Yemek Borusu Kanseri Hastalığı

Vücudumuzdaki sistemlerden en önemlisi ve bizlere yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürmemiz için en çok işe yarayan sistem, sindirim sistemidir. Sindirim sisteminde görev alan birçok organ ve yardımcılar vardır. Bu yardımcılardan biri yemek borusudur. Ağızdan alınan besinler öncelikle dişler yardımıyla ve salgılanan sıvı yardımıyla iyice ezilir ve midemizde kolay sindirilmesi için küçük parçalara ayrılır. Bu küçük parçalar direkt olarak mideye inmez. Mideye iletilen bu küçük besin parçaları yemek borusu ile taşınır. Yemek borusunun ana görevi yiyeceklerin sindirilmek üzere mideye taşınmasına yardımcı olmaktadır.

Adından da anlaşılacağı gibi yemek borusu yemeklerin sindirilmesi açısından oldukça büyük görevi olan iç organlarımızdan biridir. Sindirim konusunda sadece yardımcı olarak bilinse de yemek borusunun olmaması birçok boğulma tehlikelerini ortadan kaldırır. Burada sindirim adına pek bir işlem olmaz. Yemek borusu ağız ile mide arasında yer alan boğazımızın olduğu kısımda uzun bir kanal gibidir. Hem yerçekimi sayesinde hem de yemek borusundaki sistematik hareketler sayesinde besinler mideye kolay bir şekilde taşınır. Yaklaşık olarak yemek borusu her insanda hemen hemen aynı olmakla beraber 25 cm civarındadır. Yemek borusunu bir kanal gibi düşünebiliriz.  Yemek borusunun herhangi bir aksaması durumunda sindirim zorlaşır ve kişi birçok tehlikeyle de karşı karşıya kalır. Yemek borusu ile ilgili bilinen ve ne yazık ki artık çok sık olarak adını duyduğumuz hastalıklardan biri de yemek borusu kanseridir.

Yemek Borusu Kanseri Hastalığı Neden Olur?

Tüm hastalıklarda olduğu gibi kalıtsal nedenler ve bununla beraber yaşam şartları ve kişinin yaşam kalitesine göre hastalıklar da türemektedir. Bunlardan biri de yemek borusu kanseridir. Yemek borusu kanserine en çok neden olan konu ise kişinin çok fazla ya da uzun yıllardır sigara kullanmasıdır. Bununla beraber yenilen ya da içilen besinlerin yemek borusuna zarar vermesi de yemek borusu kanserine yol açmaktadır. Bu içeceklerden en çok zararı olan ise aşırı alkoldür. Aşırı alkol tüketimim kişinin yemek borusunun yapısını bozmakta ve işlevini yapamaz hale getirip bununla beraber burada tümörlerin oluşumuna neden olmaktadır. Aynı zamanda yeme alışkanlıkları da bu hastalığın ana sebeplerinden biri olabilir. Örneğin kişinin yemek borusunun yapısına zarar verdiği konular buna dahildir. Kişi eğer çok sıcak yemek alışkanlığı varsa bu konuda dikkatli olmalıdır.

Genel olarak tümörlerin birçoğu bağışıklık sistemiyle de bağlantılıdır. Kişinin bağışıklık sisteminin oldukça düşük olması yemek borusunun da zarar görmesini sağlayacaktır. Bunlardan bir tanesi çinko ve A vitamini eksikliğidir. Çünkü çinko ve A vitamini eksikliği yemek borusunun olduğu bölümde olan tiroid bezlerine doğrudan etki etmektedir. Genel olarak bu hastalığın sebepleri hala anlaşılmaya çalışılmaktadır ve bununla ilgili de hala araştırmalar sürmekte ancak doğrudan neyin etkili olduğu kanısına ise hala ulaşılamamıştır.

Yemek borusu kanserinde etkili olan bir diğer konu da kişinin herhangi bir şekilde asidik kimyasallar içmesidir. Bu genelde bir kaza sonucu ortaya çıkar. Ancak bu kişiler herhangi bir şekilde çamaşır suyu ya da bununla beraber kezzap gibi kimyasalları içtiği takdirde yemek borusu doğrudan zarar görmekte ve bununla beraber burada tümör oluşumuna neden olmaktadır. Yemek borusuna neden olan birçok faktör olsa da öncelikle kişinin yeme içme alışkanlığı başroldedir.

