Ana sayfa Hastalıklar Tetanoz Hastalığı

Tetanoz Hastalığı

21
0
PAYLAŞ
Tetanos Hastalığı

Kazıklı humma olarak da bilinen ve ölümcül bir bakteriden dolayı ortaya çıkan tetanoz hastalığı, Clostridium tetani adı verilen bir bakterinin açık yaraları işgal etmesi ve bu şekilde vücuda giriş yapması ile ortaya çıkar. Tetanos hastalığı kendisini bakterinin vücuda girmesinin ardından 3 gün ve 3 hafta aralığında gösterir. Bu hastalık genellikle iki hafta içinde belirtilerini göstermeye başlar. Birçok hastanın çene kaslarında orta şiddette kasılmaların başlaması ile birlikte kendini gösteren bu hastalık, çeneyi kontrol eden kasların şiddetlenmesine ve bu kasların kitlenmesine neden olur.

Bu kasılmalar, sırt, boyun, göğüs ve karın kaslarında da ortaya çıkabilir. Bu tür kasılmaların solunumda rol oynayan kasları da etkilerse bu durumda solunum ile ilgili sorunların da ortaya çıkması muhtemeldir. Tetanoz hastalığının tedavisi genellikle izole bir ortamda ve yoğun bakım altında yapılır. Enfeksiyonun ilerlemiş ve gelişmiş olması halinde gerekli tedavi yapılmamış olursa hastanın ölmesi dahi mümkün olur. Bu hastalığın seyri ne kadar ağır olduğuna göre değişiklik gösterir. Hafif tetanoz ve lokal olgularda ölüm ortaya çıkmaz. Bu hastalığa yakalanmamak için aşı olmanız sizi en az 10 yıl boyuna %95 oranında korur.

Halk arasında tetanoz olarak kullanılmakta olan ve şu ana kadar bizim de bu şekilde bahsetmiş olduğumuz bu hastalık esasında tetanos şeklinde doğru bir kullanıma sahiptir. Tetanos hastalığı genellikle hayatın ilk dönemlerinde ortaya çıkan tonik kasılmalar ile belirti gösteren, ölümcül olabilecek türden bir bakteriyel hastalıktır. Bu hastalığa sebep olan durumlar tetanos aşısı sayesinde neredeyse tamamen giderilmiş olduğu için eskisi gibi ölümler ile sonuçlanan vakalara rastlamak pek mümkün olmaz. Fakat aşılamanın pek fazla yaygın olmadığı 3. Dünya ülkelerinde yaşayan kişiler için bu hastalık hâlâ ölümcül olmaya devam eder.

Açık kırıklar, yanıklar, böcek ısırıkları, hayvan dışkısı, yabancı cisimlerin bulaştığı yaralar ve at gübresi gibi şeyler aracılığı ile vücuda girmeyi başaran tetanos bakterisi arı sokması ile dahi vücuda bulaşabilir. Bu bir yana okula yeni başlayan çocuklarda, yeni doğan bebeklerin göbek kordonu kaynaklı enfeksiyonlarında, iyi bir şekilde sterilize edilemeyen enjeksiyonlarda, kulak zarı delinmesinde, uygunsuz düşüklerde, sünnette ve dövme yaptırma gibi durumlarda ortaya çıkabilir.

Tetanoz Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Clostridium tetani adı verilen bakteriler cilt bütünlüğü bozulmuş olan dokularda başka bakteriler ya da yabancı cisimler aracılığı ile anaerob koşulları fırsat bilerek gelişmeye başlar. Vejetatif formları dezenfektan maddeler ya da ışın ile zararsız bir hale getirilebilen bu hastalık ışıksız ortamda kuru bir şekilde yıllar boyunca kendini koruyabilir. Yıllar boyunca toprakta yaşayabilen bu bakteri otoklavda  121 derecede 12 dakika içinde, Pasteur fırınının içinde 160 derecede bir saat içinde ve kaynayan suyun içinde dört saat içinde ölür. Kurşun yaraları, donmalar, yanıklar, yabancı cisim sebebi ile açılan yaralar ya da yaralara giren yabancı cisimler, sterilize edilmemiş koşullarda yapılan cerrahi girişimlerde bu hastalık ortaya çıkabilir. Bu bir yana bu bakteri sporları kimi zamanlarda, oldukça nadir de olsa önceden alınmış olabilir. Bu durumda herhangi bir belirti göstermeksizin gelişebilecek olan enfeksiyon, sinir sistemini dahi etkileyebilen toksik madde üretimine başlar ve omurilikten kaslara doğru giden sinir sinyallerini engelleyerek ciddi kas spazmlarına yol açar. Öyle ki bu spazmlar kasları yırtacak kadar şiddetli bir şekilde görülebilir.

