Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Uyurgezerlik

Uyurgezerlik

43
0
PAYLAŞ
uyurgezerlik uyanma tepkisi bozukluğu olarak incelenir

Sadece adıyla bile merak uyandıran, sohbetlerde espri konusu olan uyurgezerlik, psikiyatride bir uyku sorunu olarak ele alınır. Kültürümüzde, “yarı ölüm” diye nitelendirilen uyku ve yürüme eylemi bir arada olduğunda, mistik bir anlam da yüklenir uyurgezerliğe. Kişinin gezinti sırasında uyandırılmaması gerektiğini anlatmak için olsa gerek, uykusunda gezen birine o sırada adıyla seslenmememiz gerektiğini söyler büyüklerimiz. Fakat bizim yol göstericimiz hurafeler değil, her zaman olduğu gibi, bilim. Bu kez de uyurgezerliğin ne olduğunu, neden kaynaklandığını ve nasıl tedavi edildiğini anlatacağız.

Uyurgezerlik Nedir?

Genel olarak uykuya geçişte, uyku sırasında ve uyanırken yaşanan, istenmeyen fiziksel davranışlar psikolojide “parasomnia” olarak adlandırılır. Bu davranışlar Uluslararası Uyku Bozuklukları Sınıflandırmasında (ICSD-2);

  • Uyanıklık tepkisi bozuklukları
  • REM (rapid eye movement) evresi ile ilgili bozukluklar ve
  • Diğer parasomniler

olarak sınıflandırılırlar. Her sınıfa ait çok sayıda davranış tanımlanır. Bu sınıflamaya göre uyurgezerlik, uyanıklık tepkisi bozuklukları sınıfında ele alınır. Uyurgezerlik daha çok çocukluk döneminde ortaya çıkar ve yine çoklukla ergenlikle sona erer. Genetik yatkınlığın önemli olduğu, tek yumurta ikizleri ve erkek çocuklar arasında daha yaygın olduğu görülür. Tüm uyanıklık tepkisi bozuklukları içinde %17 oranıyla en sık rastlanan bozukluktur. Çoğunlukla uykunun ilk 1/3’lük bölümünde gerçekleşir. Çocuklar şiddet davranışı göstermez ve uyandıklarında ne yaptıklarını hatırlamazlar.

Ergenlik sonrası ve daha İleri yaşlarda karşılaşılan uyurgezerlik ise daha farklı ele alınır. Çünkü bu durum tek başına uykuya ait bir sorundan kaynaklanabildiği gibi başka psikolojik ya da nörolojik hastalıkları işaret ediyor da olabilir. Çocukluk çağındaki %17’lik görülme sıklığı yetişkinlerde %2’ye kadar düşer. Uyurgezerlik sırasında hastaların gözlerinin açık olması, yakındakilerin olayı kavramasını güçleştirebilir.

Uyurgezerliğin Sebepleri

Uyurgezerler üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki, beynin belli bir bölümü uyanık vaziyetteyken bazı bölümleri uyku halinde kalıyor. Bu uyumsuzluk bilim insanları tarafından uyurgezer olmanın temel sebebi olarak gösterilse de tek başına yetersiz ve henüz tüm sebepleri ortaya konmuş değil. Bilinçaltındaki travmalar, duygusal stres bozukluğu, panik atak gibi psikolojik rahatsızlıkların ve astım gibi bazı fiziksel hastalıkların da uyurgezerlik davranışına sebep olabileceği düşünülüyor.

Araştırmalar bozukluğa tek yumurta ikizlerinde ve erkek çocuklarda çok daha sık rastlandığını gösteriyor. Her insan uykunun REM evresinde rüya görür ama bu sırada gözleri dışında vücudu hareket etmez. Bu sırada vücut adeta felçli gibidir. Uyurgezerlik ise uykunun daha derin aşamasında gerçekleşir. Bu derinlikte bir uykuda beynin vücuda hareket emri verecek kadar aktif olması beklenemez ama verir. Beynin bu kadar aktif olması, kişinin uyanmasını gerektirir ama uyanmaz. Yani beyin, vücuda hareket emri verecek kadar aktiftir ama uyanacak kadar aktif değildir. Yapılan araştırmalar uyurgezerliğe sebep olan tüm nedenleri henüz açığa çıkarmamış olsa da, yatkınlığa sebep olan etkenleri ortaya koyar. Bölünmüş ya da derin uykuya ve uyurgezerliğe sebep olan faktörler:

  • Stres
  • Ağrı
  • Hamilelik
  • Uyarıcılar
  • Baș ağrısı
  • Yüksek ateş
  • Aşırı uyku
  • Uzun süre uykusuz kalmak
  • Tourette’s sendromu (sesli ve bedensel tikler)
  • Depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Çevresel uyaranlar; gürültü, fazla aydınlık gibi
  • Gece tiroksin (tiroid bezinin salgıladığı 3 hormondan biri) alımı
  • İçten gelen uyaranlar; endişe, kaygı, korku, tedirginlik gibi
  • Ailede uyurgezerlik ya da başka parasomni hikayesi, genetik yatkınlık

Uyurgezerliğin Tehlikeleri Nelerdir?

