Ana sayfa Hastalıklar Temasla Bulaşan Hastalıklar

Temasla Bulaşan Hastalıklar

33
0
PAYLAŞ
Temasla Bulaşan Hastalık

Bulaşıcı hastalıkların büyük bir çoğunluğu, öpüşme, sarılma, tokalaşma ve buna benzer yakın temas içeren hastalıklar doğrultusunda kendini gösterir. Yalnızca grip gibi hastalıklar değil aynı zamanda uçuk, verem, soğuk algınlığı ve su çiçeği gibi hastalıklar da bu tür yollar ile bulaşır. Temasla bulaşan hastalıklar genellikle sosyal temas yolu ile geçen enfeksiyonlar ile ortaya çıkar. Bu sebeple de bu tür hastalıklara sahip olan kişilerin yanak yanağa öpüşme, sarılma ve tokalaşma gibi eylemlerden uzak durmasında fayda var.

Temasla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?

1. Kuduz

Virüslerin yol açtığı, genellikle hayvandan insana geçen, merkezi sinir sistemini,  omuriliği ve beyni etkileyen bir hastalık olan kuduz genelikle ölüm ile sonuçlanır. Kuduza sebep olan virüs kuşlar gibi sıcakkanlı hayvanlar ve memelilerin hücrelerinde yaşar. Yarasa, tavşan, tilki ya da kurt gibi hayvanların ısırıkları aracılığı ile geçiş yapan kuduz virüsü, yabani hayvanlarda yaygın bir şekilde görülür. Bu hastalığın insanlarda görülme sebebi ise köpek ya da kedi gibi evcil hayvanlar olur.

Bu sebepten dolayı da evcil hayvanı olan kişilerin hem hayvanlarına hem de kendilerine kuduz aşısı yaptırması önem taşır. Hastalık kapmış hayvanların salyalarında yer alan virüsler, hayvanın ısırığından vücudun içine sızarak yavaş yavaş beyne ulaşır. 10 gün ile 6 ay aralığında bir kuluçka süresine sahip olan bu hastalık, ısırığın büyüklüğüne göre ters orantılı bir şekilde kuluçka süresine sahip olur.

Kuduz virüsü omuriliğe ve beyne yerleştikten sonra belirtilerini göstermeye başlar. Bu noktadan itibaren hırçın, tedirgin ve huzursuz davranışlar sayesinde bir hayvanın kuduz olup olmadığı kolay bir şekilde anlaşılabilir. Zira bu tür duygular merkezi sinir sisteminin uyarılmasından kaynaklanır. Bu tür davranışlar, hasta olan hayvanın etrafındaki canlılara saldırmasına sebep olur. Bu noktada hayvan kudurma evresine girmiş olur. Daha sonra felç belirtileri ortaya çıkar ve hayvan ne su içmek ister ne de tükürüğünü yutabilir. Ağzından salyalar akan hayvanın boğazına bir şey takılmış gibi boğuk bir ses çıkardığı görülür. Işıktan rahatsız olan bu hayvanlar bir hafta içerisinde hayatını kaybeder. Bu belirtiler insanlarda da aynı şekilde görülür. Henüz merkezi sinir sistemi kaynaklı sorunların çözülememesi sebebi ile bu hastalığın belirtilerinin ortaya çıkması halinde tedavi imkanız bulunmaz.

2. Tetanos

Tetanos Hastalığı

Halk arasında tetanoz olarak bilinse de esasında tetanos şeklinde doğru bir kullanıma sahip olan bu hastalık genellikle çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde kendini gösterir. Tonik kasılma belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olan ve ciddi bir bakteriyel hastalık olan tetanos, ölümcül sonuçlara sebebiyet verebilir. Kazıklı humma olarak da bilinen bu hastalığın günümüzde aşısı yapıldığı için nadir olarak görüldüğü düşünülüyor olsa da esasında özellikle gelişmemiş ülkelerde sıklıkla rastlanır. Zira bu tür üçüncü dünya ülkelerinde aşılama pek yaygın bir şekilde gerçekleşmez. Clostridium tetani olarak da bilinen bakterinin deride oluşan yaralar aracılığı ile vücuda girmesi sonucunda kendini gösterir. Aşı ile korunmayan kişilerin ölümüne dahi sebep olabilecek olan bu hastalık, yanıklar, hayvan dışkısı, toprak, at gübresi, böcek ısırıkları, yabancı cisimlerin bulaştığı yaralar ve bileşik kırıklar sebebi ile ortaya çıkabilir. Arı sokması ile dahi bulaşabilen bu hastalık yeni doğan bebeklerin göbek kordonlarında, okul çağında olan çocukların kronik kulak iltihaplarında, sünnet ya da dövme yaptıran kişilerde, kulak zarı delinirken, iyi sterilize edilmemiş olan enjeksiyonlarda ya da uygunsuz düşüklerde ortaya çıkabilir.