Yemek Borusu Kanseri Hastalığı Belirtileri

Yemek borusu kanserinde ilk olarak yaşanılan belirti iştahsızlık olacaktır. Çünkü kişi yutkunma güçlüğü çekecek ve bununla beraber iştahı kapanarak hızlı bir şekilde kilo vermeye başlayacaktır. Bu kansere yakalanan birçok hasta ağrılı yutkunma ile doktorlara şikayetini bildirirler. Ağızda parçalanan besinlerin yemek borusundan geçtikten sonra bir süre mideden tekrar yemek borusuna sindirilmemiş olarak geri gelmektedir. Bu da kişinin mide bulantısı, kilo kaybı yaşamasına ve bir süre sonra yine yemek yememeye başlamasına neden olacaktır. Aynı zamanda bu besinlerin geri gelmesi anında kişi oldukça şiddetli bir şekilde göğüs ve mide ağrısı çekmektedir. Bununla beraber kişinin mutlaka uzman bir hekime başvurması gerekmektedir. Kişi sürekli olarak öksürme ihtiyacı duyar, buradaki tümör kişinin hem sürekli olarak öksürmesine hem de ses tellerine zarar vererek sesinin kısılmasına yol açar. Aynı zamanda hastalığın ilerlemesi durumundan kişi dışkıda kanla karşılaşabilir.

Yemek Borusu Kanseri Hastalığı Tedavisi

Yemek borusu kanserine yakalanmamak için gerekli önlemler alınmalıdır. Gerek ihtiyacı olan besinleri tüketerek gerek sigara ve alkolden uzak durarak bunu başarabilirsiniz. Ancak bu hastalığa yakalandıktan sonra mutlaka uzman bir hekim tarafından müdahale edilmesi gerekmektedir. Genellikle yemek borusu kanserinde cerrahi müdahaleler söz konusudur. Özofajektomi adı verilen bir operasyonla beraber yemek borusunun bir kısmı alınarak tümörün alınması sağlanır.

Tümörün alımında kişinin yemek borusu kanserinde hangi evrede olduğu da çok önemlidir. Eğer erken teşhis konulmuşsa bu bölüm oldukça kısa olacaktır. Ancak vücudun diğer organlarına sıçramaması için eğer ileri bir evrede ise büyük bir bölüm alınabilir. Ancak artık teknolojinin de gelişmesiyle beraber radyasyon tedaviler, birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da sıkça kullanılmaya başlanmıştır ve uzman hekimler tarafından sıkça tavsiye edilen bir yöntem haline gelmiştir. Radyasyon tedavisinde kanserli olan hücreleri yani kötü huylu tümörleri öldürebilmek adına yüksek enerjili olan ışınlar bu bölgeye gönderilir ve tümörler bu şekilde temizlenir. Ancak bunu her hastane yapmamaktadır.

Yemek borusu kanserinde etkili olan ve genellikle tüm kanser tedavilerinde sıkça görülen diğer bir yöntem de kemoterapidir. Kemopterapide, kişinin kanserli hücrelerini yok edecek ve bir şekilde bölünmesini engelleyecek ilaçlar kullanılır, bu ilaçlar hap halinde de olabilir. Ancak genellikle bu kanser türünde bu ilaçlar şırınga ile alınır ve yemek borusunun yakın bir yerinden enjekte edilir. Bununla beraber kişi mutlaka beslenme düzenini de değiştirmesi gerekmektedir. Kişi tüm bu tedavi yöntemlerinden herhangi birini uyguladıktan sonra eğer eski beslenme düzenine dönerse bu zaten kalıntısı olan hücrelerin tekrar canlanmasına ve tümörün başlamasına neden olacaktır.

En etkili tedavi yöntemlerinden biri de sağlıklı yaşamak ve yemek borusuna zarar verecek etkenlerden de uzak durmak olacaktır. Kişinin tedavisinin başarılı olması adına en önemli bir aşamanın beslenme olduğunu unutmamak gerekmektedir. Besinleri, olabildiğince küçük parçalara ayırarak almanız gerekmektedir.

Etiketler:, , , , , , , ,
loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Instagram’da Evdesifa