Ana sayfa Hastalıklar Zührevi Hastalıklar

Zührevi Hastalıklar

24
0
PAYLAŞ

Zührevi Hastalıklar, enfeksiyona yol açan mikropların cinsel temas sebebi ile vücuda girmesiyle birlikte ortaya çıkan hastalıklara verilen genel isimdir. Bugün sizlere genital siğil, AIDS, bel soğukluğu, frengi, Hepatit B ve yumuşak şankr gibi zührevi hastalıklardan bahsedeceğiz. Bu tür hastalıklar genellikle cinsel yolla, kan alıp verme sırasında ya da uyuşturucu bağımlılarının ortak iğne kullanması sonucunda ortaya çıkar. Erken yaşta cinsel ilişkiye başlamak ya da cinsel hayatın çok eşli olması gibi durumlar, bu tür hastalıkların ortaya çıkma riskini arttırır. Hijyenik olmayan iğnelerin kullanılması, damar içerisine ilaç verilmesi, temizlik bakımından eksik olan dövme salonları ya da yeterince temiz olmayan aletleri kullanarak manikür ya da pedikür yapan salonlar bu tür hastalıklara davetiye çıkartır.

Zührevi Hastalıkların Belirtileri Nelerdir?

Zührevi hastalıkların belirtileri birbirinden farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin erkeklerin sürekli idrara çıkması, idrara çıkıldığı zaman yanma ve ağrı hislerinin oluşması. Kasıklarda dokunulduğu zaman hissedilebilen sertlikler, penis yüzeyinde meydana gelen ağrı verici ülserler ya da idrarın yapılmasının ardından penisten gelen akıntı gibi belirtileri zührevi hastalıkları işaret eder. Bununla beraber kadınlar söz konusu olduğu zaman da idrara çıkarken ağrı ve yanma hissinin oluşması ve sık sık idrar yapma ihtiyacının doğması ve koyu renkli ve kötü kokulu akıntılar zührevi hastalıkları işaret eder. Bununla beraber her iki cinste de görülen üreme organlarında ortaya çıkan siğil ya da uçuk benzeri döküntüler, makat bölümünde oluşan apseler ya da üreme organlarının ciddi bir şekilde ağrıması gibi belirtiler görülür.

Zührevi Hastalıklar Nelerdir?

1. Hepatit B

Hepatit B ve Kanser İlişkisi

Karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan HBV yani Hepatit B virüsü sebebiyle ortaya çıkan ve viral bir hastalık olan Hepatit B hastalığı, bu grupta yer almakta olan birçok virüsten yalnızca bir tanesi olarak karşımıza çıkar. Cinsel yollarla, temas ile ya da kan sebebi ile bulaşabilen bu hastalık uzun süre boyunca herhangi bir belirti dahi göstermeden devam etse de sessizce ilerlemeye devam eder ve siroz ile karaciğer kanserine neden olacak kadar kötü bir şekilde hasar verir.

Akut Hepatit B’nin ortaya çıkması halinde hastalığın belirtileri kendini aniden gösterecek ve kısa bir süre sonra da yok olacaktır. Bununla birlikte hastalığın yavaş ve uzun süre boyunca devam eden kronik bir hali de görülür. Kronik Hepatit B hatalığı genellikle hastanın yaşı ile alakalı bir durum olarak karşımıza çıkar. Yaşın ilerlemesi halinde kronikleşmenin de azaldığı görülür. Bebeklerde Hepatit B virüsü yüzde 90 oranında kronik iken, çocuklarda bu oran %25 ve %50 aralığına düşer. Bununla birlikte erişkin kişilerin yalnızca yüzde 5’inde kronik Hepatit B hastalığı görülür. Altı aydan fazla iyileştirilmeyen Akut Hepatit B hastalığı artık kronik bir hal alır ve bu şekilde ömür boyu devam edecek olan bir hastalığa dönüşür.