3. Şarbon Hastalığı

Genellikle ot yiyen hayvanlarda görülen şarbon hastalığı, bu hayvanlar ile temasa geçilmesi ya da bu hayvanların yenilmesi sebebi ile ortaya çıkan bakteri bazlı bir tür hastalıktır. Bir bakteri türü olan şarbon basilinin, insandan insana geçmesi mümkün değildir. Ölüm ile sonuçlanabilen bu hastalıktan korunmak için yapılacak olan aşı, %90 oranında koruyucu özellik taşır. Tam olarak sebebi bilinmese de bu hastalığa ait vaka sayısı giderek azalır. Güney Amerika, Afrika ve Asya bu hastalığın genel olarak rastlanıldığı yerlerdir. 2001 yılından beri bu hastalığa rastlandığı görülmemiş olsa da ülkemizde 150 kişide bu hastalığın olduğu tahmin ediliyor.

Şarbonun ne zaman ya da nasıl ortaya çıktığı bilinmemek ile birlikte laboratuvar çalışmalarında ya da biyolojik bir silah yapmak üzere ortaya çıktığı düşünülüyor. Çok kolay bir şekilde yayılabilecek olan bu hastalık, kaynağı bol olduğu için tercih edilmiş oabilir.

4. AIDS

Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu adı verilen AIDS hastalığı, HIV virüsü sebebi ile ortaya çıkan, doğum sırasında anneden bebeğe, cinsel ilişki sırasında partnerden partnere, çeşitli sebeplerden dolayı kan yolu ile ya da emzirme sebebi ile bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, hastalıklara karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemine saldırır ve onu yok eder. Bu sebepten dolayı da HIV virüsüne sahip olan kişilerin en basit hastalığa yakalanma olasılığı dahi oldukça  yüksek olur. Bununla birlikte HIV virüsüne sahip olan herkes AIDS hastalığına yakalanmış olmaz. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülen bu hastalık her yaşta görülebilir. Bu hastalığa yakalanıp yakalanmadığınızı anlamak için kan testi yaptırmanız gerekir.

Vücuda girmesinin ardından anında hastalığa sebep olmayan bu hastalık, kendini hiçbir şekilde belli etmez. 10 ya da 12 yılın ardından kendini gösteren bu hastalık, bir başkasına bulaşabilir. HIV virüsü bulaşan kişilerin bu virüsü vücudundan atması ya da herhangi bir şekilde bu virüsten kurtulması mümkün olmaz. Bununla birlikte virüsün etkilerini engelleyebilmek adına üretilmiş olan ilaçlar bulunur. AZT yani Zidovudine isimli ilaç bu virüsün artış göstermesine engel olur. Bu virüs sayesinde HIV virüsünün etkileri giderilir ve hastanın yaşam süresi artar.

5. Frengi

Sifiriz Hastalığı

Treponema Pallidum isimli bakteri sebebi ile ortaya çıkan sifiliz ya da bir diğer ismiyle frengi hastalığı, cinsel yolla bulaşır. Kronik bir enfeksiyon olan bu hastalık 100.000 kişiden 2.5 kişi de görülür. Afrika kökenli Amerikalı kişilerde, beyazlara göre 30 kat daha fazla görülen bu hastalık oldukça uzun zaman boyunca insanların başına bela olmuş bir hastalıktır. Son yıllarda bu hastalığa yakalanan kişilerde artış görülmesinin sebebi günümüzde homoseksüelliğin artış göstermesi ve ilişki serbestliğinde görülen artışlar bu hastalığın da artış göstermesine sebep olmuştur. Bu nedenle de her yıl yaklaşık 15 milyon kişi bu hastalığa yakalanır. Hasta insandan sağlıklı insana cinsel ilişki yolu ile geçe bu hastalık, genital bölgenin teması ile birlikte bir yara vasıtası ile diğer kişiye geçer. Oral ya da anal seks sebebi ile bulaşan bu hastalık farklı şekillerde de bulaşabilir. Frengi hastalığına sahip olan bir hastanın kanı, bir başka kişi ile temas ederse hastalığın bulaşma ihtimali düşük olsa da bulunur.

6. Gonore

Neisseria Gonorrhoeae ya da Gonokok isimleri ile bilinen ve bir tür bakteri enfeksiyonu olan bu hastalık, cinsel yolla bulaşmakta olan hastalıkların arasında en sık rastlanılan hastalık olarak da bilinir. Amerika Birleşik Devletlerinde her yarım dakikada bir kadın bel soğukluğuna yakalanır. Üç beş gün içinde kuluçka döneminin ardından hastalık bulaşıcı hale gelir. Bel soğukluğuna sahip olan bir erkek ile ilişkiye giren her kadın bu virüse sahip olmaz. %60 ve %90 aralığında bir bulaşma oranı olan bu hastalığın, kadınlardan erkeğe geçme olasılığı düşüktür. Bu hastalığın bir kadıdan erkeğe geçme olasılığı %20 ile %40 aralığında görülür. Kadınların rahim ağzına yerleşen bu virüs, vajina dokusunun yapısı sebebi ile genellikle buraya yerleşmez. Servik adı verilen rahim ağzı dışında vajinan girişinde her iki yanda yer alan bartholin bezleri ve ürethtra gibi yerlerde de virüs bulunabilir. Kadınların %80’inden fazlasında bu hastalık herhangi bir belirti göstermez. Bu da kuluçka döneminin belirsiz olacağını işaret eder.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here