Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Takıntı Hastalığı

Takıntı Hastalığı

90
0
PAYLAŞ

Takıntı hastalığı daha çok psikolojik bir sağlık sorunu olarak değerlendirilir. Diğer ismi anksiyete olan ve tıp alanında obsesif-kompülsif olarak adlandırılır. Herkeste meydana gelebilecek psikolojik bir hastalık.

Takıntı Hastalığı Nedir?

Takıntı hastalığı daha çok insanları tekrar tekrar düşünmeye zorlayan ve kişiyi sadece davranışlarına odaklayarak, kısıtlayan bir hastalık. Takıntı hastalığına sahip olan kişiler daha çok kontrol edemedikleri sürekli tekrar ederler, stres oluşturan düşüncelerin var olur, korkular ve ayrıca bazı görüntülerden rahatsızlık duyarlar. Bu tür olumsuz durumların meydana getirdiği anksiyetede bazı alışkanlıkların acil olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünürler. Takıntı hastalığına ait olan bazı alışkanlıkları engelleme ya da zihninden tamamen uzaklaştırma şeklinde yapılır. Bu durum ritüel olan anksiyete hastalığını geçici bir süre için durdurur. Eğer obsesif düşünceler tekrar zihninde canlanmaya başlarsa, kişinin ritüeli vakit kaybetmeden tekrar etmesi gerekir. Takıntı hastalığına sahip olan kişiler normal günlük işlerini yapamaz hale gelir. Yani kısa bir süre içerisinde bitmesi gereken iş bazen kişinin saatlerini alabilir. İnsanların günlük rutin işlerinin aksamasına neden olur.  Takıntı hastalığı olan bireyler takıntılarının ya da saplantılarının gerçek olmadığını, mantıksız olduğunu fark edebilirler. Ancak takıntıları ve saplantıları konusunda kendilerini durdurmaları mümkün olmaz.

Takıntı Hastalığının Belirtileri

Takıntı hastalığı kişiye daha çok dürtüsel bir şekilde gelir. Eğer mantıklı bir telkin yapılırsa geçici bir süre ortadan kalkar. Ancak bir süre sonra tekrar geri döner. Bu nedenle hayatı çekilmez bir hale getirir. Herkesin genel olarak hayatında en az bir kere belirli bir durum, olay ya da bir düşünceyle ilgili şüphe duyduğu, endişeye kapıldığı olur. Ancak bu durumda insanlar gerçek bilgiye ulaştıktan sonra, takıntı hastalığı kısa bir süre içerisinde ortadan kalkar. Bir konu ya da düşünce üzerine takıntısı olan kişi bu durum geçtiği zaman rahatlar. Fakat bazı kişilerde şüphe ve endişe ileri seviyelerde olduğu için gerçeği ona anlatsanız bile rahatlama yaşayamaz. Hiçbir şekilde ikna olmaz. Herkesin aklına zaman zaman takılabilen, gece uyumayı engelleyen ve kişiyi heyecanlandıran düşünceler olabilir. Fakat takıntı hastalığı bu tür normal düşüncelerin daha uzun süre düşünülmesine neden olur ve daha çok zihni meşgul eder.

Bu tür takıntılı düşünceler zincirleme bir şekilde devam eder ve kişiye bir süre sonra zarar vermeye başlar. Takıntılı düşünceler oldukça inatçı ve dirençli özelliğe sahip olduğu için kişiyi çok bunaltır. Takıntı hastalığına sahip olan kişi daha çok rahatlayabilmek için elinden ne gelirse yapar ancak bu düşünceler geri gelir ve kaldığı yerden bunaltmaya devam eder. Her takıntılı bir düşüncenin mutlaka rahatlatıcı etkisi olan bir yanı var. Kişiler birçok çözüm deneyerek, içinde kendini bunaltan düşünceden kurtulamaya, rahatlamaya çalışır. Çünkü bu gerçek bir kaygıyla aynı olan bir korkuyu ifade eder. Takıntı hastalığının kişilerde görülen bazı belirtileri bulunur. Bu belirtiler,

  • Mikrop ya da pislik bulaşmasından korkma
  • Başkasına ya da eşyalara zarar vermekten korkma,
  • Hata yapmaktan ve başarısız olmaktan korkma,
  • Toplum önünde herhangi bir şekilde rezil olmaktan ve sosyal açıdan sakıncalı bir şekilde davranmaktan korkma,
  • İnsanlar hakkında olumsuz ve günahkar bir şekilde düşünmekten korkma,
  • Simetri, düzen ve mükemmeliyetçilik takıntısı,
  • İnsanlara karşı sürekli şüpheci ve kuşkucu olma, güvene olan ihtiyaç,
  • Sürekli yıkanma, ellerini silme ya da dokunacağı yerleri sürekli silme,
  • El sıkışmaktan ya da farklı yüzeylere dokunmaktan korkma,
  • Ocak, ütü, kilit gibi nesneleri sürekli kontrol etme,
  • Kendi evinde ya da dışarıda her şeyin pis olduğunu düşünme

Takıntı Hastalığı Neden Olur?