Vücudun kendi immün sistemine saldırması sebebi ile ortaya çıkan hasar Oto immün hepatiti olarak adlandırılır. Çeşitli ilaçlara, toksinlere ya da kimyasallara maruz kalınması halinde bu hastalık görülebilir. Aşırı alkol sebebi ile toksitlenen karaciğer büyük bir hasara maruz kalarak bu hastalığa sebep olabilir. Elbette bu hastalığın esas kaynağı Hepatit B virüsüdür.

Hepatit A’dan E’ye kadar farklı virüs çeşitlerine sahip olan bir hastalık olup içinde bulunduğu vücut sisteminin kontrolünü ele geçirmeye ve bozmaya çalışan bir tür parçacık olarak karşımıza çıkar. Hepatit B virüsü kan ile bulaşan bir virüs olup karaciğerin mahvolmasına sebep olur. HIV virüsünden 100 kat daha bulaşıcı olan bu hastalığa sebep olan virüsün en az 7 gün boyunca vücut dışında canlı bir şekilde hayatını sürdürebildiği gözlemlenmiş bulunuyor.

2. Frengi

Sifiriz Hastalığı

Treponema Pallidum adına sahip olan bir bakterinin sebep olduğu frengi ya da sifiliz hastalığı cinsel yolla bulaşmakta olan bir hastalık olarak karşımıza çıkar. Kronik bir enfeksiyon hastalığı olan bu hastalık 40.000 kişinin 1’inde görülür. Bu hastalığın beyazlardan 30 kat fazla oranla Afrika kökenli Amerikalı kişilerde görüldüğü tespit edilmiş bulunuyor. Yüzyıllardır bu hastalık ile uğraşmakta olan insanlık, günümüzde bu hastalık ile geçmişe oranla çok daha fazla karşılaşıyor. Bunun sebebi ise günümüzde ilişki serbestliği ve homoseksüel ilişkinin artmış olması. Bu sebepten dolayı da her yıl neredeyse 15 milyon kişinin bu hastalığa yakalandığı kayıtlara geçti. Cinsel ilişki sırasında hastalığı taşıyan kişiden sağlıklı bireylere geçmekte olan bu hastalık, yara aracılığı ya da genital bölge teması ile bir kişiden diğerine taşınmış olur. Anal ya da oral seks sebebiyle bulaşıcılık gösteren bu hastalık, düşük bir ihtimal de olsa frengi hastalığını taşıyan birinin kanının, sağlıklı bir kişi ile temas etmesi halinde de bulaşır.

3. Gonore


Gonokok ya da Neisseria Gonorrhoeae isimleri ile anılan Gonore hastalığına sebep olan şey bir tür bakteri enfeksiyonu olup, bu hastalık cinsel yol aracılığı ile bulaşır. Öyle ki bu hastalık cinsel yolla bulaşan hastalıkların arasında en sık rastlanılan hastalıktır. Yapılan bir araştırmaya göre Amerika Birleşik Devletleri’nde dakika başına iki kadının bel soğukluğu hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir. 3 – 5 gün aralığında kuluçka dönemine sahip olan bu hastalık bu sürecin ardından bulaşıcı özellik kazanır. Fakat bel soğukluğu hastalığına sahip olan bir erkekle ilişkiye giren kadınlarda bu hastalık her daim ortaya çıkmaz. Bu hastalığın her ne kadar yüzde 60 ve 90 aralığında bir bulaşma oranı olsa da bu virüsün kadınlardan erkeklere geçme oranı düşük olur. Öyle ki bu durumun olasılığı yüzde 20 ve 40 aralığında belirlenmiş bulunuyor. Kadınların rahim ağzında konaklayan bu bakteri, vajinanın dokusundan dolayı orayı tercih etmediği tespit edilmiş bulunuyor. Her 5 kadının yalnızca 1’inde belirti gösteren bu hastalık, kuluçka döneminin belirsizliğini ortaya koyar.

4. Yumuşak Şankr

Hameophilius ducrei isimli bakteriden kaynaklanan ve cinsel yol aracılığı ile vücuda girerek bağışıklık sistemini alt üst eden yumuşak şankr hastalığının belirtileri cinsel ilişkinin üzerinden 4 ile 10 gün geçmesinin ardından kendini gösterir. Hamophilus bakterisi mukoza ve deride herhangi bir hastalığa sebep olmadan aylarca yaşayabilir. Bu sürecin ardından mukoza ya da deride oluşan çatlaklar aracılığı ile vücuda giren hastalık kendini gösterir. Bu hastalığa yakalanmış olan kişiler, portör yani taşıyıcı bir şekilde bu hastalığı sağlıklı diğer insanlara taşır.

