhangi bir ilaca ihtiyaç duymaz. Bu noktada vücutta meydana gelecek olan kızarıklıklar için antihistamin isimli ilacı almanız gerekebilir. Bu sayede kızarıklıkların giderilmesi sağlanır. Fakat normal süreçte işlemesi gereken bu hastalık kendiliğinde iyileşir. Daha sora da bireyler bu hastalığa ömür boyu bağışıklık kazanır.

Su çiçeği hastalığına yakalanmış olan kişilerin evde olması, bu hastalığın diğer kişilere bulaşmaması için önem taşır. Bununla birlikte bağışıklık sistemi de zayıflamış olan bu kişilerin evde olması daha sağlıklı bir ortamda iyileşme sürecini geçirmesini sağlar. özellikle okula giden diğer çocuklar için de hastalık riski azaltılmış olur. Diğer yandan hamile kadınlar ya da yetişkin bireyler bu hastalığa yakalandıkları takdirde bağışıklık sistemleri zayıflayacak ve halsizlik belirtileri ortaya çıkacaktır. Bağışıklık sisteminin tekrar güçlenmesini istiyorsanız doktorunuzdan ne tür ilaçlar kullanmanız gerektiği konusunda tavsiyeler almanız gerekir. Bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmanız ilerde daha büyük sıkıntılar ile karşılaşmamanız için büyük önem taşır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here