Ana sayfa Hastalıklar Varis Hastalığı

Varis Hastalığı

26
0
PAYLAŞ
Varis Hastalığı Nedir?

Bacaklarda derinin bir alt katmanında yer alan toplardamarların genişlemesi halinde varis hastalığı ortaya çıkmış olur. Bacaklarda yer alan toplardamalar kirli kanı yer çekiminin tersi yönünde hareket ettirir ve bu şekilde bu kanın temizlenmesini sağlamak üzere kalbe ve akciğerlere taşır. Bu damarların içerisinde akımın yer çekiminin tersi yönünde hareket etmesini sağlayabilmek adına kanın yer çekimine doğru akmasını engelleyen kapaklar bulunur. Bacak kaslarının çalışması ile birlikte kan bu kapaklardan yardım alarak tek yönlü bir şekilde yer çekiminin tersi yönünde hareket eder. Fakat kapaklarda meydana gelen hasar sebebi ile kan yer çekimi yönünde hareket etmek zorunda kalır. Bu da bir basınca sebep olduğu için yüzeysel toplardamar varisleri ortaya çıkar.

Uzun süre hareketsiz bir şekilde ayakta durma, aile geçmişinde bu hastalığa yakalanmış kişilerin olması ve aşırı kiloya sahip olan kadınlar bu hastalığın görülme olasılığı yüksek olan grupları olarak karşımıza çıkar. Toplumda %20 ve %40 dolaylarında görülen varis, yaşam kalitesini yüksek oranda etkilediği için oldukça büyük bir önem taşır.

Varis hastalığı sebebi ile gün içinde artış gösteren bacak ağrıları, bacakların çabuk yorulmasına ve ağırlık altındaymış gibi hissetmesine sebep olur. Varisli hataların bu durumda bu tür rahatsızlıkları giderebilmeleri için öğleden sonra oturma ya da bacaklarını yukarıya doğru kaldırma hareketleri yapması gerekebilir. Gözle görülür herhangi bir varis belirti olmasa dahi varise dair şikayetlerin görülmesi de mümkün olur. Tedavi edilmemesi halinde ilerleyerek hastalığın ilerlemesi ve deride yaralara ve renk değişikliğine yol açması da mümkün. 60 yaşın üzerinde olan yetişkin kişilerin %1’inde varis sebebi ile ortaya çıkan yaralara rastlanır. Bu hastalığın önemsenmesi ve tedavi edilmesi gerekir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

Yaş ilerledikçe varis hastalığının riski de artış gösterir. Varis hastalığı kendisini çeşitli belirtiler ile gösterir. Şimdi sizlere, damar genişlemesi, kaşıntı, ağrı, sızlama, kramp, ciltte renk değişimi ve sertleşme gibi belirtilere sahip olan varis hastalığının bu belirtileri konusunda sizlere detaylı bilgiler vereceğiz.

1. Damar Genişlemesi

Damar genişlemesi halinde, damar kıvrımlaşarak ciltte belirgin olmaya başlar. Bunun nedeni damarda yer alan kapakçıkların bozulması ve kirli kanın kalbe gitmek yerine damarlarda beklemesidir. Bu durum örneğin bir su hortumunun belirli bir yerine basınç uygulanması halinde bu bölümün ardında kalan yerlerde suyun birikmesi ile aynı durumdan dolayı ortaya çıkar. Yani bir nevi darboğaz durumu yaşanır. Bu sebeple de damarlarda birikmeye başlayan kirli kan, damarın genişlemesine, kıvrılmasına ve cilde baskı uygulayarak, dışarıdan kolay bir şekilde görülmesine yol açar. Varis hastalığına sahip olan kişilerin yalnızca 10 – 15 dakika ayakta durması dahi bu tür bir görüntü ile karşılaşmasını mümkün kılar.

2. Kaşıntı

Varis hastalığının ortaya çıktığı ilk andan itibaren bacaklarda kaşıntılar ortaya çıkar. Bunun sebebi de kirli kanın damarlarda beklemesi olarak bilinir. Düzenli bir şekilde yürüyüş yapan kişilerde kan akışı daha düzenli olacağı için kaşıntı şikayeti de ya hiç görülmez ya da diğer kişilere göre az görülür.

3. Ağrı / Sızlama

Varis belirtilerinden bir diğeri de ağrı ve sonrasında ortaya çıkan sızlama olarak bilinir. Bununla birlikte zaman zaman yanma belirtileri de görülür. Varis hastalarında bacak ağrıları kaçınılmazdır. Genellikle öğleden sonra başlayan bu ağrılar, yorgunluk ile birlikte giderek artış gösterir. Elbette her bacak ağrısı bir varis belirtisi olamaz. Bunun için uygulanabilecek bir yöntem bulunur. Varis ağrıları genellikle dizi alt bölümünde ve yorulmanın ardından kendini gösterir. Genellikle öğleyin başlayan bu ağrılar akşama doğru artış gösterir. Yere uzandıktan sonra bacaklarını 20 – 30 santimetre kadar yukarı kaldıran kişilerin ağrıları azalır ya da tamamen geçer. Bununla birlikte yürümeye başlamak da ağrıların hafiflemesini ve hatta tamamen ortadan kalkmasını sağlar. Buna ilave olarak da ağrılar için varis çorabı kullanılabilir.

4. Kramp

Spazmlı kas kasılmaları anlamına gelen kramp, genellikle bacak ve kollarda sıklıkla görülür. Varis hastalarında sık bir şekilde görülen bu şikayetler, genellikle geceleri ortaya çıkar. Yalnızca bir hastalık sonucuna değil susuzluktan ya da ruh ve sinirsel durumlara bağlı olarak da kendini gösterebilir.

