Ana sayfa Hastalıklar Tifo Hastalığı

Tifo Hastalığı

29
0
PAYLAŞ

Pis yiyecekler ya da kirli sular sebebi ile bulaşan tifo hastalığı, genellikle sonbahar ya da yaz aylarında görülür. Her ne kadar sıradan bir hastalık gözüyle bakılsa da organları önemli derecede tahrip edebilir. Gribal enfeksiyonlara benzer belirtiler gösteren bu hastalığın mutlak surette tedavi edilmesi büyük önem taşır. Ayrıca bu hastalık bulaşıcı olduğu için sağlıklı kişilerin bu hastalığa sahip olan kişilerden uzak durmasında fayda var.

Tifo hastalığı çeşitli evrelere sahip olup, tedavi edilmediği takdirde göz, kulak, kalp, akciğer, böbrek ve beyin sinirlerini etkiler. Tifo hastalığının aşısı sayesinde görülme olasılığı düşse de günümüzde kimi zaman görüldüğü de gözlemlenmiş bulunuyor. Bununla birlikte bu hastalığın tifus hastalığı ile karıştırılmaması da gerekiyor.

Doktor kontrolünde teşhis edilmesi gereken bu hastalık, dışkı, tükürük, idrar ve kan örnekleri doğrultusunda tespit edilir. Tifo teşhisi durumunda ise hastalığın hangi aşamada olduğu belirlenir. Belirlenecek olan aşamaya göre ise hastalık tedavi edilir.

Tifo hastalığı, salmonella adı verilmiş olan bir bakteri sebebi ile ortaya çıkar. Bulaşıcı bir mikrop bakteri olan bu mikrop kolay bir şekilde mideye ulaşmayı başarır. Mide asidin burada oluşan bakterilerin büyük çoğunluğunu öldürse de asitlerden kurtulmayı başaran bakterilerin çoğalarak bağırsaklara ulaşması halinde tifo hastalığı kendini gösterir. Safradan güç alan bakteriler, oldukça hızlı bir şekilde ürerler. Öyle ki oluşum ve üreme ile birlikte hastalığın ilk aşaması başlar ve 10 ile 15 gün içinde kuluçka dönemi sona erer.

Tifo Hastalığı Neden Olur?

Tifo hastalığının en büyük nedenleri arasında hijyenik ortamlarda üretilmemiş olan besinlerin tüketimi, temiz olmayan banyo suyu ve içme suyu şeklinde karşımıza çıkar. Bu sebeple güvenmediğiniz katı ya da sıvı hiçbir besini tüketmemeniz ve bilmediğiniz sularda yüzmemeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle ortak havuzların kullanıldığı yerlerde de bu hastalığın bulaşma riski olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu hastalık fareler ve karasinekler tarafından taşınır. Vücuda girdikten bir hafta sonra, yani kuluçka dönemi içerisinde iken aktif hale gelen tifo hastalığı, genellikle gelişmekte olan ülkelerde görülür. Öyle ki Avustralya’da ortaya çıkan tifo hastalığına sebep olan şeyin Endonezya ve Hint yarım adası olduğu öğrenildi. Tifo hastalığına sahip olan kişilerin ortak kullanım alanlarında durmamasında fayda bulunur.

Tifo Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Tifo hastalığına yakalanmış olan kişilerin vücutlarında, hastalığın ilk haftasında baş ağrısı, halsizlik ve vücut kırgınlığı tespit edilir. Yüksek ihtimalle gece başlayan ateşler 39 – 40 dereceye kadar çıkar. Hastalığın ikinci haftasında koltuk altında kırmızı lekeler görülür. Kabızlık, dilde kuruma ve dalakta büyüme gibi belirtiler de ortaya çıkar. Hastalığın üçün haftasında ise durum ciddileşmeye başlar. Zayıflama, burun kanaması, bağırsak delinmesi, karın şişmesi, bilinç kaybı, bademcik iltihaplanması, vücutta kızarıklık ve tansiyon düşmesi gibi durumlar bu belirtilerden birkaçı olarak karşımıza çıkar. Hastalık tedavi edilmediği takdirde belirtiler daha da ciddileşir ve hastalığın beşinci haftasından itibaren iyileşme süreci başlar. Doğru bir şekilde kullanılacak olan ilaç tedavisi hastalığın vücuttan atılmasını hızlandırır.