Takıntı hastalığı yapılan araştırmalar sonucunda Amerika’da 3.3 milyon yetişkin insanı, 1 milyon çocuk ve genci olumsuz bir şekilde etkiler. Takıntı hastalığı daha çok ilk çocukluk, gençlik ya da yetişkinlik döneminin ilk zamanlarında meydana gelir. İnsanların sosyoekonomik alt yapısına bağlı olmadan herkeste, tüm kadın ve erkekte eşit oranda ortaya çıkar. Takıntı hastalığı teşhisini koymak için laboratuvar testi yapılmaz. Doktor takıntı hastalığına sahip olan kişinin ritüellerine ne kadar zaman ayırdığını ve hastalık belirtilerini değerlendirerek, teşhis koyar. Takıntı hastalığının sebebi tam olarak bilinmiyor ancak uzmanlar daha çok biyolojik ve çevresel faktörlerin üzerinde duruyor.

1. Biyolojik Faktörler

İnsanların en önemli organlarından biri olan beynin çok karışık bir yapısı var. Bedenin normal çalışması için ihtiyaç duyulan ve nöron adı verilen çok sayıda sinir hücresi bulunur. Ayrıca nöronlar, elektrik sinyalleri ile bedenle iletişim kurar. Farklı yapıdaki kimyasallar ise bu sinyallerin nörondan nörona iletilmesinde büyük rol oynar. Beynin nörotransmiter kısmının seviyesinin biraz düştüğü zaman, takıntı hastalığı ortaya çıkar. Vücutta yer alan serotonin dengesizliği gibi bir durumda aile bireylerinden çocuğa takıntı hastalığı geçebilir. Bu durum da takıntı hastalığının genetik faktörlere dayandığını ispat eder. Aynı zamanda beynin farklı bir kısmı serotonin dengesizliğinden de olumsuz bir şekilde etkilenir. Bu sorun beynin planlama ile ilgili olan kısmına zarar verir.

2. Çevresel Faktörler

İnsanların daha önceki zamanlarda yaşamış olduğu olaylar ve bazı çevresel faktörler takıntı hastalığının oluşmasına neden olur. Bazı çevresel faktörler ise kişilerde var olan takıntı hastalığını daha kötü bir hale getirebilir. Taciz, hastalık, çok sevilen birinin vefat etmesi, iş ya da eğitimle ilgili sorunlar ya da ilişkilerle ilgili kaygılar, yaşamda olan değişiklikler gibi durumlar takıntı hastalığını tetikler.

Takıntı Hastalığının Tedavisi

Takıntı hastalığı sürekli tekrarlayan davranış ve düşüncelerden oluştuğu için terapiye, tedaviye direnci çok yüksek. Bu nedenle hastanın da aynı şekilde tedaviye olan inancının çok yüksek olması gerekir. Bazı durumlarda takıntılı düşünceler çok fazla ilerler ve kişi için her şey takıntı haline gelir. Kişi ne yaparsa yapsın bu takıntılardan asla kurtulamayacağını düşünür. Tedaviye karar vermek ve inanmak bu aşamada çok önemli. Çünkü takıntı hastalığının tedavisi uzun ve yorucu bir süreç olabilir. Takıntı hastalığına sahip olan kişilerle takıntıları mantıkla açıklanmayacak kadar saçma da olsa kişi kendine asla engel olamaz. Bu nedenle tedavide uygulanan terapide hastanın düşüncelerindeki mantıksızlığa da değinilir. Ayrıca hastanın düşüncelerini test etme imkanı tanınan denemeler yapılır. Bu durumda hasta kendi takıntılarının ne kadar mantıksız olduğunu fark eder. Birçok takıntılı düşüncenin ya da davranışın altında yatan neden bilinçaltında bulunan suçluluk hissidir. Bu nedenle tedavi insanların bilinçaltına yönelik yapılırsa, daha başarılı sonuçlar elde edilir.

Takıntı hastalığı kendi kendine geçen bir hastalık değil, bu nedenle tedavi edilmesi gerekir. Takıntı hastalığında uygulanacak olan tedavi ise ilaç ve bilişsel davranış terapisi.

1. Bilişsel Davranış Terapisi

Takıntı hastalığında kullanılan tedavi yöntemlerinden biri bilişsel davranış terapisi. Bu tedavi yöntemiyle kişi takıntı hastalığında yaşadığı ritüelleri gerçekleştirmeden korkularıyla yüz yüze gelmeleri sağlanır ve takıntı hastalığının şiddeti azaltılır. Bu tedavi ile takıntı hastalığı çok sık görülen ve abartılan durumların normale dönmesi sağlanır.

2. İlaç Tedavisi

Takıntı hastalığının farklı bir tedavi yöntemi ilaç tedavisi. Bu hastalığın geçmesi için hasta bazı antidepresanlar kullanır. Eğer hasta ilaç ve bilişsel davranış terapisi tedavisine yanıt vermezse, hastalık daha şiddetli bir hale dönüşürse, bu durumda Eloktrokonvulsif terapi kullanılır. Eloktrokonvulsif terapi sırasında hastanın başına elektrotlar takılır ve beyne bazı elektrik şoku verilir. Bu şok sonucunda hastanın abarttığı durumların normale dönmesi beklenir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here