Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Yeni Doğan Bebeğin Bezinde Kan Görülmesi Ne Anlama Gelir?

Yeni Doğan Bebeğin Bezinde Kan Görülmesi Ne Anlama Gelir?

52
0
PAYLAŞ

Yeni anne-baba olanlar için yeni doğan bebeklerinin her hali ve davranışı kolaylıkla bir endişeye dönüşebilir. Bazı durumlarda anneler bebeklerine iyi bakamadıklarını düşünür, kendilerini yetersiz ve çaresiz hissederler. Normal bir gebelik yaşayan, sağlıklı bir bebek dünyaya getiren annelerin böyle hissetmeleri yersiz olmakla birlikte çoğu zaman önüne geçilemez. Bebeğin sağlığıyla ilgili en büyük endişe kaynaklarından biri de, bebeğin bezinde kan gördüklerini düşünmeleri olur.

Yeni Doğan Bebeğin Bezinde Kan Görülmesi

Bebeğin bezinde görülen koyu renkli leke, çok yüksek bir ihtimalle kan değildir. Bebeğin çişinde bulunan ürik asit kristalleri bezin üst tabakasında kalır ve oksitlenerek pembe, somon, kiremit rengi, turuncu bir renk alır. Zamanla bebek yeterince beslenmeye başladığında, idrardaki su miktarı artar ve bu durum da ortadan kalkar.

Yeni doğan kız bebeklerde de ilk günlerde akıntı ve bezde minik kan lekelerine rastlamak mümkün. Bunun sebebi, anne karnındayken plasentadan geçen hormonlardır. 15-20 günde kendiliğinden geçer.

Basit bir idrar tahliliyle, bebeğin bezinde görülen lekenin kan olup olmadığı anlaşılabilir. İdrarda kan bulunması en başta, böbreklerle ilgili bir hastalık olabileceğini akla getirir.

bebeğin idrarındaki ürik asit kristalleri, bezde koyu renkli lekeler bırakır.

Yeni Doğan Bebeklerde İdrarla İlgili Sorunlar Nelerdir?

Yeni doğan bebeklerin idrarları rengine, kokusuna ve yapma sıklıklarına göre bazı sağlık sorunlarının işareti olarak bir süre izlenir. İdrarda kan görülmesi basit bir enfeksiyon olabileceği gibi daha önemli bir hastalığa işaret eden bir bulgu da olabilir. Çoğu zaman annenin bebekle ilgili anlattıkları, çocuk doktorunun muayenesi ve idrar tahlili, tanı koymak için yeterli olur. Fakat bebekte aynı zamanda huzursuzluk, çiş yaparken ağlama, kilo kaybı gibi başka bulgular da varsa, daha ileri tetkikler yapılması istenebilir.

1. Yeni doğan bebeğin ilk çişini yapmakta gecikmesi

Bebeklerin, doğumdan sonraki 1-2 saat içinde ilk çişlerini yapmaları beklenir. 24 saat geçtiği halde hala çişini yapmayan bebeklerin boşaltım sistemlerinde bulunan organlarda bir rahatsızlık olabileceği düşünülür.

2. Bebeğin çiş yaparken ağlaması

Bu durumda ilk akla gelen idrar yollarına ait bir enfeksiyon ihtimali olur. Aynı zamanda yüksek ateş ve huzursuzluk da görülebilir. Sebep çoğu zaman bezlerin geç değiştirilmesi, bebeğin altının uzun süre ıslak bırakılmasıdır. Kız çocuklarının temizliğinin önden arkaya doğru yapılması gerektiği de unutulmamalıdır. Erkek bebeklerin çiş yaparken ağlamasının sebebi ise, fimozis olabilir. Bu bebeklerde, normalde çekildiği zaman geriye giden sünnet derisi pipiye yapışıktır. Bebeklerde çok sık rastlanır ve çoğunda bir sorun yaratmaz. Ama eğer bu durum bebeğin çiş yapmasını engelliyorsa müdahale etmek gerekebilir.

3. Yeni doğan bebeğin az çiş yapması

Kız bebeklerde genital temizlik önden arkaya ve bir seferde yapılmalıdır.

Anne sütünün ve bebek mamalarının neredeyse %90’ı sudan oluşur. Bir haftalık olduktan sonra, günde 6 defa ve dolu dolu çiş yapan bir bebeğin yeterince su aldığı yani iyi beslendiği kabul edilir. Nitekim bu bebeklerin kilo artışları ve gelişimleri de normaldir. Anneler değiştirme sıklığına göre bezin ağırlığından bebeklerinin ne kadar çiş yaptığını anlayabilirler. Az çiş yapan bebeklerin iyi beslenmediği, doymadığı düşünülür. İlk bir hafta bu kadar çok çiş yapması beklenmez. Çiş miktarının az olması bir böbrek hastalığının da habercisi olabilir.

4. İdrarın koyu renkli olması

İdrarın miktarı kadar rengi de bebeğin sağlığı konusunda fikir veren önemli bir bulgu olarak kabul edilir. Bebeği çiş rengi açık sarı değil de, çay rengi, kahverengi, kırmızı gibi daha koyu bir tondaysa, akıllara yeterli beslenmediği ihtimalini getirir. Yeni doğanın idrarının koyu renkli olması aynı zamanda böbrek ya da karaciğerle ilgili hastalıkları da işaret ediyor olabilir.

5. İdrarın kokusu

Bebeğin idrarı normal şartlarda çok keskin olmayan bir kokuya sahiptir. Uzun süre değiştirilmeyen bezlerle bu koku biraz daha ağırlaşabilir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde annenin yediği keskin aromalı gıdaların kokusu bebeğin idrarına da geçebilir. Ama zaman zaman anneler bebeklerinin idrarından, idrarla ilgisi olmayan bir koku aldıklarını söylerler. Alışılmışın dışında, yanmış şeker, terli ayak, amonyak gibi benzetmelerle tarif ettikleri kokulu idrar bebeğin yeterli sıvı alamadığının, iyi beslenemediğinin bir belirtisi olabilir. Öte yandan ülkemizde çok yaygın olan akraba evliliklerinden kaynaklanan ve ölümcül olabilen bazı kalıtsal metabolizma hastalıkların tipik belirtilerinden biri de kokulu idrardır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here