Hastalar uyku sırasında dolaşırken, uyumaya devam ederler. Bu sırada uyandırmaya çalışırsanız büyük ihtimalle başarısız olursunuz. Çocuk hastalar bu esnada gayet sakin olurlar, şiddet davranışı göstermezler. Hastalar atak sonrası uyandıklarında bilinç bulanıklığı ve adaptasyon sorunu yaşayabilirler.
Genelde hastaların gözleri açıktır ve öngörülemez şekilde evin farklı yerlerinde yürürler. Hastalığın tehlikesi de işte bundan kaynaklanır; nereye gideceklerinin ve ne yapacaklarının öngörülemez olmasından. Bu durum kendilerine zarar verebilir.

Gerçekten pencereye çıkma, merdiven inme, evden ayrılma vakalarına rastlanır. Hatta yetişkin erkek hastalarda araba kullanma olayları bildirilmiştir. Yetişkin hasta ve yakınlarının başı sık sık adli makamlarla derde girer. Çok sıra dışı olmakla birlikte uykusunda arabasına binerek başka bir şehirde oturan kayınpederinin evine giden ve onu öldüren adamın hikayesini de adli makam kayıtlarından öğreniyoruz.

Uyurgezerliğin Tanı ve Tedavisi

Uyurgezerlik hastanın kendisinden çok eşinde birtakım şikayetlere sebep olur. Travma, endişe, stres, uykusuzluk ve psikososyal sorunları bu şikayetler arasında sayabiliriz. Bu yüzden hastalığın erken tanısı ve etkili biçimde tedavisi gerekir. Hastalığın teşhisinde yine hastanın kendisinden çok eşinden öğrenilen hastalık öyküsü (anamnez) çoğu zaman yeterli olur. Fakat eğer kişi şiddet içeren davranışlar sergiliyor, aile fertlerine zarar veriyor ya da gün içinde uykusuzluk çekiyorsa ve tıbbi, nörolojik ya da psikiyatrik başka belirtiler varsa uykunun ayrıntılı olarak tüm gece incelenmesi gerekebilir.

Hastanın mevcut ya da geçmiş hastalıkları, alkol ve madde kullanım alışkanlığı olup olmadığı, varsa cinsel sorunları tanı koymak için hekime yardımcı olacak verilerdir. Yetişkin hastalarda öncelikle kapsamlı bir fizik muayene yapılarak olası nörolojik hastalık ihtimallerini elemek gerekir. Çoklu uyku latans testi (MSLT), idrarda toksik madde aranması gibi tetkik ve tahliller de istenebilir. Son yıllarda, henüz yeni tanımlanmaya başlanan ve nispeten ender rastlanan, uyku ile ilișkili yeme bozukluğu, uyku ile ilișkili dissosiyatif bozukluk ve uyku ile ilișkili cinsel davranış bozukluğu da uyurgezerlikle birlikte ele alınıyor.

Uyurgezerliğin tedavisi sırasında hasta yakınlarının hastalıkla ilgi bilgilendirilmesi de çok önemlidir. Hastalığın tedavisinde de onlara çok iş düşüyor. Hastanın ve kendilerinin güvenliği için ne tür tedbirler alabilecekleri hakkında bilgilendirilirler. Erken çocukluk çağındaki uyurgezerlik için ilaç tedavisi tercih edilmez. Fakat ergenlikten sonra da devam eden, çok sık tekrar eden, ileri yaşlarda ortaya çıkan, çevreye ve kendine zarar verme riski olan olgularda medikal tedavi uygulanabilir.

Bir Uyurgezeri Nasıl Uyandırmalıyız? (Uyandırmalı mıyız?)

Uzmanlar eğer ortada zararlı bir eylem ya da şiddet yoksa, hastaları uyandırmaya ya da tutmaya gerek olmadığını söylüyor. Uyurgezerlik sık tekrar ediyor ve hemen hemen aynı saatlerde oluyorsa, başlamadan kişiyi uyandırmak yararlı olabilir. Ama eğer çok seyrek meydana geliyorsa kişiyi uyandırmak sürecin uzamasından ve kişide zihin bulanıklığı yaratmaktan başka işe yaramaz. Hatta küçük çocuklarda korkuya sebep olarak başka uyku bozukluklarına da meydan verebilir. Ama mutlaka bir şey yapmak gerekiyorsa, sakince yatağına yöneltmek ve yatmasını sağlamak en doğru hareket olur.

Uyku bozukluğunun da içinde bulunduğu parasomniler, uykuya geçerken, uyku sırasında ya da uyanıklığa geçerken, kişinin bilinçliyken yaşaması gereken olayları ve deneyimler yaşamalarına sebep olur. Hatta bu istenmeyen davranışlar, erişkin hastalarda şiddet de içerebilir. Hasta yakınlarının, öğretmenlerin, bakıcıların, hatta psikiyatri dışındaki tıp doktorlarının bu psikiyatrik hastalık grubuyla ilgili bilgi sahibi olmaları, hasta ve ailesinin yaşam kaliteleri bakımından önem taşır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here