Tifo Hastalığının Risk Faktörleri

Tifo hastalığı, dünya genelinde büyük sorunlara yol açmış ve insanların hayatını tehdit eden bir hastalık olup gelişmekte olan ülkelerde yılda ortalama 26 milyon kişide görülüyor. Afrika, Güneydoğu Asya, Hindistan ve Güney Amerika bölgelerinde yaygın bir şekilde görülen bu hastalık seyrek de olsa dünyanın diğer bölümlerinde de görülür. Genellikle çocuklara bulaşan bu hastalık bu dönem içinde yetişkinlere göre çok daha ağır geçer. Bu bir yana endemik olarak tifoya rastlanılan ülkelere seyahat ya iş sebebi ile giden kişilerin, laboratuvar altında araştırmalar yapan mikrobiyologların, hemşirelerin, doktorların, tifolu bir hasta yakınının ve kanalizasyon suyu karışan suların içilmesi halinde tifoya yakalanma riski artar.

Tifonun Komplikasyonları

Tifo hastalığının en büyük komplikasyonu bağırsaklarda oluşan oyuk ve kanamalar şeklinde karşımıza çıkar. Hastalığın genellikle üçüncü döneminde ortaya çıkan bu durum, bağırsak ile birlikte diğer organların da delinmesine yol açabilir. Böylelikle karın ağrısı, kan dolaşımı enfeksiyonu, kusma ve bulantı gibi durumlar ortaya çıkar. Bu tür durumlar bireylerin tüm organlarını mahvetme potansiyeline sahip olduğu ve hayati önem taşıdığı için bir an önce müdahale edilmesi gereken durumlar olarak bilinir.

Tifo hastalığı söz konusu olduğu zaman daha az yaygınlık gösteren çeşitli durumlar da bulunur. Bunlar kalp kası iltihaplanması olan mikokardit, endokardit olarak bilinen kalp kapakçığı zarının iltihap kapması, zatürree, safra kesesi ve böbrek iltihabı, pankreas iltihabı, beyin zarı ve omurga iltihabı, delirme hali, paranoya ve halüsinasyon gibi durumlardır.

Tifo Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tifo hastalığının tedavi edilebilmesi için öncelikle hastalara yakın zamanda yaptığı seyahatler ve kullandığı ilaçlar sorulur. Soruların ardından çeşitli kan ve kültür testleri yapılır. Kemik iliği, idrar, dışkı ve kan testleri bu noktada en sık kullanılan testlerdir.

Tifo hastalığının tedavisi yapılırken hastanın durumu da dikkate alınır. Ağır hasta olan kişiler hastaneye yatırılırken, hafif hastalar damar yolu ile antibiyotik verilerek ilaç tedavisi yapılır. Bu sırada bol su içmesi gereken hastalar, vücutlarının enerjisini mikroplar ile savaşmaya yöneltebilir. Tedavi edilmediği takdirde ciddi derecede hayatı tehlike altına alan bu hastalık sıradan bir enfeksiyonmuş gibi kendini gösterdiği durumlarda tifoyu belli etmeyerek, hastalığın tespitini geciktirir. Tedavi aşamasında belirtileri azalmakta için antibiyotik kullanılır. Bu hastalık söz konusu olduğu zaman ateşi düşürmeye ve ağrıyı dindirmeye çalışmak gerekir. Bununla birlikte hastaların yedikleri şeylere de dikkat etmesi gerekir. Enerji verici, doğal ve sağlıklı gıdaların kolay bir şekilde sindirilebilenleri tercih edilmelidir.

Bu noktada tifo hastası ile aynı evde yaşayan kişiler de bu hastalığa yakalanabileceği için dikkat etmelidir. Seyahate çıkacak olan kişilerin tifo aşısı yaptırmasında fayda bulunur. özellikle az gelişmiş ya da gelişmekte ola ülkelere gidecek olan kişilerin bu aşıyı mutlak surette yaptırması gerekir. Üç farklı tifo aşısı bulunur. Bu aşıların koruma oranı %50 ve 60 civarında seyreder. Oral olarak alınan aşı 2 gün ara ile üç defa kullanılır. İnkatif tüm hücre aşıları 4 hafta ara verildikten sonra iki kez daha uygulanır. Tifo aşısının son hali ise tek doz şeklinde uygulanmakta olan vi kapsüler polisakkarid parenteral adı verilen bir aşıdır.

Tifo hastalığından korunmak isteyen kişilerin içme suyunu güvenilir yerlerden tüketmesi gerekir. Özellikle hazır sular daima kontrol edildiği için bu noktada ayrıca önem taşır. Bu bir yana güvenilir olmayan gıdaların tüketilmemesi, hazır gıdalar yerine sağlıklı ve doğal besinlerin tercih edilmesi önem arz eder. Sebze ya da meyvelerin tüketilmeden önce iyi bir şekilde yıkanması ve bireylerin kişisel hijyenlerine özel olarak ilgi göstermesi gerekir. Açıkta satılmakta olan peynir ve süt gibi ürünlerin içinde tifo bakterisinin olma olasılığı yüksek olduğu için bu tür malzemeleri tüketmemenizde fayda var.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here