Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Yalan Söyleme Hastalığının Önüne Nasıl Geçilir?

Yalan Söyleme Hastalığının Önüne Nasıl Geçilir?

71
0
PAYLAŞ

Hepimiz günlük hayatımızda ufak tefek yalanlar söyleriz. Ancak yalan söylemenin hastalık haline geldiği başka bir durum vardır. Halk arasında yalan söyleme hastalığı olarak adlandırılan mitomani, bir çeşit dürtü bozukluğudur. Yalan söyleme hastalığına yakalanmış kişilere mitoman denir. Hastalık kişide zamanla oluşur ve süreç ilerledikçe alışkanlığa dönüşür. Yalan söylemek toplum içerisinde hoş karşılanmaz. Ancak mitomanların durumu hastalık kaynaklı olduğu için çevrenin davranışları da bu durum düşünülerek oluşturulmalıdır. Yine de mitomani hastalığı sosyal ilişkileri, evlilikleri, arkadaşlıkları ciddi derecede zedeler.

Yalan Söyleme Hastalığı Nasıl Fark Edilir?

Kişi, sürekli yalan söylemeye başlar ve bir süre sonra yalanlarına kendisi de inanır. Bu kişiler konuşurken daha ikna edici olmak adına söylediklerini büyük bir enerji ile anlatırlar. Yalan söylemekten aldıkları haz, mitomanları sürekli yalan söylemeye iter. Olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi kurmazlar. Yoğun olarak 16 yaş civarı ortaya çıkar. Daha büyük yaş gruplarında da mitomanlara rastlanabilir. Önceleri basit yalanlarla başlayan söylemler, zaman geçtikçe daha geniş kurgular haline gelir. Hasta, yalanı ortaya çıkınca sinirlenir.

Mitomanların Genel Özellikleri Nelerdir?

Her yalan söyleyen kişi mitoman değildir. Tanı konulması için, yalan söyleyen kişinin yalan söylemesinin ardında yatan neden, yalan söyleme sıklığı ve yalanların kurgulanış biçimi incelenir. Kişi yalan örgüsü içerisinde kendisini önemli yerlere koyabilir. Mitomanların yalan söylerken genel amaçları ilgi ve sevgi görmektir. Aslında en büyük zararı kendilerine verirler.

Yalan söyleme genel olarak hataları örtme, karşıda bulunan kişiyi üzmeme güdüsüyle başlar. Mitomanlar genellikle sosyal ve cana yakın insanlardır. Bazen başka bir insan gibi davranırlar, bazen de yaşamadıkları olayların arkasına saklanabilirler. Ancak yalanları ortaya çıkınca agresif tavırlar gösterirler. Yalanlarında bir bütünlük olmasa da tutarlı bir şekilde yalan söylerler. Narsistik bozukluklar, çocuklukta yaşana travma ve istismar hikayeleri, histerik kişilik yapısı bu hastalığa zemin hazırlayan bozukluklardır. Bu kişilerin çocukluk dönemlerinde yaşadıkları çok önemlidir. 0-6 yaş arasında ailesinden yeteri kadar ilgi ve sevgi görmeyen çocuklar ilgi çekmek için sık sık yalana başvurabilir. Ya da ebeveynlerin aşırı baskıcı, kuralcı ve otoriter davranışları karşısında çocuk hatalarını örtmak için yalan söyleyebilir. Ebeveynleri yalan söyleyen çocuk, yalan söylemenin normal bir davranış olduğunu düşünebilir.

Yalan Söyleme Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Mitomani tedavisi mümkün bir rahatsızlıktır. Ancak hasta kişinin tedaviyi reddetme olasılığı oldukça yüksektir. Hasta kendinde bir rahatsızlık olduğunu düşünmez. Çoğu yakın çevresi ile ilişkileri kötüye gittiğinde tedaviyi kabul eder. Çok az bir kısım ise doğru yönlendirme ile tedaviye başlamaya ikna olur. Kişinin yakın çevresinin bu süreçte sabırlı ve ikna edici olmalıdır. Tedaviyi devam ettiren uzmanın görüşleri doğrultusunda hareket edilmelidir. İlaç kullanımı ve terapi birlikte yürütülerek tedavi devam eder. Tedaviyi üstlenen uzman hastanın yalan söylemesinin altında yatan nedenleri araştırarak tedaviye başlar. Hastanın hekim ile kurduğu güven bağı ne kadar kuvvetlenirse tedavi de o ölçüde başarılı olur. Tedavi süreci ile ilgili kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Dürtü bozukluğu olan kişi, bu davranışından tamamen arınana kadar tedavi devam eder. Tedavi başarılı sonuçlanırsa yalan söyleme hastalığının tekrarlaması oldukça düşük bir ihtimaldir.

Tedavi Süresince Aile Tavrı Önemli

Mitomanların tedavisinde kuşkusuz en önemli destekleri aileleridir. Uzmanların ebeveynlere önerisi, çocuklarının yalan söylediklerini fark ettikleri noktada, yalan söylemeyi baskılamak yerine açıklama yapmayı önerirler. Baskı gören çocuk hatalarını kapatmak için daha fazla yalan söylemeye başlar ve bu durum bir alışkanlık halini alır. Yalan söyleme alışkanlığı fark edildiğinde ise kişi üzerinde baskı kurmaya çalışmak durumu daha da çözümsüz hale getirir. İzlenecek en doğru yol, bir psikiyatriste başvurarak, doğru davranış biçimi hakkında bilgi edinmektir. ‘Yalan söyleme’ gibi olumsuz ibareler yerine, ‘doğruyu söyler misin’ şeklinde rahatsız etmeyen ve teşvik edici yaklaşımlarda bulunulması gerektiğini ifade ederler.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here