Tetenos Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Tetanos hastalığının çeşitli belirtileri kendini 3 gün ile 3 hafta arasında göstermekte olup genellikle 2 hafta içinde ortaya çıkar. Bu süre dilimi yaranın özelliği, yaranın vücuda girdiği yer, ne kadar toksine sahip olduğu, toksinlerin sinir sistemine ulaşma süresi gibi değişkenlerden etkilenir. Kuluçka süresi bir haftadan kısa süren durumlarda hastalık oldukça ciddi durumlara ulaşabilir. Bakterinin vücuda nereden girdiği genellikle bilinir. Kimi durumlarda enfeksiyon ya da yaralanmaya rastlanmaz. Bu tür durumlarda yapılan tahminler sporların geçmişte yaşanmış olan yaralanmalar doğrultusunda minör travmalar aracılığı ile aktif hale geldiğini gösteriyor. Tetenos hastalığı kendisini ilk olarak çene kasılması, sertleşmesi ve kitlenmesi şeklinde göstermekte olup, karın, sırt, boyun ve göğüste de kasılmalara yol açabilir. Tetanos hastalığının belirtileri şu şekilde sıralanmış bulunuyor;

1. Çene Kası Sertleşmesi

Tetanos hastalığı sebebi ile ilk ortaya çıkan şey çene kası spazmları ve beraberinde çene kaslarının katılaşarak neticesinde kapalı bir şekilde kitlenmesi olarak karşımıza çıkar. çene kasılması sebebi ile salya akması ya da ağzın açılamaması doğrudan doğruya tetanos hastalığını işaret eder.

2. Boyun Sertleşmesi

Tetanos hastalığı doğrultusunda oluşan toksinlerin giderek aşağıya doğru inmesi halinde belirtilerin de ortaya çıktığı görülür. Çene ve yüz spazmlarının ardından boyun sertleşir.

3. Yutkunma Zorluğu

Boynun sertleşmesinin ardından yutkunma zorlukları baş gösterir. Yutkunmayı sağlayan kasların kas spazmı ile işlevini yitirmesi halinde yutkunmak oldukça zor bir hal alır. Baş ağrısı, ateşle birlikte terleme ve solunum güçlükleri de diğer belirtiler olarak karşımıza çıkar.

4. Yüzdeki Spazmlar

Yüzde meydana gelen spazmlar erken dönem tetanos belirtisi olarak bilinir. Bu tür spazmlar çenenin aşağı ve yukarı doğru kasılması ile kendisini gösterir. Bu da yüzün normal olmayan ifadelere bürünmesine sebep olur. Öyle ki bu kişilerin yüzlerinde tuhaf bir gülümseme hali söz konusu olur.

Ayrıca genellikle midede meydana gelen ve istem dışı ağrı verici kasılmalar, yüksek kalp hızı, tansiyon artışı, kas tutulmaları ve idrar tutamama sorunları da baş gösterir. Tetanos belirtilerinin diş apsesi, kuduz, akut batın, menenjit, epilepsi, tetani, htpokalsemik, narkotik mahrumiyeti, striknin zehirlenmesi, antipsikotiklerin distonik reaksiyonları ve deserebrasyon gibi hastalıklar ile karıştırılır. Bu noktada özellikle strikin zehirlenmesi ile tetanos hastalığının karıştırılmaması gerekir.