5. Ciltte Renk Değişimi / Sertleşme

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz belirtilere ilave olarak cildin daha koyu bir hale gelmesi ve sertleşmesi gibi etkilere rastlamak da mümkün.

Detaylı Bilgi için TIKLAYINIZ!

Varis Neden Olur?

Kalpten diğer dokulara kan taşıyan arterlerin aksine damarlar diğer dokularda yer alan kanı kalbe taşır. Böylelikle kan sirkülasyonu gerçekleşir. Yer çekimin karşı iş yapan, kanı kalbe taşımak ile görevli olan damarlarda yer alan tek yönlü kapakçıkların hasar görmesi sebebi ile varis oluşur. İlerleyen yaş, damarların elastikiyetini kaybetmesine sebep olur. Bununla birlikte damarlarda yer alan kapakçıkların zayıflaması ve kanın damarlarda birikmesi de artış gösterir. Damarların genişlemesi ile birlikte varis oluşumu görülür. Damarların mavi renge bürünmesinin sebebi ise kirli kanın içinde oksijen yer almamasıdır. Bununla birlikte bazı hamile kadınlarda, hamileliğin vücuttaki kan hacmini arttırmasına rağmen pelvise giden kan akışının azalması halinde dolaşım değişimi fetüsün büyümesine sebep olduğu için damar genişlemesine yol açar.

Varis Risk Faktörleri Nelerdir?

Varis oluşumunu tetikleyen çeşitli risk faktörleri bulunur. Şimdi bunlara bir göz atalım.

Yaş: Biraz önce de bahsetmiş olduğumuz gibi yaş ilerledikçe damarlarda yer alan kapakçıklar bozulmaya ve aşınmaya başlarken, damarlara da yıpranmalar yaşanır. Bu sebeple de kan akışı tersine dönerek varis oluşumuna sebep olur.

Cinsiyet: Özellikle kadınlarda, menopoz, menstrüel döngü ya da hamilelik sebebi ile hormon bazlı değişikliklerin ortaya çıkması sebebi ile damar duvarlarının gevşemesi sonucunda varis hastalığına rastlamak mümkün olur. Doğum kontrol yapı kullanan kişiler ve hormon yerleştirme tedavisi alan kişilerde de bu durum görülebilir.

Aile Geçmişi: Aile geçmişinde varis hastalığına yakalanmış olan kişilerin olması kişinin varis hastalığına yakalama olasılığını arttırır.

Obezite: Aşırı kilolu kişilerde damara binen yükün artması sebebi ile varis riski de artış gösterir.

Varis Tanısı ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın evresinin tespit edilebilmesi ve ne tür bir tedavinin yapılacağını belirlemek için ilk olarak Doppler incelemesinin yapılması gerekir. Bunun için bir radyoloji uzmanı olmak gerekiyor. Ülkemizde varis hastaları yanlış ya da eksik teşhis sebebi ile başarısız tedavi girişimlerine ve belki de uygulanan tedavi yöntemleri ile birlikte çok daha başarısız sonuçlar ile kalabiliyorlar. Bu noktada bir başka önemli durum, varis teşhisini koyan, varis tedavisini uygulayan ve bu durumu takip eden doktorun aynı kişi olmasının gerekliliğidir. Bu şekilde daha sağlıklı bir tedavi yapılması mümkün olur.

Doppler yöntemi ile teşhisin yapılmasının ardından genellikle modern tedavi yöntemleri kullanılır. Zira klasik cerrahi tedavi yöntemlerinde gerekli olan anestezi, %5 oranında toplardamarlarda sinir zedelenmesi ve pıhtı oluşumuna sebep olur. Bununla birlikte bu tedavi yönteminin ardından normal hayata dönüş daha zor olduğu için kullanılmaz. Ayrıca ameliyatı olan kişilerin yarısında varisin tekrar çıkması sebebi ile bu yöntem tercih edilmez.

Bu bir yana modern yöntemlerden biri olan Endovenöz Lazer Ablasyon yöntemi ile birlikte orta ve uzun vadeli %93 ve %100 oranlarında başarı yakalanmış bulunuyor. Bu yöntemin yan etkileri de oldukça düşük olduğu için günümüzde oldukça yüksek oranda kullanıldığı biliniyor. Bununla birlikte ameliyat sonrasında günlük aktivitelerine dönebilen, ameliyatın ardından eve yürüyerek gidebilen hastalar için bu durum oldukça olumlu sonuçlar ortaya koyuyor. Genellikle 40 dakika civarında süren lokal anestezinin ardından Doppler eşliğinde yapılmakta olan bu işlemin ardından hastalığın kendini tekrar etme olasılığı da oldukça düşük olduğu için bu yöntem sık sık tercih ediliyor.

Yüzde 90 oranında uygulanabilmekte olan bu yöntem, gerekli olması halinde ultrason eşliğine skleroterapi adı verilen tedaviler ile birlikte uygulanmak üzere randevu verilmesi ile yapılır.

Radyoloji bölümleri bu konuda sahip oldukları uzmanlık sayesinde hastalığın tanısı, tedavisi ve takibi konusunda yetkin bilgiye sahip olan tek bölüm olarak karşımıza çıkar. Doppler Ultrasonografisi, toplardamar anatomisi, varis hastalığı ve fizyolojisi konusunda bilgi sahibi olan uzman doktorlar tarafından varise sebep olan hasarlı damarlar tespit edilecek ve teşhisin ardından lokal anestezi yardımı ile bu damarlar modern tedavi yöntemleri kullanılarak tamir edilecektir.

Detaylı Bilgi için TIKLAYINIZ!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here