Bakterinin vücuda girdiği bölgede kızarıklıklar oluşup küçük bir benek ortaya çıkar. ilerleyen dönemlerde yaraya dönüşen bu benek, baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilere yol açar. Bu hastalığın belirtileri sifiliz hastalığı ile karıştırılır. Bu iki hastalığın en büyük farkı yumuşak şankr hastalığının lezyon çevresinde ödem ve kırmızılıklara yol açmasıdır. Bununla birlikte bu hastalık sifiliz hastalığına göre daha hafif bir hastalıktır.

5. Genital Siğil

Çok eşli olan ya da cinsel olarak aktif bir yaşam süren kişilerde genital siğilin ortaya çıkma olasılığı yüksek olup bu hastalık 200’den fazla çeşide sahip olarak karşımıza çıkar. Genital siğil birçok kişide hassasiyete ve korkulara neden olsa da HPV’nin bu kadar dertli bir hastalık olma sebebi siğil tedavi edilse dahi virüsün vücuttan atılamıyor olmasından kaynaklanır. Koterizasyon, kriyoterapi ve eksizyon sayesinde ortadan kaldırılabilen lezyonlar, virüsün vücutta kalmaya devam etmesi sebebi ile kendini tekrar gösterir.

Cilt teması ile bulaşan bu hastalık, erkeklerde penis ve etrafında ya da makat ve çevresinde görülebilir. Bunun yanı sıra kadınların rahim ağzına, vajinaya ve dış genital organlara yerleşebilir. Lezyonlar, genital bölge haricinde ağız içinde ya da anal bölgede de görülebilir. Genital bölgede oluşan siğillerin kriyoterapi ile dondurulması, koter ile yakılması ya da cerrahi müdahale yardımı ile ortadan kaldırılması dahi bağışıklık sistemi düşük olan bir kişide tekrarlanma olasılığını düşürmez. Vücudu dirençli olan kişiler virüsün üstesinden gelerek lezyon oluşumunu önleyebilir.

6. AIDS

AIDS hastalığının Türkçe karşılığı Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak belirlenmiş bulunuyor. HIV virüsünden dolayı ortaya çıkan bu hastalık doğum anında anneden de bebeğe geçiş yapmış olur. Bununla birlikte cinsel ilişki sırasında da partnerler arasında geçişi gerçekleşir. Aynı zamanda emzirme ya da kan nakli gibi yollarla da bu virüsün bulaştığı görülür. Bu virüs vücuda bulaştığı andan itibaren bağışıklık sistemine saldırarak insanların hastalıklara karşı direnç göstermesine engel olur. Bundan dolayı da insanların herhangi bir hastalığa yakalanma olasılığı yüksek oranda artar. HIV virüsüne sahip olan her bireyin AIDS hastalığına yakalanması da söz konusu olmaz. Bu hastalık hem kadınlarda hem erkeklerde görülür. Ayrıca herhangi bir yaşta görülme olasılığı da bulunur. Bu hastalığın tespit edilebilmesi için kan testi yapılması gerekir.

Vücuda girer girmez bir hastalığa sebep olmadığı için buy hastalık kendisini herhangi bir şekilde etmemek ile birlikte 10 – 12 yıllık bir dönemin ardından kendini göstermeye başlar ve bir başka kişiye de bulaşabilir. Bu hastalığa sahip olan kişilerin virüsü vücudundan atması mümkün değildir. Fakat virüsün gösterdiği etkiler çeşitli ilaçlar sayesinde engellenebilir. Zidoudine yani AZT ismine sahip olan ilaç sayesinde virüsün etkileri azaltılabilir. Bu sayede HIV virüsünün göstermiş olduğu etkiler azalırken hastanın da yaşam süresi uzar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here