Tetanos Hastalığının Komplikasyonları

kasılma ve uzun süre yatma sebebi ile ortaya çıkan komplikasyonlardan bazıları kalp krizi, hipertansiyon, zatürre, hipotansiyon, boğulma ve solunum yetmezliği şeklinde görülür. Ayrıca aspirasyon pnömonisi, atelektazi, respiratuar distres, pulmoner emboli, venöz tromboz, primer yara enfeksiyonu, vertebra ya da uzun kemik kırıkları, akut peptik ülser, myozitis ossificans circumscripta ve rabdomiyoliz gibi komplikasyonlar olarak görülür.

Tetanos Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tetanos hastalığının izole bir ortam altında, yoğun bakım koşulları altında tedavi edilmesi gerekir. Bu noktada amaç havasız kalma ile ölümün önüne geçilmesi, biraz önce bahsetmiş olduğumuz komplikasyonları oluşmadan önce engellemek, spazmları azaltmak, toksinleri nötralize etmek, hastalığın nüks etme ve yeniden ortaya çıkma ihtimalini önlemek ve mevcut lezyonu tedavi etmek şeklide olur.

İlerlemiş ve gelişmiş olan bir tetanos hastalığının ölüm ile sonuçlanma olasılığı dahi bulunduğu için üzerine düşülmesi gereken bir hastalık olan tetanos hastalığında, hafif tetanos ya da lokal oranlarda ölüm görülmezken, orta olgularda vakalarda ölüm gerçekleşebilir. Tetanos hastalığına yakalanan her 100 kişiden 5 ile 10 arasındaki kişi ölür. Fakat bu hastalığın ağır olması halinde neredeyse her iki kişiden biri hayatını kaybeder. 40 yaş ve üzeri kişilerde ve bir haftadan kısa süren kuluçkalar ölüm olasılığını arttırır. erken fark edilen tetanos hastalığında, erken teşhis sayesinde başlanacak olan tedavi ile birlikte hastalar eski formuna kavuşabilecek olsa da bu süreç aylar boyunca devam eder.

Tetanos hastalığının tedavisi için loş, sabit ısılı ve gürültüsüz bir ortamda yatak istirahatı önem taşır. Tetanos immün globulin adı verilen antitoksin sinir dokularına ulaşmayı başaramayan tetanos mikroplarını yok eder. Kasılmayı önlemek için antibiyotik, yatıştırıcı, kas gevşetici, suni solunum cihazı ve yaşam desteği gibi desteklerin verilmesi mümkün olur. Kimi durumlarda yaranın temizlenebilmesi ve mikrobun giderilebilmesi için zehrin kaynağını ortadan kaldırabilmek adına ameliyat yapılabilir.

Delici yaralanmalar, yanma, donma, ezilme, kurşun yarası, salyalı, feçesli ya da çamurlu yaralar tetanosa davetiye çıkartır. Aşılanmamış olan ya da aşılanma durumu bilinmeyen kişilere Tetanos immün globulin farklı enjektörler yardımı ile enjekte edilir. Yaranın ciddi olması halinde ve son dozun on yıldan önce yapılması halinde TİG 500 ünitesi verilir.

Yaralanmalarda tetanosun önüne geçebilmek adına yapılması gereken şey yarayı temizlemek olur. Yabancı cisimlerin ve püyün drenajı nekrotik dokunun temizlenmesi oldukça büyük bir önem taşır. Antibiyotik tedavisi sayesinde bakteri bulaşmış olan yaralardaki tetanos riski azalır. Bu noktada aşı büyük bir önem taşır. Yaralanma vakalarında, kullanılmama ya da ne kadar kullanıldığına bağlı olarak farklı dozajlarda aşı yapılır.

Ülkemizde neredeyse kimsenin aşı kaydı olmadığı için bireyler hangi aşıları olduklarını bilmez. Bu nedenle son beş yıl içinde aşı olmayan kişilerin tekrar aşı olması mantıklı bir karar olur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here